toplam 70 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
cesare pavese hakkında

~ ahkam var.
1 2 3
önceki sayfa »
ÇALIŞMAK YORAR
Evden kaçmak için yolu geçmeyi yapsa yapsa bir çocuk yapar. çocuk değil ki artık bütün gün sokaklarda sürten bu adam üstelik evden de kaçmıyor.
Hani yaz ikindileri vardır meydanlar bomboş uzanır batan güneş altında, geçip gereksiz bitkilerle bir bulvardan durur yalnız adam. Değer mi bunca yalnızlık, gittikçe daha yalnız olmak için? Boştur yollar meydanlar yalnız gezildiğinde. Oysa bir kadın durdurmalı konuşup da birlikte yaşamaya inandırmalı, yoksa hep kendisiyle konuşur insan. bunun için de kimi vakit körkütük olur geceleri ve anlatır durmadan, anlatır yapıp edeceklerini.
Böyle ıssız meydanda bekleyerek rastlanmaz elbette kimseye, ama dolaşırken sokakları durduğu olur insanın şöyle bir. Olsalardı iki kişi, başka olurdu ev sokaklarda bile. Kadın olurdu, değerdi dolaşmaya. Gece kimsecikler kalmaz meydanda Oradan geçen bu adam görmez yararsız ışıklar içinden evleri kaldırmaz artık gözlerini. Kaldırımları dinler yalnızca kendininkiler gibi nasırlı ellerin döşediği. Doğru değil ıssız meydanlarda kalmak. Mutlaka yolda olmalı o kadın yalvarsan eve çeki düzen verecek.
Cesare PAVESE
Çeviren : Bedrettin CÖMERT
zaman diye bir şey var kimse nerede oturduğunu söyleyemiyor bazıları kovalayıp duruyor BEN BEKLİYORUM
ÖLMEYİ ÖZLEDİM BU GECE
YAZAMAYACAĞIM ARTIK EYLEM....
Başkalarının bana karşı davranışlarından yakınıyorsam, kuşkusuz haksızımdır. Çünkü bu her zaman benim onlara karşı davranışımın bir sonucu, bir kopyasıdır. Ama yeterince sevilmediğime üzülüyorsam, bu da benim yeterince seven bir insan olmayışımdandır............
“Yaşama Uğraşı” ndan altını çizdiklerim:
- Hayatımda çok daha umutsuzum, eskisinden çok daha şaşkınım. Ne biriktirdim? Hiç. Yıllarca boş verdim eksik yanlarıma, onlar yokmuşçasına yaşadım. Katlanmasını bildim. Yiğitlik miydi bu? Hayır, gerçek bir çaba göstermedim. Sonra, “acı veren tedirginlik” lerle karşılaşınca da, hemen bataklığa saplandım.
- On beş yıllık başarısızlığın benden esirgediği şeyin dışında, istediğim hiçbir şey yok yeryüzünde.
- Uğraşmak her gün biraz daha boş ve anlamsızmış gibi geliyor.
- Sanatçı için dayanılmaz bir şey varsa, o da başlama duygusunu yitirmesidir.
- Ben mutlu anılarımı saymak istiyordum, oysa yalnız çektiğim acılar geliyor aklıma.
- Bir insanın başına gelenleri geçmişinin tümünün belirlediği saplantısından vazgeçmem için hiçbir neden göremiyorum. Kısacası; hakedilmiş bir sonuçtur bu.
- Ben hiçbir zaman dünyayı umursamadan hayatın tadını çıkarabilen rahat bir insan olamadım. O yürek yok bende.
- Ne zaman bir güçlükle ya da acıyla karşılaşsam, hep intiharı düşünmeye yargılı olduğumu biliyorum.
- Kendini yıkan kişi, her şeyden önce, bir güldürücü, kendi kendisinin efendisi olan biridir. Kendisini dinleme ve doğrulama konusunda hiçbir fırsatı kaçırmaz. Hayattan her şeyi bekleyen bir iyimserdir. Yalnızlığa dayanamaz. Ama sürekli olarak, bir gün, hiç farkında olmadan, bir şey yaratmak ya da her şeyi düzene koymak tutkusuna kapılacağı korkusuyla yaşar. İşte o zaman durmadan acı çeker, belki de kendini öldürür.
- Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
- Herhangi bir talihsizlik sonucu acı çekmekse sadece utanç verir insana. Bu haksızlığı tattım ben, uğradığım haksızlığın, iyilik bilmezliğin daha da büyüğü olmasını isterdim. Yaşamak budur, bunu yirmi sekiz yaşında öğrenmek hiç de erken sayılmasa gerek.
- Yaşamak uzun bir toplama işlemi gibidir, arada bir toplama yanlışı yaparsan, doğru sonucu hiçbir zaman bulamazsın.
- Düşünmekten başka yapacak hiçbir şeyi olmadığı bir hapishane hücresinden bile gerçek olanı görebilir insan. Buradaki arkadaşları sadece toplumun posalarıdır. Yapacağı iş de bir duvara bakmak, bir ses duymak, havayı solumak olacaktır.
- Her mutsuzluk ya bir yanlışın sonucudur, talihsizlik değildir ya da kendi suçlu beceriksizliğimizin sonucu. Herhangi bir yanlış da, bizim sorumluluğumuza girdiğine göre, karşılaşacağımız mutsuzluklar için kendimizden başkasını suçlamamalıyız.
- İntiharı düşünen bir insan için en kötü şey kendisini öldürmesi değil, bunu düşünüp yapamamasıdır.
- Sen her şeyden vazgeçince, sana kalan en küçük şeyler bile büyük önem kazanır.
yaşama uğraşı adıyla yayınlanan günlüğü dışında son dönemlerde yazdığı bütün yazılarını yok eden yazar bu günlüğünde sürekli intiharı düşündüğünü ama asla buna cesaret edemeyeceğini söylüyor.kitabın sonunda "sözler değil.eylem.artık yazmayacağım" diyerek yazısını sonladırıyor.sanırım aclıarı o kadar dayanılmaz hale geliyor ki cesareti olmadığı halde 1950 ylıında bir otel odasında uyku hapları alarak intihar ediyor..
"yaşama sanatı, yalanlara inanmayı bilme sanatıdır. bunun en korkunç yanı, doğrunun ne olduğunu bilmediğimizden, bir yalanın yalan olduğunu hala anlayabilmemizdir."
bütün gece aynanın karşısında oturdum, kendimi yalnız bırakmamak için.
sözler değil eylem.. artık yazmayacağım
Herkese bir bakışı var ölümün. Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak. Bir ayıba son verir gibi olacak, belirmesini görür gibi aynada ölü bir yüzün, dinler gibi dudakları kapalı bir ağzı. O derin burgaca ineceğiz sessizce
Otel Roma'nın 305 numaralı odasında ölmeyi istemesinin bile bir nedeni vardır belki...."İnsan olabilmek bambaşka bir olgu" demis ya... sanırım bunun gibi bir sey
Ahkam kesmek için gerçekten okumak lazım sanki... kulaktan duyma laflardan hala sıkılmadık... ee o zaman, kulaktan duyma geleneğini devam ettirenler örgütlenin ...ha ha ha
" gizlice korkulan şey gerçekleşir en sonunda"
"Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır."
yaşama uğraşı
sonunda yaptım....
değmez..
cesare pavese'e benzeyen biri tanidim... üstüne cesare pavese okudum şarap eşliğinde... gözyaşlarim aylarca saklandiği yerlerinden çiktilar.. hiçkiriklarimi yuttum... son yudumumu aldim şaraptan.. attim kendimi sokağa...
değer miydi sevmeye?
şurası bir gerçektir ki, ben o garip yaratık oldum çıktım: yaratılmış bir insan, önemi olan büyük ad, büyük adam".Nerede nasıl konuşulacağını bilmeyen küçük çocuk, Homerosu shakespeare i düşündüğü zaman tırnaklarını kemiren , rengi solan o yeniyetme, bir işe yaramadığı için kendini öldürmek isteyen, sevdiği güzel kadınınbaşını büyüklüğüyle döndürüp döndürmeyeceğinibilmediği için yumruklarını sıkan yirmi yaşındaki o delikanlı?
büyük adamı ancak yaşlandığın zaman ele alacaksın..
-15 aralık-
@curly & @NieNNa
bu kitabı bir kerede okuyup bitiren var mı bilmiyorum. tek seferde okuyan insanın biraz acelesi vardır bence.
günlüğünde en sevdiğim yerlerden birisi de:
25 nisan "bugün hiçbir şey"
@ curly
bünye kaldirmiyor evet. 2 senedir ara vererek okuyorum. bir anda bitirilecek bir kitap değil..sindirmek gerek..
"yaşama sanatı yalanlara inanmayı bilme sanatıdır"
beklemek de bir uğraş. Hiç bir şey beklememek korkunç.
 |
bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz. |
|
|