toplam 103 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | milena labirenti |
| tuttum | delibedriyeli |
| tuttum | Raintalk |
| tuttum | Miroeny |
| tuttum | alameeda |
| tuttum | shamann |
| tuttum | Asy Asy |
| tuttum | Mutamadiyen |
| tuttum | julietimsi |
| tuttum | yitipgiden |
| tuttum | cezvesapi |
| tuttum | afillinick |
| tuttum | bunnymunro |
| tuttum | colt44 |
| tuttum | lafolia |
| tuttum | efteralya |
| tuttum | enveloppe |
| tuttum | cilekesdoktor |
| tuttum | lupathelatino |
| tuttum | kartalpenchesi |
~67 ahkam var. 1 2 3 4 önceki sayfa »
"ölüm gelecek, gözlerin olacak gözleri
sabahtan akşama dek bize eşlik eden
bu ölüm, uykusuz, sağır, eski bir pişmalık gibi.
saçma bir kusur gibi ya da. boş bir
sözcük olacak gözlerin,
suskun bir çığlık, bir sessizlik ya da.
tek başına eğilip baktığında aynada
böyle görüyorsun onları her sabah. ey sevgili umut,
o gün biz de anlayacağız
hem yaşam olduğunu senin, hem hiçbir şey.
herkes için başkadır bakışı ölümün.
ölüm gelecek, gözlerin olacak gözleri.
bir suça son vermek gibi, ölü bir yüzün aynada belirdiğini görmek gibi,
kapalı dudakları dinlemek gibi.
suskun ineceğiz uçurumdan."
Elbette acı çekerek insan birçok şey öğrenebilir Ne yazık ki acı çekmek öğrendiklerimizden yararlanacak gücü bırakmaz bizde; bir şeyi sadece bilmekse, hiçten de az bir şeydir
''...Asıl başarısız insan, büyük işleri gerçekleştiremiyen değil – bunu kim başarmıştır ki- bir yuva kurmak, bir dostluğu, bir kadınla mutlu bir ilişkiyi sürdürmek, ekmek parasını kazanmak gibi küçük şeylerde başarısızlık gösteren insandır. Başarısızlığın en acısı budur..."
Yaşama Uğraşı'ndan
"Her kadın, sevdiği uzaklardayken dertleşebileceği birlikte boş saatlerini doldurabileceği bir erkek arkadaş arar; bu arkadaşın, uzaktaki adam için duyduğu sevgi üzerinde bir etkisi olmadığını söyler; erkek arkadaşı kadının uzaktakine olan sevgisiyle
çatışabilecek bir şey istedi mi; kadın incinir; ama bu arkadaş daha çok acı çekmemek için sözlerini, bakışlarını denetlemeye, daha dikkatli davranmaya kalkıştı mı, kadın-herhangi bir kadın- adamın acı çekişini görebilmek için hemen onun üzerindeki çekiciliğini arttırır.
...Sevdiğin kadın günlerinin ne kadar boş, dayanılmaz olduğunu sana söyleyebilir;
şaşılacak olan, senin günlerinin nasıl geçtiğine hiç aldırmayışıdır. "
piemonte'de bir tepeyi kadın memesine benzetecek kadar ince ve "kadınlar düşman ırktır, tıpkı almanlar gibi" diyecek kadar uç noktalarda yaşayan adam. ayrıca intiharının temel sebeblerini (her ne kadar intihar etmeden önce pek çok şahsi yazısını yakmış olsa da) ifşa edememe yeteneğini gösteremiş insan.. zaten "yaşama sanatı yalanlara inanmayı bilme sanatıdır..." diyebilen biri için gösterilmesi gereken samimiyet bu olsa gerek..
Kaldırım Çiçeği
Nasılsa kaldırımda bitmiş bir çiçeğim
Nasılsa kaldirimda bitmis bir çiçek o
Tozlari, sesten, ilgisizlikten bunaldigim bir gün
Tuttum aşık oluverdim
Ben kaldırımın bir ucunda
Tâ öteki ucunda o
Cesare Pavese
Pavese saygı duyma sebebim:
Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece ayna karşısında oturdum...
ölüm gelip senin gözlerinle bakacaksa eğer fazla bekletmesin beni....
"Yaşanacak bir yaşam vardır. Binilecek bisikletler, yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak güneş batışları vardır."
tezer özlü'yü derinden etkileyen okunası bi yazar..
anlamak ve duymak gerek..
Düşün Sonu
Yeniden başlayamaz artık bu gövde.
Gözlerine dokunulduğunda, bir yığın toprağın
canlılığını duyar biri. Tan ağırtısında da
kendisini susturamıyan topraktır o.
Olü bir gövdedir, o bir çok uyanıştan
kalan ama.
Hergün yaşama başlayacak gücümüz yok
- Toprağın önünde, suskun bir gök altında-
bir yeniden uyanışı bekliyerek. Şaşırtıyor biri
bunca yoruculuğuna tan ağırtısının. Bir iş
yerine getiriliyor bu yeniden uyanışlar içinde.
Ama sadece ilerki bir işe heyecan yüklemek
ve yoprağı bir kez uyandırmak için yaşıyoruz.
Ve kimi kez oraya erişip, sonra bizle birlikte
suskunluğa dönüyor.
Kımıldanmazdı yüz hafifçe dokunsaydı el
- yaşayan el duyuyor dokunulan yaşamı -
Bu soğut, tan ağartısında donan toprağın
soğuğu değilse gerçekten belkide yeniden uyanıştır.
ve tan ağartısında susan varlıklar
sözcükler söylerler yine. Ama elim titriyor.
Ve tüm varlıklar kımıltısız ele benziyor.
Bir zamanlar kuru bir acı
ve ışığın kasılmasıydı tan ağırtısında uyanmak.
Ama yine de bir özgürlüğe kavuşmaydı.
Toprağın verimsiz sözcüğü kısa bir an sevinçliydi.
Ve yine orada dönmekti ölüm. Şimdi toprağa
dönmeyen gövde bir çok yeniden uyanışı bekliyor.
Ondan sözetmiyor kaskatı dudaklar da.
C.Pavese
yalnız kadınlar arasında yı bitirmek için resmen işkence çektim.
yalnız kadınlar arasında isimli romanında insanların intiharı neden düşündüğünü anlatmaya çalışır.yaşama uğraşı ise bir günceden çok öte bişeydir.bir nevi kılavuz
"kendimi yalniz birakmamak icin butun gece aynanin karsisinda oturdum"
ÇALIŞMAK YORAR
Evden kaçmak için yolu geçmeyi
yapsa yapsa bir çocuk yapar.
çocuk değil ki artık
bütün gün sokaklarda sürten bu adam
üstelik evden de kaçmıyor.
Hani yaz ikindileri vardır
meydanlar bomboş uzanır batan güneş altında,
geçip gereksiz bitkilerle bir bulvardan
durur yalnız adam.
Değer mi bunca yalnızlık, gittikçe daha yalnız olmak için?
Boştur yollar meydanlar yalnız gezildiğinde.
Oysa bir kadın durdurmalı
konuşup da birlikte yaşamaya inandırmalı,
yoksa hep kendisiyle konuşur insan. bunun için de
kimi vakit körkütük olur geceleri
ve anlatır durmadan, anlatır yapıp edeceklerini.
Böyle ıssız meydanda bekleyerek
rastlanmaz elbette kimseye, ama dolaşırken sokakları
durduğu olur insanın şöyle bir.
Olsalardı iki kişi, başka olurdu ev
sokaklarda bile. Kadın olurdu, değerdi dolaşmaya.
Gece kimsecikler kalmaz meydanda
Oradan geçen bu adam görmez
yararsız ışıklar içinden evleri
kaldırmaz artık gözlerini.
Kaldırımları dinler yalnızca
kendininkiler gibi nasırlı ellerin döşediği.
Doğru değil ıssız meydanlarda kalmak.
Mutlaka yolda olmalı o kadın
yalvarsan eve çeki düzen verecek.
Cesare PAVESE
Çeviren : Bedrettin CÖMERT