1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

cahit zarifoğlu ile ilgiliyim diyenler

toplam 67 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


cahit zarifoğlu hakkında cahit zarifoğlu

~51 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    en sevdiğim şiiri.

    sevgililer yüzüne karşılık geldim
    kaygı bağırdı gözevlerimde

    günlerin yamanan yıldızlar
    "ve üzülen gökkuşaklarıyla
    doluluğundan söz ediliyor
    evlerde çocuklar arşınlanıyor
    ve alkışlanıyor babalar
    ki tütün başında
    ekmek başında kabir başında

    günler yenilenen bir isim
    merdivenleri büyük ağzıyla çıkan meral
    haftada üçer gün üçer hafta
    ince uzun veya kahverengi
    ve gelinlik sabah çatışmasında
    yoğunlaşan yorgun artık ben
    köprü ortasından yarılmış bu ara
    organın ve güneşin salgınlığı
    toprağa gelir gibi oldu an
    başlar ikinci artık

    beygirler uzağa kayıyorlar

    bu arada gelinmeler
    arkadaş yapıtlarına yar koyma
    yöremdeki çimler

    bu arada evimin içinde odaların birbirine düşman durduğu
    ve hastalandıkları
    çalışan yüreklere uzak
    bekardan korkan ev sahiplerinin
    kapılarda kızlık heykelleri
    bu arada insanın yemeğe oturma çelişmesi

    yemekten kalkma çelişmesi
    erkek oluşunuza binaen
    bu arada özel sıkıntılarımızın
    kılıç kuşanmış hali



    kırbaç gibi insanı saran etrafımızda
    kelebek kanatları gözler
    akılda kalan ağızlar
    hatlar
    seviyi yoran alkışlar
    bir şehri paramparça edip
    ortasından yarıp uykuları
    evlerin sahanlıklarına
    misafir odalarına
    lavabonun altındaki dolaba
    çocukların hücumluk yataklarına
    iri erkeklerin şakaklarına
    kadınların çırpınan dudaklarına
    ve kızların sancaklarına sığınan
    ve benim damarlarımda itişen uykulara





















    o içinden marşandizler
    şimşek gibi fırlayan
    şehirde hemen
    hat boyunda ilk tahta evde
    derin yatakta









    Ah Suula Hanim   2 gün önce   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Ay Söylevi
    Cahit Zarifoğlu'na

    Biz bakardık ve sen yürürdün şeyhim
    Sen yürürdün ve dağlar yürürdü
    Öksüz bir kırlangıç olurduk sen görünmeyince
    Sen görünmeyince görmezdik bulutları
    Yağmurları kuşanıp yollarda bahara durmazdık
    Kapının önünde iki büklüm bekler
    Acıyı keşfeden bu çocuk yürekler
    Nasıl selam verilir bilmez
    Ne açar kapıları bilmezdik şeyhim

    Biz sorardık ve sen söylerdin şeyhim
    Sen söylerdin ve gökler söylerdi
    Kırılmış bir ayna olurduk sen konuşmayınca
    Sen konuşmayınca varmazdık denizlere
    Balıkları farkedip Yunusa seslenmezdik
    Denizin altında öylece durur
    Saçlarımıza denizin akşamı vurur
    Çocukları kim ağlatır
    Kim öldürür halkları bilmezdik şeyhim

    MEVLANA İDRİS ZENGİN

    didaktikdeli   2 gün önce   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    'Erken iner güz
    Gider o güzel yolcu
    Yıllarda izi kalır'

    (Avni Doğan)

    yuzbes   18 Ağustos 2008 19:23   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    'en yakışıklı şairimizdin sen cahit axbi..'

    adrien   11 Temmuz 2008 02:39   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    orası bir ADAM.

    ytyilmaz   28 Mart 2008 20:24   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    A. Cahit Zarifoglu'nu en gzel tarif eden cümle ''Sultan'' şiirinden çıkmıştır herhal...

    Şeckin bir kimse değilim İsmimin baş harfleri ''acz'' tutuyor.

    A.Cahit Zarifoglu

    karedeniz   14 Şubat 2008 19:53   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    arif ay onun için şöyle diyor:

    "kur yapmayı severdi..."

    huzunsari   01 Şubat 2008 11:07   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    "aç biilaç üstündeyim etinin" der.

    her sey uzak   02 Ocak 2008 00:10   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    şiirde cinsel içerikli imgeler dindar şairlerde de bu son dönemde kullanılmaya başlandı.örnek olarak ismet özel, cafer keklikçi, cevdet karal vb verebilirim. tabi bu estetize ediliyor; o ayrı. sezai karakoç'ta bu hiç görülmez.
    cahit zarifoğlu da kullananlar arasında. örneğin "çoğalma" başlıklı şiirinde bu açıkça görülür:

    / bir hayvanı ( Boğuyorduk/Yoruyorduk/Ağırlıyorduk) aramızda/

    cahit zarifoğlu'u şöyle der:
    " Benim şiirlerimde hadis-i şerifler, belki âyetler, tasavvuf, menkıbeler, İslamî davranış biçimleri, tavırlar, tepkiler, kabuller, suda erimiş madenler gibi vardır."

    Efendimiz (sav) de cinsel ilşkiyi ifade eden "yormak" kelimesini kullanmıştır.(hadis şimdi aklıma gelmiyor)

    buna bakarak cahit zarifoğlu nun yukarıdaki sözü daha da açıklığa kavuşuyor...

    huzunsari   31 Aralık 2007 14:24   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    BAŞIM EĞİK DİLİM KAPALI GÖZLER
    KANÇANAĞI ANLAMINDA

    Asrımızın zarif düşünceli gençlerinden biri
    Kederli elini
    Temiz alnına koyarken fikretmek için
    Çocukların susması
    Kuşların ve kedilerin uzaklaşması
    Haritaların üzerine bezlerin atılması
    Lambaların kısılması
    Kadınların bir vakit konuşmadan
    Yaşaması gerekebilir
    Ve açılır görüntümüz sahnemiz
    Her gün bir miktar kros boksit asit
    Ve arenamız
    Dokuzyüz milyon müslüman rüyalarını hatırlamadan uyanabilir

    Baş efendimz
    Görüntümüz
    Sahnemiz
    Perdemiz

    Eğer dualanmasaydı sesimiz
    Eğer yaradandan o güzel ağız
    Açık ve seçik
    Dilemseydi demeseydi

    "Allah Sesinizi Mağrıbtan Maşrıka Kadar Duyursun" Düşünmezdim üzerinde Binmezdim deli deli koşan küheylan

    Bildim Sensin Sen Sen
    Diri Diri Şahım
    Diri Şahım Diri Diri
    Dirilt Alemi Alemi Alemi Alemi

    Çünkü dokuzyüz milyon müslüman rüyalarını hatırlamadan uyanmıştır
    Bunların üzerine ezan
    Ucu sancılar vuran
    Bir kırbaç olmalıydı
    Her duyan
    Bağrını açmalıydı,akan kanı da sevdayı da yorumlamaya almalıydı
    Hayır dokuzyüz
    Milyon müslüman
    Tarihin hülyalarından vazgeçmiş olabilir AMA BEN
    Elim dizlerime Vur Kalk
    Müslümanlar uyanın Eller Dizlere Vur Kalk
    Yumruklar dizlere vur vur
    AMA BEN Ama ben Ama ben

    Korku gerek tenlere etim kalbur
    Deşer bakışın kıyar da kıyar

    Korku gerek reca gerek
    Yanlış anlaşılmış olabilir
    Sesini duyuyorum kendimin / kelimeler kendinden emin değil
    Yanlış anlaşılmışda olabilir
    Aklım başımda mı! Değil

    Ve sesimi duyuyorum
    Kaburgalarımın gelip artık kavuşamadıkları iniltiden
    - Kulun korktuk şerrinden
    Ağzımız yerlerde kaldı gerçek dilimizden akmadı
    Kuldan korkarken gel zaman git zaman
    Bir hayat ki haşa korkmadan yaradandan Ama elbet ruhumun vazgeçilmez akışı baş çarptığım kayalıklar
    Irmaklarımın altından akan ırmak
    Sandal safaları marmara toprakları
    Ama söyle olmuşsa yüzüme karşı söyle neyi inkar ettim
    Dilediğim en güzel hayat
    Çöplerin içinde rüya aradım
    Düştümse eğer sana bakarken düştüm

    Sen dinç zaman
    İşte kuluçkan
    Bereketle taşan yağ küpleri gibi
    Parmaklardan akan çeşme gibi

    İşte sinem kalabalık ve kendine zinde
    Kullardan pervasız nesillerden biri

    Aha Şeyhefendim aha yüreğim
    Göz kapanır akıl susar susar akıl
    İtersen haydi haydi haydi
    Yeryüzünün bütün gümbürtülerini çağır

    Çehrenden o azgın maskeyi dök
    O evleri kedere boğ
    Nasıl olsa her kucaklandığın dalgada
    Bir gemi kadavrası gibi ikiyüz yıl parçalandın

    Mahşerinde uyanacaksın
    Ağzının

    Korkuyorum o nedenle
    Başım eğik
    Dilim kapalı ............ Zarifşair

    huzunsari   27 Aralık 2007 11:24   aferim     (2 puan)  |   Yk 


    Dehşetli üşüyor
    ansızın gözbebeklerinden alaturka kurtulmuş
    yoksa saçları bütün saçları dünyaya akıyor
    aksarayda ve üç kulaç derinde
    beklemek daha başka sırtüstü yatıyor
    bütün azaları kirlenmiş
    günahlarından işlenmiş apayrı tüyleriyle
    kızgınlığından tavşan dokunulmazlığı bir sahne mutlaka
    ve galiba
    karnının bir bölümünden sonsuz ürperiyor

    topyekun bahriyeden ve murtazadan
    çırılçıplak saçlarıyla gizleniyor
    delikanlı kucaklardan hoşlandığı kadar
    derin yataklarda anlaşılmış
    haydarpaşadan binip kurtalanda
    trenden iner gibi bir kız

    beklemek daha başka şey
    sen benim kızlığını bildiğim
    kiliselerden kaçmış yağmur gibi gözyaşlarınla
    minareler gibi tutuldun
    sır vermez dip odalarına atıldın kahramanlığın
    başkalarına kalırsa her an dokunulmaktasın
    bunca tanışıklığımız varken
    sana dair
    bana söz düşmüyor eğer düşerse
    benimle kutsaldır
    buna rağmen
    başından bir maceradır geçmiş
    bin türlü makam geçmiştir derim

    b

    yaratılmanın bir yoksulluğu da gereklilik
    bir de
    öğünmüş gibi değil oysa kuşların
    ikimizi gece yirmi dört cephelerinde gözlemesi ustalıkla
    yüzde yüz bir tanımazlık sorunu

    her yanın dudaktır üstün bezelye taneleri
    senin kır çiçekleri ayarında laleliğin
    mayland'da hiç ama aşk değil
    bir tutam göz ağrısı
    aşk değil
    kana bulanmış bir yürek
    bir etek serüveni
    sonuç zavallı ilkbahar giyotinleri
    güneşin ilgisiz damarlarıyla yapayalnız bir keder
    sendeki santa luçiya gözleri
    benimkisi harzemşah

    c

    saygılı dudaklarınla yarıştım
    ince bir ilgi yaşarım kıvranışlarında
    gözleriyle 'harikulade' yaş bulutları
    yürek safındaydım sen bin mil uzaktan koska

    göz değil aşk
    aşk değil bin çeşit göz

    bunca çıldırdım hem ilgisiz
    koridor görüp ölüyorum
    çizmeli tülbentli kız
    saçlarında yirmi yedi yıl lodos
    laleliden otobüse biniyor
    kimbilir nerede oturuyor
    her çizgisi ezmeyle bilenmiş
    üz 'aziz' bakışını yakaladım
    bin yıldır cephane taramış

    hep blek börd bir gözdeyiz
    sıra kimin
    benimse - rölans

    mellsiyahinci   03 Aralık 2007 00:19   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    Zarifoğlu ve Farid Farjad

    yuzbes   03 Aralık 2007 00:07   aferim     (6 puan)  |   Yk 

    "cahit zarifoğlu ölmüş. bugünün adı da bu olacakmış. bir ay kadar önce öğrenmiştim onulmaz sayrılığa tutulduğunu. bazı kanserler mutlaka çok büyük bir çocukluk mutsuzluğuna bağlıymış gibi gelir bana. hiçbir bilimsel tutamağı olmayan bu kanıya tanıdıklarımda bir şeyler göre göre vardığımı sanıyorum. bir izlenim işte. zarifoğlu'nu tanıdığım yılları düşünüyorum. sevinçlerle büyümüştü sanki.

    iyi şairdi. ilk şiirleri de iyiydi. karakoç(sezai karakoc) çevresinden. daha yüz yüze gelmeden, 1962'de bana, paris'e bir mektup göndermişti. adresimi sezai'den almış. saklamamamışım o mektubu. zarifoğlu, o sıra, istanbul edebiyat fakültesi, alman dili ve edebiyatı bölümü'nde öğrenci. yurtlardan sıkılmış herhal, istanbul'a dönüşümde, birlikte ev tutup oturmayı öneriyordu mektubunda. ben de bir tuhafım o günler. bir ölçüsüzlük görmüştüm bu öneride. o ara otuz yaşı dönmüşüm. iyi sayılan bir aylığım var. ne yani, bu çocuk öğrenci hayat koşullarına mı indirmek istiyor beni?

    dönüşte yeniden tanıştık. zaman zaman vapurda, yolda, sezo'nun evinde bürosunda, rastlaştıkça konuşurduk, (ama her şeyden)... daha çok 1964-1966 yılları. söylenmemiş güzel sözler de vardı aramızda. ama bir arkadaşlığımız olmadı. serüvenlerinden söz ederdi. bunları, tuhaf yanlarını öne getirerek anlattığını anımsıyorum. şiirine de yansıtmıştır. sezai ile onun bu tavrı ve öyküleri üzerine çok konuşmuşuzdur. o yıllarda mukaddesatçı genç sanatçılarla aramızda büyük kopukluk yoktu. kopukluğu onlar yarattı. zaman nasıl da akıp gitmiş? tam yirmi yıl oluyor cahit zarifoğlu ile görüşmeyeli. bir gün de bin yıl olacak."

    , gösteri, temmuz '87

    qubar   02 Aralık 2007 01:54   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    kitabı başlı başına bir konudur ama, bana kalırsa en güzel şiirlerinden birini içinde barındırır.

    bana bu gece ölümüm gösterildi
    büyük, ak saçlı başım
    dolunay gibi kaydı iki taşın arasına.
    dört kutsal kelime duydum
    acz
    nasip
    rahmet
    ölüm
    dört kutsal kelime daha duydum
    tutsaklık
    teklif
    kabul
    özgürlük
    ve dört kutsal kelime daha duydum
    kendi sancağımdı tutunduğum
    zulmedince kendim
    lutfedince sen
    seni andım hamdettim sana taptım.

    yuzbes   02 Aralık 2007 01:50   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    Çekip pırıl pırıl mavzerler
    Çıkardılar oyluk etlerinden
    Durdular ite çakala karşı
    Yarin kapısında C.ZARİFOĞLU

    huzunsari   30 Kasım 2007 11:19   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Anılar defterinde gül yaprağı
    Gibi unutuldum kurudum
    Başıma düştü sevda ağı
    Bir başıma tenhalarda kahroldum.

    Sen kimbilir rüzgarlı eteklerinle kimbilir
    Hangi iklimdesin
    Ben sensiz bu sessizlikle
    Deliler gibiyim
    Sensiz bu sessizlikle.

    Ayrılıkla başım belada
    Gözlerini çevir gözlerime
    Yoksa ben
    Sensiz bu sessizlikle
    Deli gibiyim
    Sensiz bu sensizlikle.

    Labraganza   01 Kasım 2007 00:08   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    "Ey zarif sen de ata yoluna meylettin
    Korkarım binbir belaya dayanmaz sıkletin"

    Labraganza   31 Ekim 2007 23:58   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    "-ah şu yalnızlık
    kemik gibi
    ne yanına dönsen batar "

    Labraganza   31 Ekim 2007 23:58   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    cocuklara karsi ayri bir sevgisi vardir Cahit Zarifoglunun... bir donem cocuk dergisi cikarmistir, cocuklara hikayeler yazmistir. Ankarada dergi cikarttigi zamanlar burosuna bir cocuk geldi mi isi gucu birakir o cocukla ilgilenirmis...

    ser-hus   06 Ekim 2007 05:13   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    kardesim dedim
    acilarima da kardes olur musun?

    Cahit Zarifoglu

    ser-hus   06 Ekim 2007 05:10   aferim     (1 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :lula

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.