toplam 34 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | chamele0n |
| tuttum | unrestricted |
| tuttum | MYcoldWORLD |
| tuttum | simerya |
| tuttum | 0pamuk |
| tuttum | BaY HrD 03 |
| tuttum | virtueli |
| tuttum | exsperr |
| tuttum | arsendupen |
| tuttum | Fairy Celina |
| tuttum | otomba |
| tuttum | shielfloenckroi |
| tuttum | gozzde |
| tuttum | askbenask |
| tuttum | hep0manzara |
| tuttum | ganjAgoblin |
| tuttum | motortutkusu |
| tuttum | yasenya846 |
| tuttum | locomotive |
| tuttum | ciyaaak |
~16 ahkam var.
edebiyat, dil ve anlatim, ayni zamandada sinif ogretmenim olan adamin bugun bi dilekceyle ogretmenlikten istifa etmesi, hayallerini geri istemesi, istemedigi bi isi para icin yapmamasi...
sizi ozlucem hocam...
bazen bedenime grimemesini beni evrim geçirmiş bir yaratığa dönüştürüp saldırgan bir kişilik yapmamasını istediğim şey cesaret.her türlü manyaklığı yaptırıp daha sonra duvarları yumruklamama başımı taşlara vurmama ve hayata küfretmeme sebep olan şey CESARET...
Jean Jaurès’in (*) cesareti
Gençler, Cesaret göstermek için biteviye öldürmeye mahkûm bir insanlık, lanetlidir.
Cesaret, bugün yeryüzünü kaplayan korkunç, henüz uykudaki savaş bulutlarına bakıp belki başkasının başına yağar, diye avunmak değildir.
Cesaret, aklın çözebileceği sorunları gücün eline bırakmamaktır. Çünkü cesaret insanın kendisini aşmasıdır, güç ise insanlıktan istifası. Hepiniz için cesaret, her an göstermeniz gereken cesaret, hayatın sizleri sınadığı maddi manevi tüm zorluklara eğilmeden, bükülmeden göğüs germek olmalıdır.
Cesaret, iradenizi algıların ve güçlerin etkisine terk etmemek, çoğu kez kaçınılmaz bıkkınlıklarda bile iş üstünde, eylem içinde olmak demektir.
Cesaret, yaşamın bitmez tükenmez karmaşası içinde bir o yana, bir bu yana seğirtirken, ne olursa olsun bir meslek seçmek ve o mesleği en iyi biçimde yapmaya çalışmaktır. Ayrıntı titizliği ya da monotonluktan yılmamak, olabildiğince uzmanlaşmak, yararlı eylemin uzmanlaşmaktan geçtiğini asla unutmamak, ama aynı zamanda gözünü bütün dünyaya ve zekâsını, daha geniş ufuklara açmaktır.
***
Cesaret, mesleğiniz ne olursa olsun, ister filozof olun ister işçi, bir bütünün parçası, birlik olmaktır. Cesaret, kendi yaşamınızı kavramak, anlamını belirlemek, derinleştirmek, yönlendirmek, ama verdiğiniz yönü kamu yaşamına uyumlu kılmaktır.
Cesaret, makara ya da dokuma tezgâhını iplik kopmasın diye dikkatle izleyerek çalıştırırken, makinenin özgür insanlığın ortak hizmetinde olacağı daha büyük, daha kardeşçe bir toplum düzeni hazırlamaktır.
Cesaret, bilim ve sanatın yaşamı biçimlediği yeni koşulları kabullenmek, olayları en ince ayrıntısına kadar incelemek, ancak devasa ve karmaşık gerçeği aydınlatmaya yarayan genel fikirler üretmek, düzenlemek ve biçimle düşüncenin kutsal uyumunda yücelmektir.
Cesaret, hatalarına hükmetmek, hatalarının acısını çekmek, ama altında ezilmeden yoluna devam etmektir.
Cesaret, yaşamı sevmek ve ölüme sükûnetle bakabilmektir. Gerçekleri bilerek ideal olanı istemektir. Eyleme geçmek, Evren’in sonsuzluğunda çabamızın nasıl ödüllendirileceğini bilmeden, bir ödül düşünmeden büyük davalara baş koymaktır, cesaret.
Cesaret, doğruyu aramak ve söyleyebilmektir. Muzaffer yalanın geçici yasallığına uymamak ve ruhumuzla, sesimizle, ellerimizle budalaca alkışların, bağnaz yuhalamaların yankısına katılmamaktır.
***
Savaş ortadan kalkınca, insanların önüne cesaret gösterecek fırsatlar çıkmayacağını sanıyorsak, yaşam anlayışımız ne kadar sığ, yaşamak bilgimiz ne kadar kısa kalır! Cesaret göstermek için hâlâ yürekleri hoplatan savaş davulları çalmak gerekiyorsa, davul sesinin boş olduğunu 20. yüzyılda hâlâ anlamadıysak, ne yazık!
Oysa siz, gençler, yaşamlarınızı dolu dolu, canlı ve yalansız yaşamak istiyorsunuz. İşte ben de bugün, bunun içindir ki düşündüklerimi sizlerle erişkin insanlarla paylaşır gibi paylaşmak istedim.
***
(*) Jean Jaurès (1869-1914), Fransa’daki sol örgütleri ilk kez SFIO partisinin çatısı altında birleştirip siyasal bir güç haline getiren politikacıdır. L’Humanité gazetesinin de kurucusu olan Jaurès, günümüzde Fransız sosyalizminin mimarı sayılır. 1914 yılında, Birinci Dünya Savaşı başladıktan bir ay sonra, önderlik ettiği savaş karşıtı aydınların toplandığı Paris kahvesi Le Croissant (Hilal) terasında otururken, kiralık bir katil tarafından vurularak öldürülmüştür.
Yukardaki satırlar, Jean Jaurès’in 1903 yılında, mezun olduğu ve milletvekili seçilmeden önce felsefe öğretmenliği yaptığı Albi Lisesi öğrencilerine verdiği uzun konferanstan, kısa bir alıntıdır.
20. Yüzyılın iki büyük dünya savaşına sahne olduğu düşünülünce, 21. Yüzyılın savaşsız geçmeyeceği açık. Fitilin Orta Doğu’da ateşleneceği de bir o kadar belli.
Jean Jaurès’ten bir yüzyıl sonra, “cesaret” yine barışta değil, savaşta aranacak. Çünkü cesaret, hâlâ cehalete tutsak.
Müge G.KIRIKKANAT
Cesaretin Bittiği Yerde Esaret Başlar! Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok.
Onu eski haline döndürür. Ve der ki,”Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem.”
ÜNLÜ BİR YAZAR, BU KONUDA ŞÖYLE DİYOR:
“İnsanların çoğu sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.”
kaybetmekle burun buruna geldiğiniz an, cesur olursunuz.
daha önce değil.
Hayat cesaret ister. Gerçek cesaret ister. Aşk cesaret ister. Kırmızı ruj cesaret ister. Denemek cesaret ister. İtiraf cesaret ister. Güvenmek cesaret ister. Evlilik cesaret ister. Çocuk yapmak cesaret ister. Kalmak cesaret ister. İnanmak cesaret ister. Barış cesaret ister. Yaratmak cesaret ister. Aramak cesaret ister. Özgürlük cesaret ister. Affetmek cesaret ister. Saflık cesaret ister. İstemek cesaret ister. Yalnızlık cesaret ister. Hayaller cesaret ister. Gitmek cesaret ister. Bilmek cesaret ister. Yenilik cesaret ister. Farklılık cesaret ister. Peki, cesaret ne ister?
Hiç soran olmuş mudur; "Yahu cesaret, seni bu kadar çok isteyen var. Sen ne istiyorsun?"
Ben cesaret olsaydım eğer, sağlam bir ruh isterdim beni isteyenlerden. Tehlike ya da acı muhtemel durumlar karşısında korkusunu göstermeyecek olan, beni destekleyecek kadar sıkı bir yürek isterdim. Zeki olsun beni isteyen. Beni seçtiyse eğer, seçiminden ve sonuçlarından emin olsun. Kaybetmeyi de bilsin. Kökü sağlam olsun; öyle ilk estiğimde savrulmasın. Düşse bile kalksın. Yüzümü kara çıkartmasın. Başka ne isterim? İnsan olsun. İnsan.
cesaret yalnızca ne kadar korktuğunu bilen birinde vardır.
.::Cesaret::.
Hepimizin içinde mevcuttur.
Cesaret korkusuzluk değildir. Korkuya rağmenliktir.
Cesur kişi korkusuz değil, korkusu olmasına rağmen hareket edendir.
Bugünden başlayarak korkularınızın üstüne gidin.
Üstüne her gittiğiniz korku cesaret katsayınızın altın hanesine bir artı eklerken,
korku katsayınıza bir eksi ekleyecek :-)
Korkular insanların eninde sonunda yüzleşmesi gereken şeydir . ancak o zaman tahtını cesarete bırakır, Cesaret in meyvesi ise Zaferdir.
bir kişiye gözüm görmesin demeden önce mesajla bunu bildiren kişinin sahip olduğu erdem. eyvallah, bazı araçların gizli olması olaya esrarengiz bir hava katıyor. ama yine de donsuz gezen biri olarak saklayacak bir şeyleri olmayan insanları takdir etmek gerekir.
ekleyen kişinin kim olduğunu yazamayacak kadar cesaretsiz olduğu etiket...