dikenin kalbime battigi bir sonbahar gunudur
senelini bulutlarin icinde gezdirirsin
bulutlar senin gozlerinin ustunde yururler
icini kurtlar kemirir bence malumdur
bugulanmis camlarin arkasinda masmavi yuzun
senin atesler icinde oldugun bence malumdur
ellerin muhakkak cocuk elleridir
hep kimsenin bilmedigi turkuler dusunursun
onlar neden daima okul turkuleridir
suleymanciktan bahseder kara toprakta acik
yesil bir yildiz gibi akip giden suleymanciktan
ve karinca yuvalarindan bahseder
isiksiz komursuz karinca yuvalarindan
gokyuzunde kizil bir hilalin kaydigini gorursun
sen ansizin gokyuzunde gorunursun gozlerinin rengi
bence malumdur
elinde degildir aksam serinliginde usursun
eylul'den itibaren geceler hazindir uzundur
sokaklar yorulur uykuya varip gelirler
sokaklarin ustune bulutlar gelirler
bulutlarin ustune yildizlarin gozleri gelir
bir yildiz bir yildizin ardinca gider
yildizlarin kaybolduklari yer
bence malumdur
karanlikta bir seyler kopar dagilir
uzaktan yabanci sesler duyulur
sen elini bulutlarin icnde gezdirirsin
elin hayalerimi dagitir
bilirsin sen elini bulutlarin icinde gezdirirsin..
bu bir geç anlaşılma
ya da hiç anlaşılamamanın öyküsüdür.
bir anafor sarmalında
dilinin dönmemesi,
yüreğinin yetmemesi,
sebebidir.
belki biraz geç kalma,
koşup da yetişememenin öyküsüdür.
tırmandığın yokuşta
nefesinin yetmemesi,
sesinin çıkmaması.
sebebidir.
bu belki bir,
yanlış denizlere yol almanın öyküsüdür.
bakmadan pusulaya
hiç kavuşamamak gibi
buz tutmak yaz günü,
sebebidir.
belki sadece bir çarpılma
ve duyguların kararmasının öyküsüdür.
açıp kollarını yağmur altında
yıldırımla kucaklaşmak
ve düşmek toprağa
sebebidir.
ya da herkesin belki,
kendinden bir parçanın ağır öyküsüdür.
susuz musluklarda yüzünü yumak
ve yaşama hakkını
yanlış kullanmak
sebebidir.