toplam 7 kişi bulundu. 7 adedi gösteriliyor.
| tuttum | starixs |
| tuttum | botoksyorself |
| tuttum | Burtonesk |
| tuttum | orkho |
| tuttum | Louis Dega |
| tuttum | Derek |
| tuttum | miaki |
~4 ahkam var.
muazzam filmdir..AIDS'den ölen ve 32 cm'lik "Godzilla" adını verdiği aleti ile ünlü pornocu John Holmes'ün hayatından esinlenilmiştir..
Burtonesk güzel anlatmış filmi; tam bir başyapıttır, Mark Wahlberg başka film çevirmese de olurdu ya da bu filmde o rolde kim oynasa becerirdi..
“ Eminim bu pantalonun altında harika bir şey dışarı çıkmayı bekliyordur…”
Pornonun en revaçta olduğu dönem,yıl 1977, San Fernando Vadisi… Geceyarısı Los Angeles caddeleri, fonda Emotions’ dan Best of my life…Bir gece kulübündeyiz. Kapıda bir Limuzin belirir, etraf kalabalık…Limuzinden inenlerse bir Porno film yönetmeni ve onun biricik starı. Yönetmen ve starı, kulübün kapısından içeri girer ve masalarına otururlar ve fonda da Boney M.’ Den Sunny… Bu sırada genç bir garson yönetmenin dikkatini çeker ve yönetmen garsona uzun uzun bakar. Bu bakış yoruma açık olsa da, o anki durum daha çok, Kim bu çocuk? Sorusu şeklindedir.
Yönetmen mutfağa iner, garsonla karşılaşır ve muhabbet başlar:
- Buradan mısın, kaç yaşındasın? Ne olmak istiyorsun?
- Evet, beş mi vereceksin, On mu?
- Ne?!
- Eğer boşalmamı görmek istiyorsan 10 Dolar ama, sadece bakmak istiyorsan o zaman beş.
- Bunu her zaman yapar mısın?
- Evet!
- Bu gece de yaptın mı?
- Evet, senden önce iki kez....”
Ve gece olmuş, herkes evine dönmüştür… Eddie odasına girer. Eddie’ nin odası posterlerle doludur. Çıplak modeller, Al Pacino’ lu Serpico ve ve Bruce Lee, pahalı otomobiller ve kırmızı bir Corvette…Eddie yalnızca iç çamaşırıyla ayna karşısındadır şimdi, ayna karşısında dururken kendisine bahşedilen o özel şeye bakar ve şöyle der: “ Herkesin özel bir yanı vardır değil mi?... Herkese özel bir yetenek verilmiştir doğru değil mi? Herkesin özel bir yeteneği vardır. Büyük ve parlak bir yıldız, işte istediğim bu! Ve olacağım da bu!...” Ertesi gece Eddie yine kulüptedir, yönetmen de…Sahnede yönetmenin elemanı patenci kız belirir. Mutfaktaki Eddie’ ye gider. Patenci kız için bu tür şeyler çocuk oyuncağı gibidir ve Eddie ile de aynısı olacaktır… Eddie’ nin önünde eğilir, pantalonunun düğmelerini çözer ve karşısında duran muazzam şeye önce büyük bir şaşkınlıkla bakar, ardındansa… Testten tam puan alan! Eddie, patenci kızın da referansıyla yönetmenin masasına davet edilir. Böylece Eddie “Büyük” ve parlak bir yıldız olma yolunda ilk adımı atar. Buından sonra O, Porno filmlerinin Fellini’si olan Jack Horner’ ın yeni yıldızı, “Büyük” starıdır. O artık Dirk Diggler’ dır ve bundan sonra önünde bambaşka bir dünyanın kapıları açılmıştır…
O artık Dirk Diggler’ dır. Pek çok porno film çevirir, gerçek porno yıldızlarının da konuk oyunculuklarla katıldığı ödül törenlerinde sürüyle porno film ödülünün de sahibi olur.. Fakat böylesi zevk dolu ve parıltılı bir dünyada her şey güllük gülistanlık değildir ve olmayacaktır da…
Dirk daha da fazlasını isteyecek, yeni bir oyuncu söz konusu olduğunda En büyük benim diyerek kaprislerinden bıktıracak ve her şey tepetaklak gidecektir. Sonunda olan olur ve bir gün yönetmen tarafından setten kovulur. Bunu hazmedemeyen Dirk müziğe el atar. Feci berbat bir albüm yapar ama sıfırı tükettiği için albümünün kopyasını alamaz ve kontrattan da olur. Dirk için hayat son hızla giden freni bozuk bir Corvette gibidir artık. Bir zamanların “Büyük” Porno yıldızı sürünmektedir, boğazına dek uyuşturucuya batar. Kaçınılmaz sona giderken, son çareyi de tenha yerlerde beklediği erkek müşterilerine sahip olduğu tek hazineyi sunmakta bulur ama hayatının dayağını yer, ölmediğine şükrederek…
Ve son bir vurgun yaparsa her şeyin düzeleceğini sanan Dirk, bu vurgundan da canını zor kurtarır. Tüm bunlardan sonra tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer misali Dirk de Onu bir zamanlar star yapan kişiye, Yönetmen Jack Horner’ ın evine döner, onu affetmesini isteyerek…
Her şeye yeniden başlar. Arınır ve yeniden bir star olur, Porno filmlerinin “büyük” starı…
Evet, temelde Dirk Diggler’ ın muhteşem trajedisini anlatıyor Boogie Nights ama, Dirk Diggler’ ın hikayesini, sahip olduğu büyük aileyi oluşturan insanların hayatlarıyla da zenginleştirmesini biliyor. Bu hayatları sırtlayan yıldızlar daha önce de vardı ama, çoğu da ilk kez bu filmdeki oldukça önemli rolleriyle sinemaseverlerin hafızalarına kazındılar; Mark Wahlberg, Julianne Moore, Haether Graham, Luis Guzman, Philip Seymour Hoffman, Thomas jane, William H. Macy, John C. Reilly ve Alfred Molina…
Porno film yönetmeni Jack Horner rolündeki “Baba” Burt Reynolds, her daim affedici. Bu rolüyle Reynolds Oscar’ a aday olmuştu.
Mark Wahlberg… Boyband üyeliğinden biraz sorunlu bir gençliğe, Calvin Klein Underwear mankenliğinden, kendini kanıtlamak istediği sinemaya…Star Dirk Diggler rolü Wahlberg kariyerinin en önemli, en parlak işiydi bence. Jack Horner’ ın en büyük yldızı Amber Waves rolündeyse Julianne Moore…Eğer bu proje başarılı olmasaydı muhtemelen Julianne Moore’ un kariyeri de Dirk Diggler’ ın freni patlayan Corvette’ i gibi altüst olacak, belki de başlamadan sona erecekti. Çünkü oldukça cüretkar ve bıçaksırtı bir roldü Amber Waves… O müşfik, partnerinin başarılı olması için çekimlerde hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan anaç bir stardır. Partneri Dirk’ e zamanla aşık da olur. Uyuşturucu ve mesleği yüzünden çocuklarını görme hakkı elinden alınan bir annedir de aynı zamanda O. Ve sahip olamadığı çocukları yerine hem aşık olduğu Dirk’ü, hem de patenci kızı koyar.
Patenci kız ile Heather Graham…O patenlerini hiç çıkartmaz, ne ayakta ne de yatakta. Okulda erkeklerin seks objesi, bu endüstrideyse patenci kızdır. Üçüncü bir seçenek sunulmamıştır ona.. Yönetmen yardımcısı Küçük Bill rolüyle William H.Macy… Seks manyağı karısı tarafından kah davet edildikleri bir ev partisinde, kah havuz partilerinde gün ortasında boynuzlanan, o benim karım derken bile karısı tarafından dahi ciddiye alınmayan Küçük Bill sonunda dayanamaz ve silahıyla önce karısını haklar, sonra da kendini öldürür. Maurice, yani Luis Guzman. Her gece çalıştığı kulüpte yönetmenini ağırlarken bir gün onun filmlerinden birinde oynayarak yolunu bulmayı ve kendi kulübünü açmayı istiyor o…
Porno filmlerin vazgeçilmezlerinde olan “ Zenci Star” ihtiyacını
karşılayansa, Boogie Nights dünyasında Buck rolüyle Don Cheadle. Onun hayali, bankadan aldığı krediyle bir gün kendi stereo mağazasını açmak. Ama bir Porno film oyuncusu oluşu, bankalardan kredi almasına engel. Oysa onun istediği dürüstçe çalışarak namuslu bir iş sahibi olmak. Bankaların gazabına uğrayan Buck, bir gece girdiği bir market silahlı saldırıya uğradığında hayallerine kavuşuyor. Üstü başı kanlar içindeyken ölenlerden geriye kalan parayı alıyor ve ardına bile bakmadan kaçıyor.
Philip Seymour Hoffman, büyük ailenin vazgeçilmezi ve duruma göre de ışıkçı, fluffer ya da ofisboy olan eşcinsel Scotty rolünde. Dirk’ e ilk geldiği anda aşık oluyor. O çok sevdiği için yeni bir araba bile alıyor, üstelik de kırmızı. Ve bir gün Ona yeni arabasını gösterirken kendine hakim olamıyor. Ve Albay…Horner filmlerinin yapımcısı olan Albay aslında bir pedofil. Ve bir gün yine böyle bir olay yüzünden hapse giren Albay, maalesef oradan bir daha çıkamıyor…
Bir dönemi, yetmişlerin parlak porno günleriyle dolu bir Amerikan Rüyasının, seksenlerin video tekeline kısılıp kalan, eski şaşaalı zamanlarından çok şey kaybeden bir endüstri çarkının ezilen portreleri olarak tüm karakterler burada sağlam oyuncular sayesinde hayat buluyor. Deyim yerindeyse porno insancıllaşıyor, hayat can acıtıyor…
Hayallerinin filmini yapmak isteyen Jack Horner Videoya yenik düşüyor. Makaralardan video kasede geçmek kolay oluyor, hatta Horner artık video kasedi kendisi takıyor kamerasına...Ve filmleri de artık ne çok eksik ne de çok fazla, olması gerektiği kadar, olması gerektiği gibi “Saf porno”…
Amber Waves son bir çırpınışla gece kurslarına yazılıyor. Patenci kız 11 Nisan 1983’de araştırma gezisi denen Limuzinli bir porno çekiminde okuduğu okuldan bir genç erkek tarafından becerilirken hayatının travmasını yaşıyor ve o da son bir umutla Amber’ın izinden gidip hiç olmazsa bir lise diploması almak istiyor. Buck partide tanıştığı Becky ile evleniyor. Harika, çikolata gibi bir bebekleri oluyor ve bir de hayallerindeki gibi bir stereo mağazaları. Küçük Bill yağlıboya bir portresi ile bu büyük aileyi bırakmıyor. Maurice sonunda yolunu buluyor, Horner filmlerinin yardımcı aktörlüğünden kendi kulübünün işletmeciliğine yatay bir geçiş yaparak. Ve Dirk’ ün partneri, arkadaşı Reed Rothchild rolünde John C. Reilly. Dirk kötüye giderken o da onunla birlike sürükleniyor. Ama sonunda o da yırtıyor ve erotik içerikli özel gösterilerin bir numaralı sihirbazı oluyor. Evet eski büyük aile arada kayıplar olsa da, her şey eskiden olduğundan çok farklı olsa da bir gün yeniden bir araya geliyor, tıpkı eski güzel günlerdeki gibi…
Akılda kalan pek çok sahnesiyle de gözalıcı bir dönem filmi ve sinema eseri Boogie Nights. Lawrence Gordon ve Paul Thomas Anderson yapımcılığında sağlam hikaye ve bir başyapıtın yönetimi Paul Thomas Anderson’ a, dönemleri bu kadar inandırıcı yaşatabilen prodüksiyon tasarımı Bob Zembicki’ ye, gerçekçi sinematografi Robert Elswitt’ e, dönemleri birebir yansıtan kostümler Mark Bridges’a, Müzikse Michael Penn’ e ait. Ayrıca filmin soundtracki de Best of my life, Jungle Fever, You Sexy Thing ve 99Luftballoons gibi harika yetmişler ve seksenler şarkılarıyla süslü…
Boogie Nights…Paul Thomas Anderson’ ın ilk filmi… Bir dönem filmi… Mutlaka az-çok bilinen, az-çok izlenen ama yeri geldiğinde çokca tukaka edilen, bugün bile kabul görmese de, bir sinemasal türün, bir gerçeğin filmi aynı zamanda Boogie Nights.
Kolay yoldan para kazanma hayallerinin bedeline razı olduktan sonra nasıl da kolayca gerçeğe dönüştüğünü, bir sektörün perde arkası dramlarını, oralarda işlerin aslında nasıl yürüdüğünü, o dünyayı vareden insanların da aslında bizler gibi birer insan olduklarını, o sihirli dünyanın seksenler ve video ile nasıl yıkıldığını karamizahtan sağlam dramlara dek ibret verici insanlık durumlarıyla anlatan “Goodfellas” tadında bir Paul Thomas Anderson başyapıtı Boogie Nights…