Canavar bakışlı ruhlar gibi
Yatağına geleceğim tekrar;
Süzüleceğim yanına kadar,
Dört yanım gecenin gölgeleri.
Öpecek, öpeceğim, esmerim,
Seni aydan soğuk öpüşlerle,
Nasıl sürünür, bir gibi yerle,
Yılan; seni öyle seveceğim.
Vakta ki soluk bir gün doğacak
Boş bulacaksın yattığım yeri,
Ki bütün gün soğuk kalacaktır.
Hayatın, gençliğin üzerinde
Sevgiyle hükmeder başkaları,
Bense hükmedeceğim, dehşetle.
can sıkıntısıdır bu!- gözü hep yaşla dolu,
darağaçlarını düşler çubuğunu içerken.
Bu nazik canavarı çok iyi tanırsın sen,
-kardeşim, -benzer'im- ikiyüzlü okuyucu!
"Hoş kokulu göğsünüzü kabartan bütün bu hafif iç çekmelerin ne anlamı olabilir benim için, güçlü yosma? Ya bütün kitaplardan öğrenilmiş yapmacıklar, seyredende acımadan çok daha başka bir duygu uyandırmak için yaratılmış bu yorulmaz hüzün? Doğrusu ya, bazı bazı size gerçek derdin ne olduğunu öğretmek geliyor içimden."
Charles Baudelaire, Spleen de Paris
sonsuz melankoli içinde kıvranan yalnızlığa tutkun.. şairlerin tanrısı...
de bana sır kutusu adam en çok neyi seversin demişler de yazmış ya...
bulutları severim..şu geçen bulutları...şurdaki..güzelim bulutları ... diye...
hep bulutları severim onun sayesinde...
"her zaman sarhoş olmali...her şey bunda.. tek sorun bu..omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken zamanın korkunç ağırlığını duymamak için, durmamacasına sarhoş olmalısınız. "
"Komünist olmayanlara uyarı;
herşey ortaktır,Tanrı bile"
-Apaçık Yüreğim-
"Ey ölüm, koca kaptan; bu kent sıkıyor artık
Vakit tamam ey ölüm, açalım yelkeni biz
Olsa da katran gibi gökle deniz karanlık
Doludur ışıklarla o bildiğin kalbimiz
Gel zehrini sun bize, sun ki gücümüz artsın
Beynimiz tutuştukça ateşiyle bu zehrin
Cennet ya da cehennem dalalım bu girdabın
Bilinmezin dibine, 'yeni'yi bulmak için..."
sarhoş olun
Zevkin tadi bizi simdiki zamana baglar.Esenligimize özen,gelecek zamana erteler bizi.Zevke,yani simdiki zamana baglanan kimse bende bir yamactan yuvarlanan ve calilara tutunmak isterken onlari söküp,düstügü yere götüren insan izlenimini uyandirir.
Herseyden önce kendi icin büyük adam ve aziz olmak.
Charles Baudelaire
severek okuruz...
"düzyazı da olsa, şiir yaz" demiş şair :)
paris sıkıntısı'nı sevmiştim bayağı.
bir de "güldürmenin özü" adında mizahı ele alan bi ilginç bi çalışması vardı. okulun kütüphanesinde denk gelmiştim ama sahafta vs bulabilirseniz bi bakın derim.
Cette vie est un hôpital ou chaque malade est
possédé du désir de changer de lit.
Celui-ci voudrait souffrir en face du poële,
et celui-la croit qu'il guérirait a côté de la fenetre.
O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler
Dipsiz bir uçurumdan tekrar doğacak mıdır
Nasıl yükselirse göğe taptaze güneşler
Güneşler ki en derin denizlerde yıkanır
O yeminler, o kokular, sonu gelmez öpüşler
SAÇLAR
Ey dalga dalga omza kadar uzanan yele!
Ey bukleler! İhmalle yüklü güzel kokular!
Bu akşam loş odamı bu saçlarda uyuyan
Hatıralarla -Ne haz! Ne gaşy!-doldurmak için
Onları havada bir mendil gibi sallasam!
Gevşeklik veren Asya ve yakıcı Afrika,
Bütün bir uzak alem, kayıp, nerdeyse ölmüş,
Ey kokular ormanı, yaşar derinliğinde!
Müzik üstünde başka ruhlar yüzdüğü gibi
Benim ruhum da yüzer senin kokun üstünde.
Gideceğim öz dolu ağacın ve insanın
İklim sıcaklığıyla baygın yattığı yere;
Beni alıp götüren dalga olun, ey saçlar!
Ey abanoz denizi, sende göz kamaştıran
Bir yelken, kürek, alev ve direk rüyası var:
Ses dolu bir liman ki orda durmadan içer
Ruhum bol bol kokuyu, güneşi ve renkleri;
Yaldız, hare içinde kayıp giden gemiler
Ebedi sıcaklıkla pırıldayan bir göğü
Kucaklamaya geniş kollarını açarlar.
Sarhoşluğun aşıkı başımı daldırayım
Bu siyah ummana ki öbür ummandan derin;
Ve benim sallatıyla okşanan ince ruhum
Yeniden bulsun sizi, ey verimli tembellik,
Sonsuz sallanışları gül kokan işsizliğin!
Sümbül saçlar, gerilmiş karanlıklar bayrağı,
Bana veriyorsunuz çepçevre mavi göğü;
Boğumlu örgünüzün tüylü kıyılarında
Sıcakça mest olurum birbirine karışık
Hindistan cevizi, mis, katarn kokulariyle
Uzun zaman! boyuna! elim senin o ağır
Yelene, yakut, inci, safir ekecek;
Ta ki arzuma asla duygusuz kalmayasın
Sen, rüyaya daldığım bir vaha, hatıranın
Şarabını içtiğim bir testi değil misin?
kıymetli poe sever.
akla hemen mensur şiir ve uyuşumlar poetikası gelir
gunesler ki en derin denizlerde yikanirlar
comme tu me plairais, o nuit! sous ces etoiles
dont la lumiere parle un language connu!
car je cherche le vide, et le noir, et le nu!
ahh bu adam.
ruh ikizim..
cahit de anlamıştı seni.
fazıl da.
toprak altına ortak bir dilimiz olsun diye,
sarhoşken ölürüm belki.
şiirin peygamberi.