toplam 50 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | matriarch |
| tuttum | beetlejuice999 |
| tuttum | ansha |
| tuttum | craxmaster55 |
| tuttum | tenebristpoetess |
| tuttum | omen666 |
| tuttum | linger |
| tuttum | kaplangozu |
| tuttum | thecrowfun |
| tuttum | qwrsim49 |
| tuttum | delibozgundoludizgin |
| tuttum | bettybluees |
| tuttum | werenox |
| tuttum | moodyy |
| tuttum | illegalstar |
| tuttum | meineliza |
| tuttum | sibiryadaterleyen |
| tuttum | Muraty34 |
| tuttum | adnikrafninekilhet |
| tuttum | kurabiye burger |
~47 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »
hepimiz bir borderline değiliz. tanının konması ,uzamnlık gerektirir.
Nedir?
Borderline kişilik genelde çocuklukta yaşanılan önemli bir kayıp, anne-baba ile olan bağın dengesiz olması, travma, kötü muamele yada duygusal olarak yoksun kalmak gibi tecrübelere dayanmaktadır. Oldukça yaygın görülen bir hastalıktır, toplumun yüzde 2 yada 3 ünün sahip olduğu tahmin edilmektedir.
Eğer Borderline Kişilik Bozukluğunuz varsa, sürekli olarak terkedilme duygusunun yarattığı panik ile mücadele ediyorsunuz demektir. Genel olarak davranışlarınız değişken ve ani hareketlerden oluşur. Duygularınız sürekli değişir, insanlarla olan ilişkileriniz ise yoğun ve fırtınalıdır.
Büyük ihtimalle, değer verdiğiniz insanlara tutunmak için çılgınca bir çaba sarfederken bir yandan da kaybetme korkusundan kaçınmak için önemsizleştirmeye çalışırsınız. Yalnızlık duygularını uzaklaştırmak için çevrenizi insanlar ile doldurursunuz, hatta sevmediğiniz yada anlaşamadığınız insanları bile kabul edersiniz. İnsanlar ile olan ilişkilerinizde strese yol açan olaylar, örneğin maddi zorluklar, ilişkide yaşanan problemler vs genelde hastalığı daha da kötüleştirir.
Borderline kişiliğe sahip kişilerin kendine güven duyguları çok kırılgan olduğu için insanlar tarafından kabul edilmeye yada reddedilmeye karşı aşırı derecede hassastırlar. Eğer bu hastalığa sahipseniz, bir ilişkiniz olsa bile kendinizi dışlanmış ve yalnız hissedersiniz. Olası bir kayıp, ayrılık yada terkedilme ihtimali karşısında kendinizi tehdit altında hissederseniz ve genelde hiddet, aşırı öfke, aşağılama yada sözlü saldırılar ile tepki verirsiniz. Borderline kişiliğe sahip insanların duygularını kontrol etmekte zorlandıkları yaygın olarak bilinmektedir. Ayrıca bazı durumlarda yalnızlık ve terkedilmişlik duygularından kurtulmak için alkol, uyuşturucu, yeme bozuklukları, kendine zarar vermek yada intihara teşebbüs etmek gibi davranışlar görülebilir
özellikler
rahatsızlığın asal özelliği karşılıklı birebir ilişkilerde, kendilik algısı (kendine bakış , kendini kabul ediş ve kendini sergileyiş) ve duygulanımda tutarsızlık ile ilişkileri etkileyebilen ani hesapsız davranışlardır.
bu kişilerde sürekli bir ayrılık ve reddedilme fikri yaşandığı için bu gibi bir durumun izlenimi edinildiğinde duygulanım, kendilik hissi ve davranışlarda önemli farklılıklar yaşanır. ayrılık ya da planlananların oluşmaması durumlarında yoğun öfke ve diğer belirtiler yaşanır. yalnız başlarına olmaya dayanamaz ve birilerinin varlığına gereksinim duyarlar. bu yalnızlığı önlemek için intihara yeltenebilirler.
birebir ilişkilerinde özellikle karşı cinsten kişilere sürekli bağlanma, onları bir eski yunan tanrısı ya da tanrıçası gibi görüp yüceltirler. ilişkilerine çok büyük iddia ve hedeflerle başlar, gerektiğinden fazla özel hayatlarını paylaşır, karşılığında aynısını beklediklerinden düş kırıklığına uğrarlar. bu kez onları daha önce oturttukları tahtlarından indirip gözlerinden düşürürler. bu nedenle arkadaşlıkları gelip geçici ve fırtınalı bir seyir izler.
hedefleri, inandıkları değerler, arkadaş yapıları, cinsel eğilimleri, benimsedikleri görüşler, mesleki heves ve amaçları değişkendir.
devamlı olarak kendilerini boşlukta hissettikleri için uğraşıp, oyalanacak bir şeyler arıyor gibidirler. karşı taraftan beklediklerini bulamadıklarında öfkelerini sergiler, sonrasında bundan dolayı suçluluk, pişmanlık, utanç duyguları yaşar ve kendilerini değersiz, zayıf, kötü hissederler.
yoğun stresli dönemlerde halüsinasyon denilen varolmayan ses,görüntü vs. gibi algılar, kendi vücuduna ve çevreye yabancılaşma görülebilmektedir.
kendilerine ya da çevreye yabancılaşma yaşayabilirler. kişisel ilişkilerinden ziyade kendilerini terketmeyeceklerini ve gerekli karşılığı alabileceklerini düşündükleri sanal şeyler, cansız nesneler ya da hayvanlar üzerinden doyum sağlamaya çalışıp, kendilerine güvenli bir liman oluşturabilirler.
eğitim ve evlilik hayatları fırtınalı bir denizde filikayla yolculuk gibidir. ayrılık, boşanma ve tekrar bir araya gelmeler görülebilir.
toplumda görülme oranı
genel nüfus içinde % 2-3 oranında görülmektedir. araştırmalara göre hastanede yatanlar arasında %19 ; ayaktan tedaviyi sürdürenler arasında % 11 oranında olduğu gözlenmiştir.
rahatsızlığın cinsiyet-kalıtım özellikleri
toplum geneli ile karşılaştırıldığında rahatsızlık gösterenlerin 1. derece yakınlarında beş kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır. ailede madde bağımlılığı ,antisosyal kişilik bozukluğu ve depresif bozukluklara karşı da daha yüksek bir risk vardır.
rahatsızlığın oluş sebepleri
rahatsızlıktaki merkezi serotonin işlevindeki azalmanın öfkeli ve dürtüsel davranışlarla ilişkili olabileceği düşünülmüştür.
bir başka görüşe göre de çocuk gelişmesinde 1,5-2,5 yaş arası dönemde çocuğun ayrılma ve kendi başına davranışlar sergileyebilme çabalarına annelerinden gelen cezalandırıcı tavırların şiddetli ayrılık korkularına yol açtığı öne sürülmüştür.
gene benzer bir görüşe göre çocuk-ebeveyn ilişkisinin erken dönemlerindeki bozukluklar, çocuğun yeterli dikkate alınmayıp, hislerini ve davranışlarını gözardı etmek çocukta uygun, olumlu ve sabit bir benlik hissi oluşmasını önleyecek, sürekli desteğe gereksinim duyacaktır. ailede duygusal paylaşımın olmaması, aile içi yoğun çatışmalar, küçük yaşlarda ana-baba kaybı, ayrılığı, çocuğun yaşadığı fiziksel ve cinsel tacizler rahatsızlığa eğilim oluşturur.
ailesel özellikleri
bu kişilerin ailelerinde erken dönemde ebeveyn kaybı, travmatik ayrılmalar ya da her ikisi yüksek oranda bulunmaktadır. genellikle her iki ebeveynde de belirgin bir şekilde psikiyatrik sorun vardır. annelerde karasızlık ve depresyon gözlenirken; babalar ya meydanda yoktur ya da karakter itibariyle yoktur ya da bozuktur. aileler saldırgan davranışlar, alkolizm, fiziksel ya da cinsel tacizler (ki bunlar hastaya da uygulanmıştır) nedeniyle yıpranmış veya parçalanmıştır. rahatsızlık boşanmış ya da evlatlık verilmiş ailelerde daha fazla saptanmıştır.
hastalığın süreci
rahatsızlık gençlik dönemi öncesinde konuya dikkat verememe, öğrenme güçlükleri ve toplumsal çekilme, sosyal ortamlardan soğukluk ile kendini göstermektedir. gençlik döneminde tüm yakınmalar başlamakta, yarı sayıda vaka ise 40'larından sonra düzenli bir çevre ve iş hayatına kavuşabilmektedir. bununla birlikte çoğu eğitimini tamamlayamamakta, işlerini kaybedip, evliliklerini ya da birlikteliklerini sürdürememektedir. rahatsızlıkta intihar tehditleri önemsenmelidir. bu grup hastalarda % 8-10 oranında intihar sonucu ölüm görülmektedir.
tedavi
bu kişiler uzun süreli bireysel psikoterapiden faydalanırlar. bireysel terapide bilişsel- davranışçı terapi yanında duygulanım dalgalanmaları ve ani dürtüsel davranışlar için ilaç tedavileri uygulanabilmekte, intihar eğiliminin olduğu yoğun gerilim dönemlerinde kısa süreli hastanede yataklı tedavi uygun olmaktadır. kişiler grup terapisinden faydalanabilmektedirler.
yazdıklarindan, sözcüklerinden, gözlerinden yaratıcılık fışkırır. bu nedenle yazarlar. yazmak onlar icin bir kuraldır. muhteşem şeyler yazabilirler.
yazdıklari olağanüstü metinlerden nefret etmeleri içinse cok kisa bir zaman yeterlidir.
yaşamlarinda hicbir nesne kalici degildir, asil sorun da buradadir zaten. ilişkileri süreğen olarak tutarsizdir.
karşi cinsle temel ilişki kurma bicimleri yardim arayışı ile olur. karşıdaki insanı kör bir şekilde idealize ederler. karşidaki kişi de kör bir şekilde bundan keyif alir ve bu yalancı idealizasyonu yaşar.
yaşadiklari bütün acılar gerçektir, tek bir farkla : içsel bir karşıliği-tasarımı (reprezentasyonu) yoktur.
anlıktır. telegrafiktir.
bir flaş spotunun patlama suresinde hisseder, ve eyleme gecerler.
hicbiri üstinsan degildir. yalnizca sahip olduklari olağanüstü yaraticilik nedeniyle de, yaptiklari tutarsizliklara insani sevgi ilişkilerinin belirledigi kurallara gore ozel bir tolerans gormeyi hakettiklerini soylemek saflık olur.
borderline kisilik bozuklugu, gecikmiş bir sorunlu ergenligin "şiddet", "bağımlılık" ve "kendine zarar verme" ile komplike olmuş bir türünden başka birşey değildir.
ne kadar zaman alacağı kişiden kişiye değişmekle beraber zaman icerisinde kendiliginden duzelir...
madde bagimliligi vs. ile veya durtusel intihar girişimleriyle bu dünyadan göçüp gitmezlerse
gerçek bi borderline vakası,doktorundan bline olduğunu duyduğunda,kendi kendine verebileceği bi cevabı yoksa dr.ye soracağı soru şudur;bu iş sık görülüyor mu insanlarda?evet yanıtını aldığında gene büyük ihtimalle içinden ya da çok kısık sesle 'hasssiktir' çekecektir.çok zordur bi kalıba uymaları.kurallara karşı istem dışı bi antipatileri olduğunu düşünüorum şöyleki, artık kural kitap öğrenme zamanım geldi askere gidiim orada öğrenirim die yola çıkıp aslında hafif ama oranın yasalarına göre ağır suçlar işleyebilir ve akabinde çıkarıldıkları mahkeme karşısında oynadıkları oyun neticesinde ufak cezalarla tehlikeyi bertaraf edebilirler. sürü psikolojisinden nasiplerini almamış olmalarının yegane sebebi varoluşçu taraflarıdır.kendilerinden bulunmaz hint kumaşı yaratmaya çalışırken diğer insanlarla dialoglarında büyük sıkıntı ve çelişkiler yaşarlar,ta ki...genellikle aşırı derecede alkol ya da uyuşturucu düşkünüdürler ya da aşk,sex.insanlara ne bağlı kalabilirler ne de insansız yapabilirler.sıra bağımlılıklarına gelince işin içine direk tehlike ve adrenalin girer,bazı akademisyenlerin zannettiği gibi gösteriş meraklısı yanlarının ağır basmasından çok 'ölüm'kavramını diğer insanlara kıyasla farklı algılamalarına bağlıyorum ben.iki borderline yan yana geldiklerinde yapabileceklerini duymak istemezsiniz.gösterişli görünme ve göşteriş yapma tarafları ayrı.her şeyi orginal kaynağından bilmek istediklerinden bunu yapmaya asla zamanları yetmez,bi çok şeyi yüzeysel geçmek zorunda kalırlar ya da mutlak bi eylemsizliğe çakılıp kalırlar dönem dönem.ama bi bline la hemen her konuda konuşulabilir,bildiklerini yaşadıklarını derinlemesine anlatır,yüzeysel geçtiklerini y a da yaşadıklarını vurgulu cümleler ve kelimeler seçerek kısa geçer,hiç bişey bilmiosa o konu üzerine, sallar.işin gösteriş tarafı, bu veya bakşa yollarla karşısındaki insanın kendine hayran olmasını sağlamaktır.normal koşullarda koyu renk gözlülerin gözleri donuk olur,açık renk gözlere ise kırmızı bulaşmıştır.tipleri ve giyim tarzları orginaldir.en tipik ve bilindik borderline örneği aklıma şu an gelenler içinde seçim yapmam gerekirse w.burroughs dur diebilirm.yapay bi ilacı olduğunu ve olabileceğini sanmıorum,tek ilacı zaman...aşağıda yapılan yorumlarda bi kaç haklı borderline tiksintisi yorum gördüm,pis iş.... ta ki evrimlerini geçirene kadar.evrimini geçirmiş bi borderline la karşılaşmak istemezdim anlayabileceğimi sanmıorum çünkü borderline mı ne ayak,ne dikilio bu kadın karşımda avuçlarının arasında bi alev topuyla.
Borderline'ların diğer en belirgin özelliği ise tehlikeli ve çok hızlı araba kullanmalarıdır.
İlaç tedavisiyle fln geçmez. İlaç sadece ortama "uyum" sağlaması için faydalı olur.
Düzelme genelde kendiliğinden 40 yaşından sonra olur.
Psikoterapiste gitmek ise ancak teselli, rahatlama ve içini dökme amacıyla gidilir, başka hiçbir faydası yoktur.
Ayrıca ortamlarda "Ben Borderline'ım lan" diyenler ise ortam yalakasıdır. Bunlar aslında Bud Bundy gibilerdir. Hatun götürmek için her kılığa girip, kendilerine herşeyi yakıştırabilirler günün modasına göre.
her girdiği ortamı kendine hayran bırakır, herkes ona hayrandır, çok çekicidir, erkekle erkek kadınla kadın olur, dosttur ama dinlemez, anlatır ama yorum beklemez, çözer ama belli etmez, aramaz aramaz tam unuttum dersin ben sana aşığım diye gelir ve hayatının birkaç senesini harcadıktan sonra gider çocukluk aşkıyla evlenir....
zor.....
evet sanatçı ruhu olanlarda görülüyo olabilir ama yine de bunu yaşamak çok zor ve üzücü,onun için tedavisi ilaç dışında tabi ya da yaklaşımda izlenecek yol nedir bi öğrensem,kendi kendine ne yapılabilir ya da ne yapmamak en iyisidir bir bilen ya da en iyisi yaşayan birinden öğrenmek lazım sanırım.Bu konuyu ilgi çekmek için kullabilecek durumda olmaksa zaten hastalıklı bir ruh hali değil mi?
ilaçsızda dengeleyebilir kişi kendini. verilen genel yargılar çok genel olmuş. Bu semptomlar her hastada aynı şekilde görülmez genelde birkaçı ağır basar..
sonuçta kaybolmayan bir boşluk içinizde hep oturur durur..
cok eglenceli zeki duyarli en önemlisi sanatcilarin babasidirlar hissederler derinden.biraz ariza olsalar da arada.Hem arizalik kime göre neye göre?
borderline kişiler aslında çok sevilirler. çünkü her zaman anlatacak birşeyleri vardır ve bu onları çok renkli yapar. yanında hiç sıkılmazsın. umutsuz olduklarında ise iyi bir dinleyiciysen onlarda seni çok sever, eşsiz bir dost olursun. ancak sevgilisi olmak zordur. sürekli duyguları çok uçta yaşadıklarından basit olayları büyütüp can sıkıcı olabilirler ve uzaklaştırırlar. sevgilisiz kalınca iyice umutsuz olurlar. sonra bir sevgili bulurlar. tam düzelmişken herşey yine ayrılır ve herşey döngünün başına döner. bu böyle sürüp gider. bazıları bu döngüye dayanamayıp özkıyım yapabilirler. tabi bu çok basit bir örnekti. her uyarana karşı tepkileri uçtadır. heyecanlarını engelleymezler. ben daima sevmişimdir, sizde sevin.
böyle bir kavram ile şu an karşılaşmak çok garip.. dur daha indigoyu sindiremedim ben...