eskiden hubble adında bir adam bazı yıldız tayflarını inceler dururmuş ve doppler etkisi diye bir şey de varmış tabii. bundan haberder olan hubble 1929 yılında 18 tane gökadanın uzaklıklarını parlaklıklarından hesaplıyıvermiş sonra bunları doppler den bulduklarıyla kıyaslamış ve demiş ki hızlar ve uzaklıklar arasında doğru orantı vardır. aslında hubble ın aldığı verileri ve çizdiği grafiği görenler çok şaşırmış. "bu adam nasıl burda bir çizgisel orantı görür ki bunlar artan azalan veriler bunun doğru orantı ile ilgisi yok" demişler. herkes hemen uyanmış tabii bu adam zaten varmak istediği sonucu biliyomuş.
sonra efendim burdan evrenin bir merkezi olmadığı her şeyin birbirinden uzaklaştığı sonucunu çıkaranlar olmuş. kendini bilmezler demiş ki "her şey biribirinden böyle hızla uzaklaşıyosa bunlar eskiden hepsi aynı yerdedir." sonra insanlar daha da ileri gitmişler ve madem bu patlama oldu ordan bir şeyler kalmalı, kozmolojik arakaalan ışınımı diye bir şey olmalı demişler ve bunu da ölçmüşler. kendini bilmeden evren "çok büyük ölçekte" homojendir diyenler bile olmuş.
(ah einstein ah nasıl atıp tutuyosun)
sonrq bir gün adamın biride bunların hepsini dinlemiş ve "hadi len" demiş.