hayatı elimde olan insanı tüm benliğimle hissetmeye çalışırdım. o insana görede değişir ve iki türlü senaryo yazabilirim. eğer hayatı benim elimde olan insan benim düşmanım ise gözümü kırpmadan hayatında son noktayı koyacak kararı alırdım. ama tam tersi olsaydı onu kurtarmak için elimden geleni yapar ve o kararın sonucunun kötü olması durumunda ne durumlara düşeceğimi düşünür dururdum.
benim iki kere başıma geldi. hayat çizgileri değişti. kendi insiyatifimi sonuna kadar kullandım. birinin hayatı harika. birinin hayatı kötü. ikisini de bilinçli yaptım.
insanın hayatında iz bırakacak etkinliği sahip olmanın gururlanmakla falan ilgisi yok lakin önemli olduğunun farkına varmak ve bu bilinçle hareket etmek gerekli.