david bowie hayranlarına..
müthiş bir film..
zac ve abisi yani insanı şaşı ediyorlar azizim...
Toplumun dayattığı kilişeler yüzünden yada kendi kişiliğimizle bağdaşmadığı için, sadece kendisi olmak isteyen sevdiklerimizle aramıza ördüğümüz duvarları;o duvarların yıkılması gerektiğini zaten örülmesinin ne kadar zahmetli bir iş olduğunu en güzel biçimde anlatan sımsıcacık bir aile filmi.
Buram buram ergenlik,kişilik sorunu, aile bağları kokan harika görüntülerle bezenmiş; oyuncularının başarısıyla, her yıl noelde söylenen şarkısıyla,karakter çatışmalarıyla,çelişkileriyle,alıp götüren müzikleriyle, kara mizahıyla, sıradışı konusuyla, kostüm- mekan seçimiyle sanki bir gerçeklikten çıkmış gelmiş önümüzde akıp gidiyor.
Bir başyapıt,tekrar tekrar izlenesi film.
filmde calinan sarkilarin telif haklari icin 600.000 $ odenmis
Kanada yapimi, yani fransa ve isvicrede hakim olan fransizcayi biliyorsaniz, asla anlayamayacaginiz bir tur fransizca hakim filme.
Siradan bir ailenin olagandisi hikayesini oldukca basarili hatta bana gore etkileyici sekilde anlatan, ilk basta dikkatinizi hmm bu muzikleri kullanan film de neyin nesiymis diye ilginizi cekebilen film. Turuncu fonlu ve zac'in david bowie yildirimiyla yer aldigi afisten daha cekici bir afisle gosterime girseydi hakkinda bilgi sahibi olmayan insanlari da belki giseye cekerdi, cunku o berbat afis filmi kesinlikle anlatmiyor ya da filme dair ipucu vermiyor.
Filmden pek cok sekans vardir goz onune tekrar tekrar gelebilen, simsek gibi beyinde cakan, ama bir kare vardir ki, uff, Marc-André Grondin in ergen guzelligiyle yatagindan kalktigi anda shine on you crazy diamond o sahneye en guzel uyabilecek bolumunden girer.
Bir de odami zac'inki gibi boyamaya, bastan sona dark side of the moon prizmasi cizip renklendirmeye gonullu ve yetenekli insanlar ariyorum
Sadece "Marc Andre Grondin" için,sesi kısıp hiç duymayacağım bir şekilde bil izleyebilirim bu filmi.
Ah o motorsikletten indiğinde,arkaya doğru attığı bakış.
evett
çok güzel izlenesi bi film=)
babayla küçük zac patates kızartmasına yaptıkları küçük yolculuktan sonra arabayla giderken zac'ın arabanın camından başını çıkarması ve rüzgarı hissetmesi...arkada arabanın teybinde çalan emmenez moi.sıcak tebessümler...60ları 70 leri 80leri yaşatan bir film..
dehşet ötesi!
mutlaka izleyin
beklediğimin çok çok ötesinde çıkan film oldu..kurgu,senaryo,müzik hepsi harika..duvardaki pink floyd deseni ağzımı açık bıraktı..bi ton harika sekans olmasına rağmen şimdi aklıma gelenler bisiklet kazası ve çöl sahnesi..kesinlikle izlenmesi gerek bi film..
"tedavi olucaktım..eğer yolu geçebilseydim.."
bir müzik tarihcesi olan film...d.bowie,pink floyd..... soundtrack mükemmel film güzel..
hemen gnarlz barkley geliyo benim aklima artik. cunku bu sarkiyi seviyom.
film versiyonu pek onemliydi bunun ama izlemedim, neydi neydi bilemedim simdi...
Zac ground control to major tom söylerken...
her sahnesiyle süper filmlerden.birde Zac'in babasıyla abisinin düğününde yağmurun altında bir konusması vardır,ayrıca abisinin evleniceği açıklanırken öteki abisinin suratına şarabı döküşü vardır,kendini buluşu vardır,patsy cline vardır,kutsal toplaklarda flört vardır,vardır,vardır.birde patates kızartması vardır.
müzikleri ve sahne geçişleri müthiş olan, her arkadasıma zorla izlettiğim ve benim de defalarca izlediğim keyif veren film
fransız kültürdeki İzmir kısa film gösteriminde birazda uzun kısmında izlediğim film. müzikler kadar konusundana etkilendiğim film. hayatın diretmeleri sağolsun Zac'ın konumuna düşüyoruz zaman zaman üzücü tabi.
jean-marc vallee tarafından 2005'te yönetilmiş muhteşem bir kanada filmi.
marc-andre grondin'e dikkat!!! ;)