uffffffffffffff bayılırım
biz de bi adanın şarabına vurulduk lakin aynı zamanda kıtaydı kendisi.demem o ki bozcaada falan hikaye :/
iyi..
ismini çok duyduysam da tek promiline ulaşamadım henüz...
yerinde içileni daha bi makbuldur
talay-semillon beyaz
güzeldir.
kalitesi konusunda bişey demicem de ataol'un yeri çanakkale'de fenerde takılan gençler için ayrıdır.
henüz yerinde deneyemediğim şarap..
ikisi de güzel
hastası,delisi, üşenmeyip şişe şişe taşıyanı olarak;
Corvus - Karga (özellikle ızgara kırmızı et yanında güzel gider)
Talay - Rose (soslu makarnalar ve pizza)
Çamlıbağ -Vasilaki (çipura ile uyumu benim için tartışılmaz) makarna veya köfte ile şarabın tadı kayboluyor.
Talay -Karalahna (sek içmek için de güzeldir, kırmızı etle de tüketilebilir) dibinde kalan az miktarları da et pişirirken kullanabilirsiniz, leziz bir tat katıyor..
aradığınız tat buruk şarap tadı ise kuntra ve merlot tercih edilebilir.
bozcaadanın yerel üzümlerinden olan çavuş ve vasilaki nin şarapları da güzeldir.
Sakızparası, Topuzgücü, Taraklıdeve ve Biricikbordusu şimdilik aklıma gelenler.
Talay(.
nerenin şarabı olursa olsun cebinde parası yoksa, o şamın arabıdır. diyeceğim o ki;hayatında içtiği şarapların yekünü 300 tl yi geçmeyen insanların şaraptan ve kalitesinden bahsetmeye hakkı yoktur. hakkının parası vardır o ayrı. o yüzden hiç kimsenin bozcaadanın şarabı budur ya da şudur demeye hakkı yoktur. hakkı zengindir, gider italya da şarap tadar, fransada tadar o ayrı. ama bozcaada şarabı başka. laf meclisin içine. geçen hafta bir restoranto lokantasında şef müdürlük yapıyorum, kancıdın biri şarabı bozuk diye geri gönderdi. kit karson gitti yenisini aldı getirdi. kancın"bu da bozuk" dedi. ben de dışarıdan pek hakim değilim mevzuya. hasbel kader bu şarap kaç lira ki dedim. abi dört milyonluk dedi. ya usta dedim dört tllik şarap zaten yüzde sekseni vergi yaklaşık bir telelik teletabi şarabı bu ne ukalalık yapılmakta dedim sede. amcalar ve ablalar sanki kırk yıllık degustatör edasıyla fransız şansölyesi havası ve gazıyla bozcaada şarapçılarına lanet okudular. kıçlarına tüm dünyanın şarap mantarları giresiceler. daha da içmem bozcaaada şarabı.
Hangi şaraptan alırsanız alın kalede denize bakan bir gedikte mehtaba karşı dewirin başka bişi demiom:)
içmek için bozcadaya giritten atinadan gelenler var
atraksyonunu anlamadım hiç bizaman: şarap kültürüne cahilim sanırsam..
fabrikaların orasıda pis kokar zaten: camları kapayıp geçeriz önünden
q, aq
:ğ
Eğer Corvus şarapları ile ilgileniyorsanız ve Corvus grubumuza üye olmak isterseniz, aşağıdaki linkten üye olabilirsiniz...
http://corvus.sosyomat.com/
kara lahanaydı sanırım benim içtiğim sallamış olabilirim...kordonda aldık şarap kadehlerini yanlız kalalım modundayız yer yer romantik bile sayılabiliriz :) amcanın biri geldi (ki kendisinin deli olduğunu 3 saniye içinde yarattığı derin sohbetten anladık).."buraları bırakıp güneş gözlüğünü takıp alsancağın ara sokaklarında gitar çalıp şarkı söylemek istiyorum çakmak 50kuruş, ikisi 1 lira olur sana" dedi :) akabinde kordonun vazgeçilmezi gül satan kılapçı gençliğin bir üyesi teşrif etti: "abi al ağlarım bak sonra" diyip gülü üstüme fırlatmak suretiyle böörmeye başladı..
bu renkli simaların bozcaada şarabının kokusuna geldiklerini umarak içmemeyi tercih edeceğim sanırım..
troya ve karalahna güzeldir,ama çok pahalı çeşitlerde var içmediğim için bilemicem onları,fabrikasını gezdiğimizde fıçıdan tattırmışlardı,daha üzüm suyuydu henüz..
8 litre kırmızı 10 ytl'ye alınır,shot yapılır;belki sonra vahidin yeri'ne gidilir.
ada şarabı güzeldir.
kalitesi gitgide yükselen çocuklugumdan beri vazgecemediğim közde patates ve ada şarabıyla kış gecelerini sıcacık gecirirdimm şifaa yapamıorus artık bu keyifleri