toplam 12 kişi bulundu. 12 adedi gösteriliyor.
| tuttum | yengecblue |
| tuttum | andeosandzak |
| tuttum | HesirE |
| tuttum | bosna |
| tuttum | jaska |
| tuttum | DT MERT |
| tuttum | pastirma |
| tuttum | WATASHI |
| tuttum | PeReZ |
| tuttum | tolgatsd |
| tuttum | sosyokalem |
| tuttum | latron |
~10 ahkam var.
Bir imparatorlugu, beceriksizlikler, ihanetler, hıyanetler, çapsızlıklar, cehaletler, küçük hesaplar yüzünden kaybeden, tasfiye eden biz türkler, bu travmayı telafi edebilmek için, başkaların ı suçlamayı bir hayat felsefesi haline getirdik ve buna çok alıştık. O kadar alıştık ki, gündelik hayatımızdaki istemediğimiz sonuçları bile, hep başkalarının iradesine bağladık. Sonuçta türe kişilikler geliştirdik. Suçtan arınma pahasına başkalarının çizdiği kaderleri izlediğimizi iddia ettiğimizi göremedik.
Bosna sorununda da aynı refleksimiz iş başında. Bu zavallı ülke için dövünmekten başka hiçbir iş yapmıyor ve daima başkalarını suçlayarak ruhlarımızı kurtardıgımızı sanıyoruz, Aslında biz Bosna ile o kadar ilgili değiliz.
Bosna hala orada kanıyor ve biz Kurban bayramında kestiğimiz koyunları bile oraya göndermedik, konu komşu afiyetle yedik. Bosna aslında bizim kurbanımız, bunu artık yüksek sesle söylemenin vakti geldi, geçiyor. Bosna, ilgisizliğimizin kurbanı ve ilgisizlik gönlün kirliliğidir, çevre kirlenmesinden bile daha büyük bir felaket.
/Mehmet Ali Kılıçbay- Bu Dünya'yı Yaşamak isimli kitabından gerçekçi bir kesit.
bide konya da en büyük öğrenci semtine ismini veren ülke
bilge kral'ın ülkesi . ikinci dünya savaşından sonra avrupa'nın gördğü en büyük katliamın sahnelendiği topraklar. şu var ki , bu musibet bosnanın silkinmesine , kendine dönmesine de vesile olmuştur. ve bosnalıların bu musibetten gerekli nasihatı almış oldukları ümidimizdir.
bosna candır , kardeştir, kandır
"İgman dağının eteklerinde İsevi dervişler yaşarmış. Bunlar İncil'de bahsi geçen son peygamberi bekler' lermiş. Bir gün "Vakit tamam, artık gelmiş olmalı" deyip son peygamberi bulmak ümidiyle yalınayak yola koyulmuşlar. Yıllarca yürümüşler. Binlerce kilometre yol katetmişler. Ayakları kana bulanmış. Derken Medîne-i Münevvere'ye varmışlar. Medine'de önlerine çıkan ilk adama "Biz Allah'ın elçisini arıyoruz. Adı Muhammed" demişler. Adam "Ne yazık ki geç kaldınız. Allah'ın elçisi dün öldü" demiş. Dervişler içli içli ağlamaya başlamışlar."Ben Hattab oğlu Ömer" demiş adam. "Elçinin yakınıydım. Buyrun mescide geçelim, biraz soluklanırsınız. Bu arada ben size elçinin getirdiği mesajı anlatırım."
Dervişler teklifi şükranla karşılayıp, Peygamber mescidini kanlı ayaklarıyla kirletemeyeceklerini söylemişler. Bunun üzerine Ömer bin Hattab onlara sarı mesler hediye etmiş. Dervişler mesleri öpüp bağırlarına basmışlar. "Bir Peygamber dostunun hemisafirni ayağımıza süremeyiz" demişler."Siz kimlersiniz?" diye sormuş Ömer bin Hattab.
"Biz Igumanlarız" demiş İgumanlar.
"Geldiğiniz ülkenin adı ne?"
"Geldiğimiz ülkenin adı yok."
" Peki sizin dilinizde yalınayak nasıl denir?"
"Bos.""O halde ülkenizin adı biraz sizin dilinizden, biraz bizim dilimizden BOSNA olsun"Yalın ayağımız."(H.A.Ebuzer)