her daim en sevdiğim şarkı olacağına eminim ben bu lanet şarkı için.. günlerce kafa patlatılıp gene anlayamazsın sözlerin ne kadar basit ama ne kadar acı ne kadar derin olduğunun.. sanki bu şarkı yapılmamış da hep varmış gibidir... varlığından eminsindir.. varedilmişse eğer şüpheye düşersin nasıl bunu yapan insandır diye.. boşa yazılan her bir kelimedir.. ten zaten muhteşem bir albümken black bambaşka bi boyutta yapılabilcek en kusursuz şeydir..
3 eski sevgilimi hatırlatır bu şarkı bana.. biri bu şarkıyı çok severdi ve ben o dönem henüz keşfedememiştim mucizesini black 'in. o sebeple ona saygı ve sempati ile bakarım her aklıma geldiğinde.
birisi bu şarkıyı anlamamıştı. ona da acımayla bakıyorum bu sebepten ötürü..
birisine ise bu şarkıdan ötürü bakamıyorum..
lanet olsun vedder'a
etinizden et koparılıyomuş gibi, bi güç kalbinizi almış ellerine cıvık cıvık sıkıyo gibi, bi yanlarınız kesiliyo, dişleriniz yerinden sökülüyo gibi..öyle bi acı..
olmaz olsun böyle şarkı
yedi bitirdi..
yıllar sonra onu andım yine cihangirde gece vakti..
mp3 playerın içinde yoktu..emindim..
çalmaya başladı..
3-4 defa döndü şarkı öylece..
döndüm ben de tabi..
özlemişim tuhaf.
ınsan kendıne acı cektırmeyı sever..
tarıh boyunca da oyle olmustur
terkedıp gıdenın ardından uzulse de zamanla o uzuntu keyıf verır ınsana
cunku uzulecek bır bahanesı vardır
bır ınsan cok mutluysa gercekten tam anlamıyla cok mutsuzdur
acı ınsanı olgunlastırır
bırakıp gıdenlerın ardından buyur ınsan
hep kendını bır kosnerde hayal eder
sahnede sarkıları soylerken
kendını o acı cukurunun ıcıne gomerken dıgerlerının de onun cektıgı uzuntuyu hıssetmesını ıster
o acı sayesınde bıle yukseldıgını hısseder
ınsan büyür..büyür.. büyür..
bu sarkıda bu büyümenin notlara dökülmesidir sadece..bir kac nota..sonra o nnotların olusturdugu bır butun..
birazdan intihar etmemi sağlayacak şarkı çok az kaldı çok az
ben de 2 tane var
bi şarkıyı üstüste defalarca dinlemek...
bunu dinle,sonra git anneni öp,sonra aşağa atla...
i know someday you’ll have a beautiful life, i know you’ll be a star
in somebody else’s sky, but why
why, why can’t it be, why can’t it be mine ?
Red: 0
Green:0
Blue: 0
aldığım ilk cd...
İlgili albümün piyasaya sürülmesinden bu yana 16 yıl geçmesine ramen biraz önce dinlerken bile yine tüylerimi diken diken eden, uygun ruh hali ile dinlenirse kanırtan, kanatan, ağlatan, köpek eden pearl jam şaheseri.
seattle'in bagrindan kopup gelmis harika arabesk sarki, birkac kez dinlemenin sonrasinda hersey siyah,hersey anlamsiz...
uzak durulması gereken sarkılardan.
why?
yok böyle bir şarkı yok!!! eddie abi ne yaşamıştır ki böle bir şey yazmıştır feci bir şey her dinlediğimde kötü oluyorum özellikle
I know someday you'll have a beautiful life
I know you'll be a sun
In somebody else's sky
But why
Why
Why can't it be
Why can't it be mine
bölümünde....
en başından beni alan, sonunda bırakmayan şarkıdır..bilen bilir benim için anlamını..
Sanjay Leela Bhansali nin 2005 yapımı filmi.Amitabh Bachhan ve Rani Mukherjee'nin şahane oyunculuğu, iyi işlenmiş bir senaryo, muazzam bir görüntü yönetmenliğiyle birleşince insan böyle bir film karşısında sadece susup kalıyor. Bu kadar içten bir şekile bir masal nasıl anlatılabilir bilmiyorum, sanki bizim başımıza gelmiş gibi gerçek... Ne Tim Burton'un gerçek üstü karakterleri ve mekanları ne de Michel Gondry'nin hayalleri var.
Hikaye, bebeklikten beri kör ve sağır olan bir kızın; öğretmeni sayesinde ışığa ulaşmasını anlatıyor.Öğrenilen ilk kelimeyle beraber hayatın da anlamı değişiyor karanlıkta bir ışık beliriyor.. İzlemeden önce yanınıza bir paket peçete alın derim ihtiyacınız olacak ;)
"Şimdi kutlama ve dondurma zamanı, hayat dondurmaya benzer çünkü erimeden yemek gerekir.."
Kalp sızlamasının notalara dökülmesinden oluşan melodi ve üstüne aşk acısına istinaden yazılmış muhteşem sözler. Bunlar yetmezmiş gibi şarkının Eddie Vedder'ın tanrısal sesiyle icrası. Yeni şişenin açılması ve kültablasının hızla doldurulması eylemlerine sebebiyet veren hüzün marşı.