1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

can yücel ile ilgiliyim diyenler

toplam 1584 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.



can yücel hakkında can yücel

~469 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 4 ... 24 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    sen ölüyorsun kardeşim öldüğünü bil
    Bile bile ve teamüden
    ecel öldürmez insanı
    Kendisi öldürür
    Vakti zamanı gelince
    Ben onun için yas tutuyorum ya hep
    Vakti gelmeden öldürülenlerle

    la scene   10 Temmuz 2008 23:32   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    başka türlü bir şey benim istediğim
    ne agaca benzer ne de buluta
    burası gibi degil gideceğim memleket
    denizi ayrı deniz havası ayrı hava
    ner de gördüklerim ner de o bekledigim
    rengi başka tadı başka

    hengivaroji   08 Temmuz 2008 19:05   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    ...ne kadar çok elimiz oldu baksana tutuşa tutuşa bir orman yangını gibi...

    destiinaa   07 Temmuz 2008 22:33   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    68 KUŞAĞI

    Kadın gibi kadın,
    Erkek gibi erkektiler.
    Düzgün sağlam, eski tüfektiler.
    Düşünde bile ödün vermezdi kimisi,
    Kimi gençliğini sattı bir bağ maydanoz parasına…

    Mahir elleri beceremedi bu işi…
    Ulaşamadılar menzile…
    Deniz artık bitti…

    Hala ağlarım zaman zaman.

    darall   02 Temmuz 2008 22:40   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    EN UZAK MESAFE
    En uzak mesafe:
    Ne Afrika'dır,
    Ne Çin,
    Ne Hindistan,
    Ne seyyareler,
    Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan...
    En uzak mesafe:
    İki kafa arasındaki mesafedir,
    Birbirini anlamayan...

    can yücel

    do it the blue way   02 Temmuz 2008 15:22   aferim     (7 puan)  |   Yk 

    Yaşadıklarını kar sanma yanına...
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna
    Ne kadar yaşarsan yaşa
    Sevdiğin kadardır ömrün...

    olumuolmedenanlama   02 Temmuz 2008 15:06   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    hannas bi konunun da içine sıçma a.q..
    çakıcaklar en sonunda sana bi tane görüceksin bukowskiyi de can yücelide..

    magdalenaxxx   28 Haziran 2008 14:22   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    bi can gördüm denizin ortasında
    muğlanın datçasında
    orhan amcanın karyasında
    bi can,kendi sokağında...

    plaseus   26 Haziran 2008 12:18   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Can Yücel' in güzel sözlerinden bir tane.

    Seke seke geldik
    Sike sike gidiyoruz.

    Icarios   26 Haziran 2008 12:15   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    katıldığı bir panelde üniversiteli genç sorar;
    'Türkiye'de şairler genellikle erkek, kadınlardan iyi şair olmaz mı..?'
    baba acımasızdır;
    'Biz şiiri s.kimizle mi yazıyoruz, ne bilim ben..'

    RemyMartin   24 Haziran 2008 12:00   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    '' spiker Can Yücel ile sohbet ederken,Nazım Hikmet için ; şehir-kent şairi kartpostal şiirleri yazıyor gibi birşeyler diyor ve bunun üzerine Şairimiz şunu diyor :) 'kart sensin,postalda götüne girsin...program alaşaaaa.tüm bunların yanında bu bir zekadır,argonun kullanım şekli ile..şairane ...

    tau   24 Haziran 2008 11:50   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Can Yücel bir etkinlikte kürsüye çıkıp şiir okumaya koyulmuş öksürmeye başlamış ve sonra 'öksürükler şiire dahil değildir' diye uyarmış, şiirlerini okumayı bitirmiş tam sahneden inmeye başlamış. Herkes şaşırmış hayret küfür etmedi bu sefer diye.

    Sonra geri dönmüş almış mikrofonu eline
    'akşam akşam kafanızı siktim kusura bakmayın' demiş.

    sons of istanbul   19 Haziran 2008 13:58   aferim     (5 puan)  |   Yk 

    Eğer O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
    arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
    bırakılmasaydı eğer.

    Dayanılması o kadar da zor değildir,
    büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

    Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
    yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

    Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
    çalınan birinin kalbiyse eğer.

    Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
    insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

    O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
    hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

    Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
    kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

    Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
    öylesine delice bakmasalardı eğer.

    Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
    belki de,
    kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

    Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
    sohbetlerinin,
    son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

    Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
    meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
    yaralamasaydı eğer.

    Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
    beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

    Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
    tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

    O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
    yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

    O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
    son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

    Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
    her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

    Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
    dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

    Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
    namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

    Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
    dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

    Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
    sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

    Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
    kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

    İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
    ayrılık gizlendiğine
    belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
    dereceden failidir"
    denmeseydi eğer.

    Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
    ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

    Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
    kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
    avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

    Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
    Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
    tutmak isterse...

    Evet Sevgili,
    Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
    uzanmak isterdi ince parmaklarına,
    mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
    etmiş olmasalardı eğer!!

    Can yücel

    thenobodies   19 Haziran 2008 03:40   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    ... sen gittikten sonra yalnız kalacağım yalnız kalmaktan korkmuyorum da ya canım ellerini tutmak isterse? ...

    elensar   18 Haziran 2008 21:09   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    sekerek ve sikerek denizi,
    şaşkalacaksınız o zaman;
    nasıl okunurmuş şeytan minarelerinden ezan?
    ve düşmüş kalkmış bir allah gibi tuzlar içinde
    varacağım ki cenazenize;
    bir kızım daha olmuş deniz amlarından.
    Tıpkı ve tıpkı bir insan.
    Alıp onu atacağım ki denize,
    ayrı düşmesin garip,süt anasından.
    şimdi anladınız mı can,
    neden gelir hep boğazdan?

    action directe    18 Haziran 2008 14:31   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Bu günlerde herkes gitmek istiyor.
    Küçük bir sahil kasabasına,
    Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...
    Hayatından memnun olan yok.
    Kiminle konuşsam aynı şey...
    Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
    Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
    Bir kendisi...
    Bu yeter zaten.
    Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
    Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
    Ama olmuyor.
    Hadi kendimize razıyız diyelim,
    Öteki de olmuyor;
    Yani herşeyi yüzsütü bırakmak göze alınmıyor.
    Böyle gidiyoruz işte.
    Bir yanımız "kalk gidelim",
    Öbür yanımız "otur" diyor.
    "O"tur" diyen kazanıyor.
    O yan kalabalık zira...
    İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
    Güvende olma duygusu...
    En kötüsü alışkanlık...
    Alışkanlığın verdiği rahatlık,
    Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
    Kalıyoruz...
    Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
    Evlenmeler,
    Bir çocuk daha doğurmalar,
    Borçlara girmeler,
    İşi büyütmeler...
    Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
    Misal ben;
    Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
    Değil bu şehirden gitmek,
    İki sokak öteye taşınamıyorum.
    Alıp götürsem gelmez ki...
    Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında.
    Herkes onu, o herkesi seviyor.
    Hangi birimizle gitsin?
    "Sırtında yumurta küfesi taşımak" diye bir deyim vardır.
    Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin.
    Kendi imalatımız küfeler...
    Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
    Ölüm var zira!
    Ölüme inat tutunmak lazım,
    İnadına kök salmak lazım.
    Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
    Var tabi yapanlar, ama az.
    Sadece kaymak tabakası.
    Hepimiz kaçabilsek...
    Bütçe, zaman, keyif denk olsa...
    Gün içinde mesela;
    Küçücük gitmeler yapabilsek.
    Ne mümkün?
    Sabah 9 akşam 18...
    Sonra başka mecburiyetler...
    Sıkışıp kaldık...
    Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı.
    Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
    Bir ömür karşılığı bir ömür yani...
    Ne saçma...
    Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
    Galiba..
    Ben her bahar aşık olmam
    Ama her bahar gitmek isterim.
    Gittiğim olmadı hiç, ama olsun...
    İstemek de güzel.

    serdema   15 Haziran 2008 22:26   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    içerimde bir bokluk var
    yıkıyorum, yıkıyorum, yıkılmıyor

    yüzümde bir maske var
    çekiyorum, çekiyorum, çıkmıyor

    böğrümde bir ölü çocuk
    ölüyorum, ölüyorum, ölmüyor

    gözümde bir çakmak var
    çakıyorum, çakıyorum, çakıyor

    suratınıza!

    neseli ispanak   15 Haziran 2008 16:17   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    s.ke s.ke değil seke seke kalbimizde günebakanlar açtıran şairimiz, üstadımız.

    Trans Nonain   14 Haziran 2008 16:14   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    ben bir osuruk ağacıyım yellendikçe şiir açan

    canercan006   12 Haziran 2008 20:13   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.

    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,

    Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..

    Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

    Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,

    Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

    Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,

    Neden hiç ağlamadığını anladım..

    Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,

    Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..

    Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,

    Çok acıttığında anladım..

    Fakat hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,

    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..

    Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,

    Yüreğini elime koyduğunda anladım..

    ''Sana ihtiyacım var, gel! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,

    Sana ''git'' dediğimde anladım..

    Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,

    Git dediklerinde gittiğimde anladım..

    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,

    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..

    Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman

    olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..

    Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,

    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

    Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,

    Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..

    Sevgi emekmiş,

    Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş..

    Can yücel

    thenobodies   08 Haziran 2008 23:00   aferim     (1 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :pinhanarcat

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.