toplam 83 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~53 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »
insanoğlu için boşluk istediği şeyin olmamasıdır.İnsanın amacı gerçekleştiğinde hayatındaki boşluk dolar ama gerçekleşmezse her zaman boşluk içerisinde kalmaya mahkumdur.
yoğun bir anlamsızlık hali sonucunda ortaya çıkan, insanı tepkisiz kılan duygu. kocaman bir şehrin ortasında, milyonlarca hane arasında, boş ve soğuk bir evden geriye kalan tek yaşam belirtisi pencereden dışarı süzülen sarı sıcak loş ışık. tek bir duygu yok, tek bir hareket yok, işe gitmek anlamsız, küçük şeylerden mutluluk yaratmak avuntu, hayatın peşinden gitmek yerine çakılı kalmak olduğun yere, kıpırtısız, sözsüz. neden yaşadığını bilmeyen, sorgulamaktan yorgun düşmüş, tamam ve devam arasında sıkışmış kalmış bir ruh, o boşlukta yaşamaya mahkum olan. düşününce herşeyin eksikliği tek bir şey aslında, insanın kendine itiraf etmeye yanaşmadığı ama hayatı bir anda anlamlı kılabilecek tek bir şey. o tek şeyin yoksunluğu insanı büsbütün ele geçirip ordan oraya savururmuş, tüm gücü elinden alıp da sadece nefes almaya mahkum edermiş.
boşlukta yaşamak tüm yaşamlardan daha zormuş aslında, çünkü yemenin, içmenin, sevmenin ve hatta ölmenin boşukta hiçbir anlamı yokmuş.
boşluğun boşluk olması önemli değildir, boşluğu nasıl boş bıraktığın önemlidir.
ve boşluk. tanımlanamaz ağırlık:
güncesi dünyamızın
bir taş kadar ağır
bir taş atımı kadar hafif olan
boşluk...kapıldığım acımasız bi girdap..yeni bi boşluğa açılan koca bi delhiz..
açılan boşluk ne yapsanız kapanmaz, daima kalıcıdır. sadece görünmez olabilir.
bu bir boşluk.
sen bu hayatı yazamazsın. avuçların terlemedi daha.
mutlak inançsızlığın sekme noktasısın.
karanlık! tek gerçek bu.
şarkıya la'dan başlanmalıydı. anakronik dizelere karga kıyağı senin bu yaptığın.
................................
yenilgiye üç raks.
köşeden kaçarken gördüğün hayal değildi.
sevişirken gözlerini kapatma yangın çıkabilir.
bir de bu hayalin ucundan tutsak elimiz kanar mı?
................................
bu yaz(ı) rahatsızlığın yazı(sı) olsun.
................................
durup durup baktığın da nedir sen misin başkası mı bu da olmadı desen akbabalar leş toplamaya gelir mi kendinle konuşurken kekelemekten korkmaz mısın elinde sıkıca tuttuğun namlusu kendinden sıcak fotoğraf karesine öykünürken dişlerin dökülür mü cümlelerin arasında dursan yakalanmaktan mı korkarsın bir noktanın tutsaklığına feda edilebilir mi yârin zülfünden sıçrayan çiğ çığları buraya kadar tamam diyelim peki aşkı anlatmaya kalktığında kendi kafana çevirmeyecek misin o namluyu -buraya nokta yakışmaz-
...............................
hemdert olaydın duvarlar seveydi sakladığın görüntüleri. belleğinde duran her çıdam bir yenilgi değilse.. neyse..
çay oldu galiba.
hepsi bütün bu hissettiklerimiz,...olup bitenler,...adına "hayat" diyoruz...