1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

bi nedeni yok yalnızca öptüm beni tanımlar diyenler

toplam 27 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.

bi nedeni yok yalnızca öptüm hakkında bi nedeni yok yalnızca öptüm

~28 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »

    aynen moruk ısteyınce openlerdensın ok

    buts   18 Temmuz 2008 22:54   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    öpmemin bir nedeni yoktu o sadece bir araçtı amaç sevişmekti :P

    ender ceviz   31 Mayıs 2008 16:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    @nicolem
    çelişik gördüm sizi

    miflonide   31 Mayıs 2008 16:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bence nereye gideceği belli

    emre80   31 Mayıs 2008 16:24   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    konunun nereye gideceği belli değil ahkam yazmam :))

    nicolem   31 Mayıs 2008 16:21   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ne o lan yapis yapis .

    by architect   31 Mayıs 2008 16:21   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    hep te neden ararlar

    Metamorphosis   31 Mayıs 2008 16:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ne var bunda

    ender ceviz   31 Mayıs 2008 16:18   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    öpmek iyidir

    kent ozani   31 Mayıs 2008 16:17   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    oh ne güzel

    temporary tattoo   31 Mayıs 2008 16:17   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    oh ne güzel

    temporary tattoo   31 Mayıs 2008 16:16   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    oh iyi yapmışın

    temporary tattoo   31 Mayıs 2008 16:13   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hayır bir nedeni var ve evet hormonal.öperek başlamak gerekiyor seni ürkütmemek için

    miflonide   31 Mayıs 2008 15:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    koskocaman bir aşkın başlangıcıdır benim için.
    yüce insan Küçük İskender saolsun.

    NoLeafClover   31 Mayıs 2008 15:32   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kitabın ve şiirin orjinali "bir nedeni yok yalnızca öptüm"ken bu etikette olması ilginç tabi.
    küçük iskender öpsün hepinizi. reca edeceğim.

    nana felix   19 Ocak 2008 23:39   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Bir Nedeni Yok Yalnızca Öptüm

    Dudaklarım gerisin geriye çekildi; ağdalı bir sıvının ağır ağır örttüğü, korkunun biçim kazanıp ayağa kalktığı ve ‘hey bana bir şeyler söylemenin vakti geldi’ dediği zamanlarda bekledim seni; gözlerimi kapadım. Bekledim. Beklerken, özlemenin hangi geçitleri geçilmez kıldığını, hangi duyguların insanı hayata kazandırdığını, basite indirgenmiş hüzünlerin geceleri dinlenmeye müsait şarkılarla şahlandığını anlatamadım. Evet, bilmiyordum. Bilmiyordum, kelimelerden arınmış bir cümle kurar gibi sevişmeyi. Sevişirken sözlük kullanıyordum hala. Ama, seni seviyordum. Ve sevdiğimi, sevgimi anlatma telaşıyla hata üstüne hata yapıyordum sana. Sana yaklaşamıyordum. Yasaklanmıştın adeta. Çiğnemeye çalıştığım yasak olsan da, uzak dursan da, o korkunç şeklini korusan da, farketmiyordu hiçbir şey. Küçük bir ateş. Küçücük bir ateştin sen. Sönmekten ürken bir ateş. Bir su damlasıyla bütün görkemini kaybedebilecek bir ateş. Aşkın mecali kalmamıştı. Sessizce sokuldum yanına. Acıyla irkildin. Gülümsedim. Gülümsememe anlam veremedin elbette. Kimdi bu? Ne istiyordu? Tanımadığın biri. Hatıralarını darmadağın etmeyi planlamış bir yabancı. Fuzuli bir beden, karşındaki. Usulca uzandım,

    Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.

    Kimi geceler penceremden uzayı seyrederim. Uzayın adını ben koymadım. Uzayın adını yıldızlar, gezegenler kendi aralarında kararlaştırmışlar. Rahatlatır beni o. Bütün yağmurlar, uzayın derinliklerinden gelip yağar diye düşünürüm. Yağmurlar başka galaksilerden gelip yağar. Romantizme uyum sağlamak için de değil. Öyle. İşin gerçeği budur. Yağmurlar, bu dünyaya ait sanma. Bembeyaz bir yalnızlığın olmalı senin de. Lekesiz bir yalnızlık. Lekelenmeye müsait bir yalnızlık. Tedirginliğini buna bağlıyorum seni seyrederken. Pişmansın. Pişmansın kapıp koyveremediğin için sanki. Elinde olsa, avaz avaz bağıracaksın sokaklarda. ‘Neyim ben? ! ’ diye haykıracaksın. Olmuyor tabii. Olmuyor. Sıyrılır gibi lüzumsuz bir yerden, sıyrılıp kendi affına sığınıyorsun. Beni anlayacağın günler gelecek. Beni de göreceksin. Benimle tamamlanacak bir şeye benziyorsun çünkü. Korkma lütfen,

    Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.

    Çocukluğumdan söz etmek isterim sana, eğer sıkılmazsan. Bir gün otururuz evde, ben sana hayatımı anlatırım dakika dakika. Kaç yaşımdaysam, o kadar yıl sürer konuşmam. Çay pişiririz. Çaydanlığa su yerine votka koyarız sen dilersen. Sonra da sen anlatırsın: Sevdiğin filmleri, sevdiğin parçaları, sevdiğin canlıları, sevdiğin... hep sevdiğin şeylerden konu açarsın. Ben sıkılmam. Ben seninle sıkılmamayı seni ararken öğrendim. Seni hayal ederken keşfettim sıkılmamanın azametini. Bir insan, bir insanı sıkamaz. Bir insan canı isterse sıkılır. Hacimler açarım sana içimde, dolman için, oraya akman için. Hacimler açarsın bana; çağlayarak gelirim. Endişelenmen gereksiz,

    Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.

    Olması gerektiği kadar fedakar biriyim aslında; daha fazlasını umma açıkçası. Endişelerim, ideallerim, halletmeye çalıştığım meselelerim var. Başkalaşmaya çalışıyorum. Gözardı edilmiş tutumlar edinmek hoş. Değişmek, hiç de zor değil. Yalnızca özgür olabilsem, sorun kalmayacakmış gibi sanki. Anlaşılmak istiyorum: sevdiğim bir şarkıyı herhangi biriyle paylaşırken aynı duyguları hissetmek arzusu bu. Evet, tıpkı bu. Sese, ahenge kapılırken, kendini müziğin ritmine verirken yanında bir diğerinin olabilmesi; görkemli bir anda birlikte sadeleşebilmek. Birlikte dansedebilmek gibi. Sen hastayken başucunda birinin sabaha kadar oturması gibi. Arada bir alnındaki teri silmesi, üstünün açılmamasına dikkat etmesi gibi. Bir başkası için hayatta kalma çabası gibi sanki. Ölmek için değil, yaşamak için uğraşmak gibi. Ummadan, hayal etmeden, sıradan, olduğu gibi.doğal. Ve ciddi. Ciddi ciddi hayatla mücadele edebilme gücü. Bu gücü yanyanayken yaratabilme yeteneği. Ben bu yeteneğin bir parçası olarak sokuluyorum sana. Masallarla geliyorum. Efsanelerle geliyorum. Herhangi bir insanın birikimiyle geliyorum aslında. Artniyetsizim. İnan,

    Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.

    Bazı sorulara cevap bulamadım; kuşkusuz gerekli de değildi bu. Soruyu soru halinde bırakıp sahici yanını korumaya çalışmam, cehalet mi sanıldı acaba? ! Bedenlerin bedenlerden istedikleri, ruhların, ruhlardan çıkarttıkları, karşılıklı acıların birbirlerinin etkisini arttırdıkları vakitlerde düştün aklıma. Aklıma yayıldın. Ne kaybedebilir, ne kazanabilirdim ki artık: Ortadaydım işte! Bir başkasının mal varlığına dönüşmeden yaşayabilmenin yalnızlığıydı bu. Hayır! Melankoli diye adlandırma bu durumu; ortak bir açı yakalayamama sorunu galiba. Her kadın gibi doğurmak hevesi, her erkek gibi dağların doruklarında biraz gözden ırak hüzünlenme denemeleri aslında. Kusura bakma, kafam biraz dağınık,

    Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.

    ..........
    ..........

    küçük İskender

    neylin   28 Eylül 2007 15:13   aferim     (6 puan)  |   Yk 

    hepte öyle olur zaten nedeni olmaz
    "bi nedeni yok sadece seviştik"
    geçecen u işleri bariz öpüyorsun hatta görüyorum yanakda dudakta salyaların var.
    bi nedeni yok sadece dilimi gırtlağına sokacam diyen hatun aranıyor? öpmek öpüşmek lisedeydi.

    sosyomat dozajı aşşşşşşşşş

    luchifer   23 Eylül 2007 11:12   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    küçük iskenderi okumazsan anlamazsın.

    horacemaccoy   23 Eylül 2007 10:59   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bı arkadasımdam duydugum vede agzına s.cma ıstedıgı duydugum laftır..ne demek nedenı yok yahuu.....

    paradoks05   21 Eylül 2007 12:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    :)

    blackmagicb4   14 Temmuz 2007 04:03   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :yelizz

bu etiketi açan kişi(?) : yelizz

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage