1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

breakfast at tiffanys ile ilgiliyim diyenler

toplam 68 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


breakfast at tiffanys hakkında breakfast at tiffanys

~33 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    güzel şarkı...

    djoz   11 Ağustos 2008 20:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ayrıca bkz:

    tevrenus   11 Ağustos 2008 19:45   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ben de bulamamıştım yaa saolsun tee italyalardan bi arkadaşım gönderdi hediye olaraktan hatta bununla da kalmadı bi de Roman Holiday'i yolladı arkası sıra,çok saolsun pek şekerce :u

    Elizabeth Doolittle (My Fair Lady)'ı da vaktiyle trt2'de izlemiştim,Funny Face'i de Business Channel verdi,şayet izlemediysen Funny Face'i de ısrarla tavsiye ederim mattacım

    felinegirl   30 Nisan 2008 11:18   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    mattacım gel bana birlikte izleyelim :)

    felinegirl   30 Nisan 2008 11:06   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    kedisinin adı olmamasından zaten hatunun ruh hali belli... bende var dvd de... olmayanlara nispet ahahha :P

    daksil   30 Nisan 2008 11:06   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    i see you, the only one who knew me
    but now your eyes see through me
    i guess i was wrong!!!!!!!

    sickestrose   29 Şubat 2008 10:35   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yüzlerce kere izlenecek film, givenchy hayranlığımı katlar da katlar. miss golightly idolsünüz bayan..

    Winehouse   29 Şubat 2008 10:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    en sevdiğim filmlerden biridir
    audrey hepburn'e çok özeniyorum-itiraf ediyorum :S

    Kylie K   20 Şubat 2008 16:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    And I said what about Breakfast at Tiffany's ?
    She said,
    And as I recall, I think, we both kinda liked it .
    And I said, "Well, that's the one thing we've got."

    pinkcookie   12 Şubat 2008 01:36   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    i think i remember the film.

    jitterbug rag   30 Ocak 2008 07:49   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    moon river

    wizardOfOz   28 Ocak 2008 22:57   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    'i hate when things are over
    when so much is left undone'

    ivich   18 Eylül 2007 20:25   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    favori filmim.

    impic   13 Şubat 2007 13:50   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bak ben bunu şarkı sanıyordum.. filmide bulup izleyeceğiz demek ki..

    Turanbar   25 Ocak 2007 12:14   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    opss superdı:)

    melek prenses   24 Ocak 2007 09:51   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    moon river !

    bacchante   09 Ocak 2007 14:38   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Audrey Hepburn nun ne kadar tatlı ne kadar şirin ne kadar taşşş gibi hatun olduğunu farkettiğim film.
    Ayrıca film mükemmeldi =)
    Hepbrun daha mukemmel

    bLackie   22 Aralık 2006 15:01   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    filmi romanından farklı biten, ikisi de ayrı hoşlukta olan yapıt(lar)

    solaries   22 Aralık 2006 14:59   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    tatlı film vede güzel klibi olan bi şarkımızdır kendisi :D

    Easychaos   22 Aralık 2006 13:25   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Amerikan modern edebiyatı ve de Amerikan Kültürünün yüzaklarından olan Truman Capote romanından beyazperdeye uyarlanan belki de en klas romantik komedi...

    Bence film aslında romantik komedi klişesiyle nitelendirilebilecek gibi değil. Hayatlarına devam edebilmek için, zorunlu olarak bazı bedeller ödemek durumunda kalan iki genç New York’ lunun altmışlar Manhattan fonunda kesişen yollarını anlatan romantik, komik ama çokca da hüzünlü öyküsüdür Breakfast At Tiffany’s. Holy Golightly zengin koca umuduyla partilerde boy gösterirken, yetenekli ve genç yazar Paul Varjack ise yazar olabilmek için jigololuk yapar....

    Film basit ve karakterler de günümüz romantik komedilerinde rastlayabileceğimiz kadar tanıdık gelse de bu filmlerle Breakfast At Tiffany’s arasındaki temel fark, günümüz romantik komedilerinin hemen tüketilecek kadar sığ oluşuna karşın Breakfast At Tifany’s defalarca izlenebilecek kadar zengin bir edebi ve görsel malzemeyle dolu oluşudur
    ve barındırdığı o karşı konulamaz sinemasal cazibeyle, her defasında yine keyifle izlenen bir modern klasiktir....
    Holy Golightly aslında Truman Capote’ dir. Capote kendisini başrole yerleştirmiş, fakat böyle bir aşkı o zamanın toplum kuralları içinde kimse kabul etmez ve kitap bir fiyasko olur diye Golightly, son anda yapılan bir manevra ile Miss.Golightly olmuştur diye okumuştum bir zamanlar biryerlerde...
    Olabilir, belki de Holy Golightly gerçekten de Mr. Capote’ dir, kimbilir?...

    "How do I look?"
    Filmin en bilindik repliklerindendir ve yanıtı tabii ki, “Muhteşemsiniz Miss. Hepburn” olmalıdır. Evet, filmde kullanılan tüm kostümler tüm zamanların zerafet ve klas sembolü modacısı Hubert De Givenchy’nin klas ve zarif tasarımları olup, bu yönüyle de Hollywood’da bir Audrey Hepburn stilini başlatan filmdir Breakfast At Tiffany’s...

    Holy Golightly filmin bir sahnesinde balkonda elinde gitarla bir şarkı söyler, şarkının adı “Moonriver” dır. Moonriver bu film için yazılmış ve ilk kez bu filmde yorumlanmıştır. Hatta Paramount tarafından tutmaz diye filmden çıkarılmak istenen fakat, Audrey Hepburn’ ün karşı gelerek diretmesiyle filmde kendine yer bulabilen Moonriver, o yılki Oscarlarda en iyi tema şarkısı dalında Oscar kazanmıştır...ve daha sonra Frank Sinatra’dan günümüze yüzlerce yorumcu tarafından seslendirilerek bir klasik olmuştur...
    Ayrıca filmin finali de yıllar sonra bizi ziyaret etmiştir; Steven Spielberg’ in Minority Report’ undaki alışveriş merkezinde geçen sahne Breakfast At Tiffany’s e selam gönderir uzaktan... Tom Cruise ve Samantha Morton birbirlerine sarılarak yürürlerken fonda yağmur ve Moonriver vardır, aynen Breakfast At Tiffany’s de olduğu gibi...Yalnız bir farkla, Tiffany’nin finali her zaman daha anlamlı, yürek yakıcı fakat mutlu bir finaldir..

    Google’ da da Audrey hepburn resmi aramaya kalksanız, karşınıza çoğunlukla Breakfast At Tiffany’s deki zarif ve kırılgan Miss. Holy Golightly resimleri gelir...Hepburn daha sonra çoğunlukla Miss. Golightly olarak hafızalarda yer edecektir..Ayrıca ilk defa bir film bir marka ile yanyana gelmiş ve bu beraberlikten dünyaca ünlü Tiffany&Co. Şirketi çok ama çok kazançlı çıkmış, filmle birlikte ünü tüm dünyaya yayılmış ve daha da bilinir olmuştur. Bugünlerde Sel yayıncılık, Truman Capote’nin tüm öykülerini biraraya getirdi ve bir kitap olarak piyasaya çıkardı..Sel yayıncılık bu kitaptan önce de Soğukkanlılıkla (In Cold Blood) ve Tiffany’de Kahvaltı’yı (Breakfast At Tiffany’s) Türkiye’de bizlerin beğenisine sundu...

    Tüm zamanların en zarif ve güzel kadını seçilen muhteşem bir oyuncu, çok iyi bir senaryo ve bir o kadar da iyi bir yöetmenden tazeliğiyle yıllara meydan okuyan, içerdiği çoğu romantik ve kimi hüzünlü anlarıyla da bazılarımız için çok da özel olabilecek bir modern klasik....
    Rüya: "...Bir sabah Tiffany’de kahvaltı, Miss.Golightly ile... Neden olmasın?... keşke!"

    Burtonesk   12 Kasım 2006 01:44   aferim     (5 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :rohhan

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.