bilim türkiyede işsiz kalmanın yeni yolu...hehehe..varsın olsun bilim adamı değil yiyim adamı olmak lazımmış..hata etmişiz
bilim ne ki?
bilmeyim e yönelmenizi tavsiye ederim.
Allah yardımcınız olsun.
edison tam bir hırsız.
alternatif akımı tesladan çalmasaydı bu yüzyılda adından bu kadar sözettiremezdi.
bilim her yeni başarısızlığı bir başarı olarak görmesiylede farkını ortaya koyuyor zaten.
Edison ampulu icat ederken binlerce kez denemeden sonra icat eder.Bu binlerce kez denemeyi bir yenilgi değilde başarı olarak görür Edison.Bu duruma söylediği sözler çok mantıklı kısa ve anlamlıdır.
"Ben ampulu bulmak için yaptığım denemelerde ampulun nasıl icat edilemeyeceğinin binlerce yolunu buldum." der. Bence tam bir bilim adamına yakışan bir söz ve açıklama.
Bilim insanlığın elinde bulunan en büyük değer aklın gerçek anlamda kullanılıp yaşayışın bir tesadüf değilde anlamlı durumların gerçekleşmesine bağlı olduğunu kanıtlamasıdır.Bu yüzden bilim insanlığı değerli kılan en anlamlı faaliyettir.Eğerki biz akla sahip olduğumuz halde bunu faaliyete dökemeseydik birer düşünen hayvan veya bitki olarak kalırdık bu yüzden bilim insanlığın kendini gerçekleştirmesi için önemlidir...
açıklamayan ama tasvir eden...
Bilim gercekten cok farklı bı durum.. Herkesın mutlaka ılgılendıgı bı dal vardır.. herkesın kendı ıcınde cevaplandırmadıgı sorular vardır.. Ve bılım herseyın bı nedenı vardır dıyor .. Katılıyorum herseyın bı nedenı var.. nedensız hıc bırsey yok.
www.bilimmerkezi.org.tr
Tek kurtarıcımız.
Çok değerli bir bilim adamı araştırmasının yayınlanma sancılarını anlatmıştı, bilim denizine eklediği cümlenin içinden nasıl damladığını...(http://www.sosyomat.com/etiket/arthur-schopenhauer#yorum-6433537)
ve sonrasında eklemişti;
"Cinliler soyle diyor: Bir duvari yikmanin en garantili yolu uzerine su
damlatmaktir. Biraz uzun ama garantili bir yol. Disardan bakildiginda
duvari yikan tek bir damladir; ama kendinden onceki yuzlerce damladan
sonra gelen bir damla..
Bilimsel surec de oyle.. Kendinden once soylenenlere, bir seyler ekleyip
duvarin uzerine damlayiverir bilimle ugrasanlar; o son damla olma
umudunu hep iclerinde tasiyarak.. Ama duvari yikma inanci ile, damlaya
damlaya yok olmayi da goze alarak..
Bilim tarihi, tum damlalarin tipirtisini hisseder elbet, ama sadece
duvari yikan o son damla ile ilgilenir. Cunku bilimsel dogrular, o buyuk
inancli yok olusun meydana getirdigi sonsuz var oluslardir."
bizim ülkede olmayan bişey:)
kendini bilimsel uğraşa yatkın gören çoğu insan bazen üzüntü ve umutsuzluğa kapılır. bunun nedenini en iyi verenlerden biri de bacondur kanımca.. doğanın sinsiliğini yaşatmak için gereken gücün acizliği nesnelerin muamma haller göstermesi ve insanın daha derine hadi daha derine anlamalıyım arzusunu ve ümidini yitirmesinden mütevellit isteksizliğin yol açtığı kavrama yeteneğinin azalmış olmasıdır.. bu da böyle bir nevroza alıp adamı götürür kapıyı çalar bırakır ve kapı açılmadan kaçar..
dünyaya gelme sebebimiz gibi bişey... bilimle ilgilenmeyen gitsin kafasını kessin. gibi...
düzensiz bilgileri düzenleyerek kullanışlı hale getirme çabası..
Modern Bilimin hedefi:Olabildiğince az acı,olabildiğince uzun yaşam yani bir tür sonsuz mutluluk,dinlerin vaatlerinin yanında çok mütevazi kalıyor elbette.
Var olanın formulü
karanlık bir dünyada tek mum ışığı.
bilim yerinde sayıyor.ya da bitmiş
bilim;tamammen hür iradeyle ve dış etkenlerden bagımısız olarak ve farklı bır amac gudulmeksizin ugrasılması gereken saygın bır olaydır.