saat de dördü geçiyor..haber vereyim dedim..
insan herzaman yalnız
köşeli bir oda ve yığınlar içinde beyim beyin beyif beyit beyiy yığılınlan çıksam dert çıkmasam dert beni ancak ilaç yıkar
onlarda bıktı sorgulanmaktan.
lan kamil beynimde filler zikişiyor lan..
bu saatlerde düşünmekten yorulduğundan uyumak istemiyorum dinlenip de tekrar sçmasın hayatıma diye
alttaki userınız hep saçmalar mı ?
arada soğutma ihtiyacında oluyorum döne döne ısınıyor
ıste o benım gam dan degıl ama tam bı proje mımarıyım ondan dusunmekten basıma agrılar gırdıgı bıle oluyor
kısa devre yapıcak artık sanki parmağımı boğazıma daldırsam kussam da kussam herşey boşalsa son bulacakmış gibi...
hele bu akşam ne kadar kızgın..dört dönmek nedemek takla atıyo ve sonrada ağır bi baş ağrısıyla sabahı ederim
hepsi gereksiz ayrıntı amnm.. hepsini atmak lazım kafadan...
kafanı duvarlara vurma hissi yaratan süreç
bazen durduk yere midem bulanıyor ve kusuyorum..hemde hiçbirşey yemediğim ve içmediğim halde....beynimi sikeyim
dört,altı,sekiz, on, vbç
içmek için iy bi neden daha
Önce dört, sonra sekiz, sonra onaltı ve geometrik bir döngü başlıyor. Olmayan bir merkezkaç kuvveti zorluyor beynimin halatlarını.
durduramıyoruz efenim.
beklediğimiz bişi olmasa ne olurduki.
en fenası düşündüğünüz konuşurken hızlı düşünüp, karşı tarafa söyleyeceklerinizi sadece düşünmekle yetinmek.
sonra e bunu neden yapmadın, e söylemedin ki, e söyledim bıdı bıdı...