siz daha yazmayın.. sene sonunda görücem ben sizi..
göğe direk oluyor ama, eskiden füze yoktu artık var...
eveet... ikinci kompozisyonumuz yine çok güzide bir atamızın sözünden yola çıkılarak yazılacak efem...şöyle ki ;
"göğe direk denize kapak olmaz"
başlayabilirsiniz, kağıtlarınızın arkasını da kullanabilirsiniz.. adınızı yazmayı da unutmayın.
başarılar..
arkadaşlar kompozisyon nerde kompozisyon!
adamın teki rakı mezesi diye canım dolmayı somona sarmış. tartışmayınız, kaçışınız.
yemeği kimin yaptığına bağlı. mesela mengüzar yaptıysa korkun, aç kalabilirsiniz. culdesac yaptıysa korkun aç kaldık demektir. plumprune yaptıysa korkmayın hepimize yeter :)
Giriş Yemek insanların yaşamlarını sürdürmek için gerekli olan bir tür ihtiyaçtır.
Gelişme iki türlü insan vardır biri aç biri tok.Eğer aç olanlar herhangi bir ortamda birleşip yemek eylemini gerçekleştiriyorlarsa ortamda bulunan tok insanlara da nezaketen buyrun burdan yiyin derler.Tok olduğunu zanneden şahıs kibarlık olsun diye yok afiyet olsun demeye çalışır kekeler biraz.Ama bir yandan ağzı dolu olarak tok oldupu sanılana laf yetiştiren aç ısrarlarına devam eder ve tok olduğu iddia edilen şahıs sofraya geçer ne var ne yoksa yer.İşte atalarımız (!) bir yerim diyenden bir de yemem diyenden kork demişledir.
Sonuç Uzun lafın kısası bir yerim bir de yemem diyenden korkunuz.Uzak durunuz...
Not: Gelişme bölümünde yerim diyen insana değinmediğimin farkındayım...
bkz:etiketi gözüyle okumamak
hehe
giriş : ne
gelişme: korkak bir nesil
sonuç: olup çıktık...
makarnayı filan bırakın. valla ben bir zeytinyağlı yaprak sarması yaparım. hepsi parmak gibi olur, içindeki tüm pirinçler sağ a bakar. henüz takdir etmeyen görülmemiştir.(nasıl yazdım belli değil)
sayın fragile,
hamaböceği, fare kızartmasının sosu olarak daha iyi oluyor. ama gerçekten korkunç bir yiyecek bu.
sayın benbilmem.,
pirinçler neden hep sağa bakıyorlar?
solda korktuklar bişey mi var?
bir de kuskus makarna var.. o nasıl adsa...
ama düdük makarna parmakla alınabilemesi açısından çok eğlendirici bir makarnadır da aynı zamanda..tek tek parmağını takar alır yersin..
acılı sosların yeri ayrıdır. ancak geçen günlerin birinde ayıptır söylemesi limonlu soslu yemiştim makarnayı, hiç korkmadım.
yerken öterse yine iyi, yedikten sonra da ötüyor bazısı. kabus gibi. uyurken insanın karnında düdük çalan küçük canlılar varmış gibi oluyor. eyvaheyvah.
e sos da hayatın cilvesi işte.. zamanını ve emeği alır insanın ama karşılığında çok şey verir.. sabırlı olmalı insan..
acılarla yoğrulur sos dediğin.. ama sonunda yerken mutluluk getirir...ehe eheh..
sevgili dirmit,
mektubunuzu okudum ve müstefid oldum. sağolunuz.
ben henüz çocukken bir öğrenci evine makarna yemeğe davet edilmiştim. ev sahibi olan muhterem bana içinden yabancı cisimler çıkarsa onu bu evin pesiyalitesi olarak düşünmemi salık vermişti.
makarna yapıveriririz olur biter, ona ne şüphe ama bir de sos durumu var ki, yapınca olup bitivermiyor.
sağlıcakla kalınız.
sevgili bonnyamon,
kelebek makarna da çok korkutucu, yerken ya uçmaya başlarlarsa diye düşünüyor insan...
sevgili asymptot,
makarna yicez tabii.. makarna yemeden olmaz.. hatta makarna günleri düzenlicez..
ancak makarna yerken korkularımızı bir yana bırakmalıyız. herşeyden önce makarna yemeye başlarken içimizden "allam ya bu canım yemeğin içinden saç çıkarsa ve ben bir yemeğin içinden saç çıkınca aynı yemek çeşidini başka başka kişiler başka zamanlarda da yapmış olsa bir süre hiç yiyemem korkusunu içimizden atıcaz.. yoksa eziyet haline dönüşür yaşamak. bu başka korkular için de geçerlidir. korktuğumuzun başına gelmesinden asla korkmamalıyız.. yokşa yaşamak çok zorlaşır.. mutlu olmak hep "her şey iyi olacak" diye düşünmek varken neden kendimizi korkularımıza mahkum edelim değil mi...değil mi..
sonuç olarak, makarnadan korkmamalıyız, sevmeliyiz makarnayı, korkuyorsak endişleneiyorsak, sinirli isek makarna yemeliyiz ki iyileşelim, zira makarna insanı sakinleştirir. hem de beraber makarna yemek birbirimizi daha çok sevmemize yol açar. samimi ortamların yemeğidir makarna. ne yemek yapsak'a çaredir. aman makarna yapıveririz olur biter deriz. her şeyi hallederiz makarna yaparak. hayata da böyle bakmalıyız işte değil mi, "aman bir makarna yapıveririz olur biter, dert etme" dercesine.. yeter ki el ele verelim.. değil mi.. değil mi...
makarnalı günler dilerim....
allahım ya yerlerse.. ya yerlerse.. yiyeceklerse ya! çok kormaya başladım ben!
bence nerede ve ne zaman yerim ya da yemem diyeceğimiz çok önemli. mesela örneğin, bi misafirliğe gittiğimizde hemen yerim diye atlamamalıyız. önce yemicekmiş gibi davranmalıyız nezaketen. tokmuş gibi yapmalıyız. insanlar bizden yediğimiz zaman mı yemediğimiz zaman mı korkması gerektiğini anlayamamalı bir süre. herkes evinini önünü yerse dünya daha güzel olur.