az evvel, ''adı duyulmamış şiddetle izlenmesi gerekli filmler'' etiketinde bunu gördüm lan..123 kişi yapışmış..hakikaten adı duyulmamış..
sonunu unuttum lan n oluyodu:/
film değil 3 boyutlu şiir..
arşivdeydi izlicem bi ara
evet sevdiğim sahneyi anlatıyorum
sessizlik sessizlik sessizlik sessizlik
sonra hatun telefonu yine açar ve sadece çığlık atar böyle böğürürcesine ve kapatır
vufff
kim ki duk ömrümü yedin o vakit
beni en çok şaşırtan iki şey vardı:
ilki film de ana karakterin sessizliğini çok geç farketmiştim ve bu sessizlik beni hiç rahatsız etmemişti..aslında çoook şey söylemişti bile..
ikincisi güney kore yapımı bir filmde arapça bir şarkı...ama ne şarkı...
çok güzel bir film ve müthişş bir şarkı...
şukela.
.
şükraaaannn mümkünse duymak görmek istemiormmm artıkkk:p
o müziğini okul zmanı atölyelerde sabahın köründe dinleyip azmı dertlendik.p
gülşahhhhhhh beni anılara gark eden güzel film:)
gösterebileceğin şeyi söyletme...
bunu en iyi kim ki duk başarabilir.başarıyor da.en sevdiğim filmlerde hep onun imzası var ama boş ev'in yeri ayrı.o sessizlik ve o şarkı..birbirlerini anlatmadan anlayabilen insanlar..belki de çoğumuzun hayalini kurduğu şey..
bi aşk filmi ancak bu kadar sessiz güzel olabilirdi ve anlamlı...
ya bu koreliler ne takılıo, bende istiom ondan
Söz gümüşse sükut altındır, atasözünün film hâli. İzleyip hayran kalınası bir eser.
sus sus sus
bakış bakış bakış
adamın arkasına saklan
o görmeden kahvaltı et
iki dk delikanlı ol ulen:D
çok doğru bi zamanda izledim ben.. güzel oldu (:
filmin ikinci yarısında meydana gelen üniversite mezunu serseri aşığın insan üstü güçlere sahip olması olayı dışında pek beğendim. neden böyle birşey katmışlar anlamadım. aşk bu kadar mı metafizikle iç içe olmalı. aşık ve yakışıklı erkeğin gözde büyütülmesi için yapılmaması gerekir bu tür şeylerin. adam dediğim gibi zaten aşık, yakışıklı, sessiz, üniversite mezunu, kültürlü, idealist. neden böyle bir şey katma gereği duyuyorlar. aşkın için görünmez dahi olabilir misin? ya da ben mi çok sayısalcıyım, metaryalistim, dinsizim.
zaten çıkışta da "neden böyleyim?, ben hiç aşık olamıyacak mıyım?, görünmez de olmak istemiyorum ben!" gibi sinirlek şeyler beynimi meşgul etti.