seçimini
zekice
yapmak
yarilamaktir
zafere giden yolu;
diger yarisi
kayitsizlikla
fethedilir.
bir yanda
istedigin
her seyi
söyleyebilirsin,
öte yanda
mecbur
degilsin.
ben
bir sekilde
ikisini de
yapmayi
becerdim.
bu yüzden
benimle
bir sorununuz varsa
size
aittir.
Tanrı aşkı yarattığında çoğu insana yaramadı
Tanrı köpekleri yarattığında köpeklere yaramadı
Tanrı bitkileri yarattığında eh işte idare ederdi
Tanrı nefreti yarattığında standart bir hizmete kavuştuk
Tanrı beni yarattığında beni yaratmış oldu
Tanrı maymunu yarattığında uyuyordu
Zürafayı yarattığında sarhoştu
Uyuşturucuları yarattığında kafası kıyaktı
Ve intiharı yarattığında bunalımdaydı
Senin yatakta uzanmış halini yarattığında
ne yaptığını biliyordu
sarhoştu ve kafası kıyaktı
Ve sonra dağları ve denizi ve ateşi
aynı anda yarattı
Bazı hataları oldu
Ama senin yatakta uzanmış halini yarattığında
tüm Kutsal Evren' in üzerine boşaldı.
'...Ani ölüm yeni bir şey değildir,kitlesel ani ölüm de yeni değil,ama ürünü geliştirdik.Yüzyılların keşfi,kültürü ve birikimi var elimizde yararlanabileceğimiz.Kütüphaneler tıka basa kitapla dolu,başyapıt oldukları varsayılan tablolar milyonlarca dolara alıcı buluyor,tıp kalp naklini gerçekleştirdi,sokaklarda akıllıyla deliyi birbirinden ayırmak mümkün değil.Ve birden,bir kez daha hayatlarımızın gerizekalıların elinde olduğunu görüyoruz.Bombalar patlayabilir,bombalar hiç patlamayabilir...'
“Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı tıraşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerden yana rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.”
Yüzyılın en ilginç yazarlarından biri sayılan Charles Bukowski, işte böyle anlatır kendini. Söylediklerinden de anlaşılacağı gibi, yaşamıyla ve yazdıklarıyla yer altı edebiyatının ikonu haline gelen Bukowski; sürekli içki içen, vaktinin çoğunu barlarda geçiren ve özellikle kadınlara yaşadığı maceralarını anlatmaktan hoşlanan bir yazar olarak tanındı ve sevildi. Ama Bukowski sadece kadınlardan bahseden bir yazar değildi. Elindeki viski kadehini yolunda gitmeyen her şey için kaldırırken, gökyüzünü kendine çarşaf bellemiş evsizler, ayyaşlar ve küfrü oje niyetine kullanan fahişeler için de kaldırıyordu.
"beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi.."ekmek arası ne sevilesi kitaptır yau..
sewiorum bu adamı..
to all my friends..(:
MAYIS AYINDA KİTAPÇILARDA(YERALTI EDEBİYATI VE C.BUKOWSKİ SEVENLERE DUYRULUR)
DÂHİLER VE AŞKLARI
Haz.: Özcan Erdoğan
Dâhiler ve Aşkları; sanat, edebiyat, bilim ve düşün tarihinin önde gelen dâhilerinin yaşadığı aşkları, eserleri paralelinde ortaya koyan, ansiklopedik ölçekte bir biyografi kitabı. Gerek ülkemizde, gerekse dünyada -toplam olarak- bu kapsamda oluşturulmuş nadir eserlerden biri olma özelliği de taşıyan bu önemli kitap; içinde yer alan dâhilere, yaptıkları çalışmalar ve ilgi alanları açısından, oldukça yakın değerli yazar ve şairlerimizin yoğun çabalarıyla ortaya çıktı.
Kitapta yer alan yazarlar ve kaleme aldıkları dâhiler:
Louis Aragon / Bahadır Gülmez, Charles Pierre Baudelaire / Bâki Ayhan T., Ludwig van Beethoven / Halim Şafak, Yahya Kemal Beyatlı / Şeref Bilsel, Bertolt Brecht / Eren Aysan, Charles Bukowski / Zate Zatturi, Charlie Chaplin / Cengis T. Asiltürk, Frédéric François Chopin / N******* Eyüboğlu, Salvador Dali / Özcan Erdoğan, Dante Alighieri / Salih Aydemir, Fyodor Mihailoviç Dostoyevski / Halim Şafak, Albert Einstein / Aziz Kemal Hızıroğlu, Furuğ Ferruhzad / Haşim Hüsrevşahi, Che Guevara / Nihat Ateş, Johann Wolfgang von Goethe / Emel İrtem, Vincent van Gogh / Çiğdem Sezer, Nâzım Hikmet / Efe Duyan, Victor Hugo / Barış Behramoğlu, Franz Kafka / Asuman Susam, Frida Kahlo / Burcu Aktaş, Rosa Lüksemburg / Halim Şafak, Karl Marx / A.Galip, Wolfgang Amadeus Mozart / Aydın Büke, Friedrich Wilhelm Nietzsche / Bâki Ayhan T. , Pablo Picasso / Derya Önder, Sylvia Plath / Enis Akın, Edgar Allen Poe / Tozan Alkan, Elvis Presley / Korkmaz Uluçay, Aleksandr Sergeyeviç Puşkin / Onur Behramoğlu, Rainer Maria Rilke / Yüksel Pazarkaya, Arthur Rimbaud&Paul Verlaine / Ayberk Erkay, Auguste Rodin&Camille Claudel / Derya Önder, Mevlânâ Celâleddin-i Rumi / A.Galip, Sappho / T.Ülkü Tekten, Jean Paul Sartre&Simone de Beauvoir / Özcan Erdoğan, William Shakespeare / Betül Dünder, Oscar Wilde / küçük İskender, Virginia Woolf / Gonca Özmen, Leonardo da Vinci / Funda Aksüt, Sergei Yesenin&İsadora Duncan / Halim Şafak
Copyright © 2007 İKAROS YAYINLARI
Silahtarağa Cad. Kurtuluş Ap. No:215 Kat:2/2 Eyüp/İSTANBUL Tel/Faks:(212)427 27 68 Gsm:(532)520 37 68 E-Posta:ikarosyayinlari@gmail.com
www.ikarosyayinlari.com
sil değiştir yanıtla
der ki bir de:
"ölümsüz bir kaybedenden daha yıldırıcı birşey yoktur hayatta"
çok kötü hissettiğim bianda hayatını okumustum ve haliyle..
zehirdir,,,
kendi elinle içersin....
Charles Bukowski "Sevimli bir aşk hikayesi"
Kitap, Charles Bukowski'nin"Kasabanın En Güzel Kızı" ve "Büyük Zen Düğünü" ndeki hikâyeleri ile yeni birkaç hikâyesinden oluşuyor.
İşte zihnime takılanlar:
Kasabanın En Güzel Kızı:
Çirkin erkeklere müşfik davranır, yakışıklı erkeklerden iğrenirdi. "hayat yok onlarda" derdi. "mükemmel kulaklarından ve burunlarından başka bir bok düşünmezler. Yüzeyseldirler. İçleri yoktur.
*
"Adın ne?" diye sordum.
"Ne fark eder?" dedi.
*
Bir bok değil güzellik. Uçar gider. Çirkin olduğun için talihlisin. Biri seninle ilgilendiğinde başka bir şey için olmadığını biliyorsun.
*
Bir b.k yapmak gelmiyor içimden. İstek duymuyorum.
*
Her şeye rağmen huzur vardı havada.
*
Gece üstüme üstüme geliyordu ve yapabileceğim hiç bir şey yoktu.
Bir Teksas Genelevinde Yaşam:
"Hiçbir şey yapmam" dedim ve "California'lıyım"
"Yapmak istediğin bir şey var mı?"
"Hayır. Sürükleniyorum."
*
Charles Bukowski, romancı, gazeteci, gezgin.
15 Santim:
Hayatın tehlikedeyse küçük bir hayat bile çok değerlidir.
*
Hayatının sonuna yaklaşmışsan hayatın birazı bile çok değerlidir.
Düzüş Makinesi:
"dur hele! Sen bana kaçık mı diyorsun?"
"çoğumuz kaçığız. Ama gizli tutuyorlar."
Cesaret Sıkma Makinesi:
her insan hayata tutunmaya çalışır ve talihli olmayı umar. Gerisi hikaye.
Üç Kadın:
nedir ki evlilik? Onaylanmış bir s.kiş, onaylanmış s.kişler ama hiç şaşmaz, sonunda SIKICI olur, işe dönüşür, ama dünyanın istediği buydu; kapana kısılmış, yapması gereken bir işi olan zavallılar.
On Otuzbir:
bir odada boğuluyordum hissine kapılmadan beş dakikadan fazla kalabileceğim insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez.
*
klasım var. Bukowski'yim ben. Yedi dile çevrildim. Ben O'yum, Bukowski!
Yirmi Beş Pejmürde Sefil:
sonra içimde bir ses. Hepsi senin gibi düşünüyor, dedi. Hepsi buraya ait olmadığını düşünüyor ve haklılar. O zaman?
*
ben bir dahiyim ve bunu benden başka kimse bilmiyor.
Bir Yeraltı Gazetesinin Doğumu, Hayatı ve Ölümü:
"Şiirle düzyazı arasında ne fark var?"
"Şiir kısa sürede çok şey söyler, düzyazı uzun sürede az."
*
"Cüce Jimmy'i düzdün ama topu topu kırk bir kiloydu"
"Onun ruhu vardı ama."
*
her insanın hayatında kaçmakla direnmek arasında bir seçim yapmaya zorlandığı anlar vardı. Ben direniyorum.
*
hiçbir şey değişmiyordu. İnsan denen canavarın tarihi çok yavaş ilerliyordu. 1939 ya da 1940 yılında Los Angeles Koleji'nin gazete odasına girdiğimde karşılaştığım o küçük b.klardan hiç farkları yoktu -başlarındaki gazete kağıdından yapılma şapkalarla kendilerini önemseyerek gazeteyi hazırlayan kuklaları anımsıyorum. Çok önemliydi yaptıkları iş -senin varlığını yok sayacak kadar insanlıktan uzaktılar. İğrenç insanlardır gazeteciler -tuvaletlerden kadınların aybaşı bezlerini toplayan kapıcılarda daha çok ruh vardır- doğal olarak.
Düşkünler Koğuşunda Yaşam ve Ölüm:
içten gelen kan parmak kesiğinden akan berrak kırmızı değildir. Mordur, siyah hatta, ve iğrenç kokar, b.ktan bile daha iğrenç. Bizi hayat veren sıvı bira sıçmığından daha berbat kokar.
*
Ruh ve ateş vardı kadının içinde; sevmiştim.
James Thurber'dan Konuştuğumuz Gün:
yüzyılın en büyük şairleriyden biriydi Fransız. Tüm yaptığı oturup o s.ktirici ölümsüz şiirlerini yazmaktı. Ona para yollayan birkaç sponsoru vardı. Kim yollamaz ki? Ölümsüz kamış, ölümsüz şiir.
*
herkesin kendine özgü muhtelif cehennemleri vardı ama ben üç boy farkla öndeydim.
Bütün Büyük Yazarlar:
tahammül edilemeyecek kadar sıkıcı insanlardı sanatçılar, dar görüşlü, başarılı olmuşlarsa ne kadar kötü olurlarsa olsunlar büyüklüklerine inanıyorlardı. Başarılı olmamışlarsa ne kadar kötü olurlarsa olsunlar yine inanıyorlardı büyüklüklerine. Başarılı olamamışlarsa suç başkasındaydı. Yeteneksiz olabilecekleri hiç gelmiyordu akıllarına; berbat bile olsalar dehalarına güvenleri tamdı. Ve her zaman küçük kıçları Şöhret'le verniklenmeden mezarı boylamış bir Van Gogh ya da Mozart için berbat işler kusan 50.000 çekilmez geri zekalı vardı. Sadece iyiler bırakabiliyordu oyunu -Rimbaud gibi, Rossini gibi.
*
berbat bir dünyada yaşıyorduk. Yetenek fark edilmiyordu. Yeteneğin önü kesiliyordu. Torpilin yoksa şansın yoktu. A.cık ağızlılar. Sabahtan akşama kadar aptal insanlara hizmet et.
Siyaset Kediyi Arkadan Düzmeye Benzer:
şimdi, sevgili okurlar, izninizle fahişelere ve atlara ve içkiye dönmek istiyorum henüz vakti varken. Bu konular ölümü de içeriyorsa, kanımca, insanın kendi ölümünden sorumlu olması, ölümün Özgürlük ve Demokrasi, İnsanlık, Milliyetçilik ve/veya diğer palavraların bir sonucu olarak gelmesinden çok daha az rahatsız edicidir.
Sevimli Bir Aşk Hikayesi :
para ancak iki durumda sorun yaratabilir : çok fazla ya da çok az ise. Ve ben yine o " çok az " durumundaydım.
*
yaşlılık suç değildi. Ama bazı insanlar kötü yaşlanıyorlardı.
*
nasıl oluyor da insanlar bana böyle güvenebiliyorlardı? İnsanlar deliydi, insanlar basitti. Bu da bana bir avantaj sağlıyordu. Allah için. On yıldan beri hiçbir iş yapmadan yaşamıştım. İnsanlar bana para ve yemek vermiş, kalacak yer sağlamışlardı. Benim bir dahi ya da geri zekalı olduğumu düşünmelerinin önemi yoktu. Ben biliyordum ne olduğumu. İkisi de değildim. İnsanların bana neden yardım ettikleriyle ilgilenmiyordum. Onlardan yararlanmıştım ama, bunu zafer duygusuna kapılmadan ve baskı uygulamadan yapmıştım. Çıkarabildiğim tek sonuç kimseden hiçbir şey isteyemediğimdi. Üstüne üstlük beynimde sürekli aynı şarkıyı çalan bir plak dönüp duruyordu : vazgeç, vazgeç…
En iyi adamlar yalnızken güçlüdür.
seçimini
zekice
yapmak
yarilamaktir
zafere giden yolu;
diger yarisi
kayitsizlikla
fethedilir.
bir yanda
istedigin
her seyi
söyleyebilirsin,
öte yanda
mecbur
degilsin.
ben
bir sekilde
ikisini de
yapmayi
becerdim.
bu yüzden
benimle
bir sorununuz varsa
size
aittir
Charles bukowski
.openallnight.
kasabanın en güzel kızı.. -cass
"Aşk biraz anlam içeren bir yoldur, seks yeterince anlamlıdır" seviyorum bu adamı
adam aşıklar benim mezarım üstünde sevişsinler demiş....
Kitlelerin Dehası
Ortalama insanda
Herhangi bir günde herhangi bir orduya
yetecek kadar ihanet,
nefret, şiddet
ve saçmalık vardır.
VE Cinayet konusunda En Becerikliler
Cinayet Karşıtı vaaz verenlerdir
VE Nefreti En İyi Becerenler
Sevmeyi Vaaz Edenlerdir
VE-SON OLARAK-
SAVAŞI EN İYİ BECERENLER
BARIŞ VAAZI
VERENLERDİR
Tanrıyı Vaaz Edenlerin
Tanrıya İhtiyacı Var
Barış Vaaz Edenlerin
Huzuru Yok
SEVGİYİ VAAZ EDENLER
SEVGİSİZDİR
VAAZ VERENLERDEN SAKININ
Bilmişlerden Sakıının.
DURMADAN
KİTAP
OKUYANLARDAN
Sakının
Yoksulluktan Nefret Edenlerden
Ya da Gurur Duyanlardan Sakının
Övgü Göstermekte Hızlı Davrananlardan SAKININ
Karşılığında ÖVGÜ Beklerler
Sansürlemekte Hızlı Davrananlardan SAKININ
Bilmedikleri Şeylerden
Korkarlar
Sürekli Kalabalıkları Arayanlardan Sakının;
Tek Başlarına
Bir Hiçtirler
Ortalama Erkekten
Ortalama Kadından
Sakının
Sevgilerinden SAKININ
Sevgileri Vasattır, Vasatı
Aranır Dururlar
Ama Nefretleri Dahiyanedir
Nefretleri Seni Beni
Herkesi Öldürebilecek Kadar
Dahiyanedir.
Yalnızlığı İstemezler
Yalnızlığı Anlamazlar
Kendilerinden Farklı
Herşeyi
Yoketmeye
Çalışırlar
Sanat
Yaratamadıklarından
Sanatıı
Anlayamazlar
Yaratma Başarısızlıklarını
Dünyanın Beceriksizliğine
Yorarlar
Kendileri Tam Sevemedikleri İçin
Senin Sevginin
Eksik Olduğuna İNANIR
VE SENDEN
NEFRET EDERLER
Ve Nefretleri
Parlak Bİr Elmas
Bir Bıçak
Bir Dağ
Bir KAPLAN
Bir Baldıranotu Gibi
Mükemmeldir
En Usta Oldukları
SANATTIR
NEFRET!
Charles Bukowski
üvey babam.:(
bazen alınganlaşırım
Nerede olduğumu bilemem,
Birkaç adım tökezler, yitik hissederim
Kendimi.
Tanıdığım herkes benden daha
Uzun
Daha zeki
Daha müşfikmiş
Gibi gelir bana,
Ve daha az çirkin
Elbette.
Ama asla
uzun sürmez
bu ruh hali.
Etrafıma sıkı bir
Bakış atarım,
Çepeçevre
Sert bir bakış
Ve aklım başıma
Gelir.
Ama
Bir süre için
Sadece.
(Gece Çılgın Ayak Sesleriyle Yırtıldı)
seviştik seviştik .... ama mantar varmış kukusunda süt kıvamında acaip bi akıntı vardı .... kalın ayak bilekleri vardı .... sonra içtim ... seviştik seviştik seviştik ............... içtim sonra ...... üffff