toplam 1 kişi bulundu. 1 adedi gösteriliyor.
~1 ahkam var.
BU DAYIMA AZ GELİR
Duydum ki, iflas etmiş yeğenim Serkan.
Akraba olmak kolay mı? koştuk hemen;
“Nasıl oldu anlat sebebini , olalım derman,”
“Az bir maddi kayıp, kesilmez ümit Allah’tan .“
Eşi, dostu, çevresi koştular hemen yardıma,
Biz kale gibi arkandayız, sakın kıyma canına.
Herkes elinden ne geldiyse yaptılar şanına.
“Varımız yoğumuz helal olsun dediler Serkan’a.”
Serkan benim yeğenimdir, ben de onun dayısı.
Ankara Ulus’ta kuyumculuktu ekmek kapısı.
Abdestli namazlıydı yeğenim, yoktu gayrısı,
Ama gözünü hırs bürümüş, kötüymüş sevdası.
Yeğenim Serkan’ın kılavuzu eniştesi Martin’dir.
Vicdan, merhamet arama kendisi sözde mafyadır.
Çıkar ve menfaat için adam harcamaya bayılır.
İşte bu da bizim eniştemiz akrabadan sayılır.
Enişte kayın oturdular bir senaryo yazdılar.
Kimler yok ki, bu senaryoda; ağabeyler, dayılar.
Borçlu şirketi devrederek işe benden başladılar,
BU DAYIMA AZ GELİR diye iki de çek imzalattılar.
Bir dayı daha vardı ki ona evini sattıramadılar.
Ama ağabeyi oyuna getirip, senetleri imzalattılar.
Son giderayak bir bilseniz kimlere kazık attılar.
Eş, dost, akraba, demediler, acımadan yaktılar.
Zamanı gelmiş, yeğenim Serkan edecek firar;
Dükkana ödünç alınan altında kılmışlar karar,
Memleketi terk ettiği gece dükkana dalmışlar,
Dükkanın kalanını, o gece paylaşmış akbabalar.
Dükkanın bir postu kaldı, borçlarına mukabil,
“Dayı satınca biz öderiz borçları, sen olma sefil.”
Sonradan kurulan paravan şirket bu işe dahil
Eniştenin eli orda da var, biz kaldık yine gafil.
Çare olur diye bekledik, dört gözle hacı yolunu ,
Vicdansızmış bu hacı, bulamadık umduğumuzu,
Bu öyle bir dert ki, hastanede aldık soluğumuzu,
Yüce Mevla’m hayırlara tebdil eylesin sonumuzu