sweet home
USdeki en yasanılası sehir, yollardaki duzene (hepsi ya paralel ya da 90 derece ile kesisiyor), kluplerdeki ortama, insanlardaki yakınlıga hayran kalmamak elde değildir, blues barlari da harikadir, daha ne olsun...
2009 yılı yazında tamamıyla yerlesecek olduğum sehir..
istanbul aksarayda eski bir gece clubunun ismiydi.sornadan değişti nokta oldu.baya meşhurdu rus hatunlarıyla felan maganda tarzı eğlence mekanlarının gözdelerindendi.
ha birde şikagoda yolların %90 ı birbirlerini dik kesermiş, ilginç...
bir kaç saat uzaklıkta iki yıl kadar yaşamama rağmen merak edipte iki 3 kere anca gittiğim bir şehir. kışın başında elimde yeni aldığım fotoğraf makinesi ile tek başına dolaşınca tek çekebildiğim soğuk binalar idi. tek bir fotoğrafta bile ben yoktum bea. gidip kartpostallarını alsam daha iyi idi.ama o bahar gunleri yokmu, bir gordum bittiydim yaf. gerçekten baharları ve yazlari yaşanacak yer. bir kaç kere de excalibur'a gitmiştik arkadaşlarla. iki saat eğlence için 4-5 saat arası yol gidip gelmiştik. insan aslında belki şehri değil ama orda arkadaşlarıyla yaşadığı güzel günleri özlüyor. kısmetse ilerde arkadaşları ziyarete gidicem, it will be nice to get together with friends.
gri, kasvet ve yagmur kelimelerini cagristiran sehir.
Tüm şarkı sözlerini ve koreografilerini ezbere bildiğim, medya eleştirisinin sağlam olduğu Müzikal!
*call me Velma!
çılgın dans kareografilerinin bulunduğu izlemeye doyamadım kulağımda her daim melodisi eksik olmayan müzikal..
bu adda bir müzikal/film vardır. çok severim
blues şehri, windy city diye de anılır, sonuçta bir şehir tabi ki sizin ne anlam yüklediğinize bakar
illinois nin gulu...
brazzaz i ozledim.
simdi chicago river dan michigan lake e acilmak vardi o suyun berrakligina kendimi kaptirip, ozledim wallahi
Ozlemimin adi
gidip bi görmek istiyorum..
gunesin sehir merkezine ugramadigi sehir. gokdelenlerdir bunun sorumlusu, nefret edilesi seylerdir. yururken kendinizi dev binalarin yaninda kucucuk hissedersiniz, kuculdukce kuculursunuz, zaten hava soguktur, buzusmussunuzdur, paltonuzun icine saklanmissinizdir, iyice gorunmez olursunuz.
guzel taraflari yok mudur, vardir herhalde. ama soguktan gozleriniz ve vucudunuz uyustuysa gormek biraz daha zaman alir bunlari.
zenciler coktur, ozgurluklerini ilk chicago da kazandiklari icin burayi daha bir severler.
sokakta yasayan, evsiz, -varsa- birkac parca esyalarini supermarket arabalarinda tasiyan insanlara rastlamak normaldir, hatta rastlamazsiniz, onlar ordadir, alisirsiniz. hatta sanirim hepsinin mekani bellidir, zira her gun ayni yerde dururlar, sigara isterler, verirsiniz, vermemek ayiptir.
bence chicago sehir merkezinden uzaklastikca guzellesir. zira sehir merkezinde sehirin ruhu "gokdelenler" arasina saklanmistir, uzaklastikca daha bir aciga cikar. zordur chicago da yasamak, istanbul u mumla aratir. istanbulu ozletir. chicago guzel diyen amerikalilara, siz bir de istanbulu gorun demek istersiniz, dersiniz de, ama her annenin cocuguna en guzel demesi gibi, sizin de dediginiz seye pek inanilmaz. ne diyim, gelsinler istanbulu gorsunler. chicago neymis ne degilmis, ruh nasil olurmus, yasayan sehir neymis gorsunler.
chicago da hava insanlari da dondurmus galiba. gol bile donduguna gore, hepimiz de sudan olustugumuza gore, donmamak zor. ama yinede, cabalamak lazim, donmamak icin. kalin giyinmek lazim. hatta zirh giymek lazim.
suburb lerine bittim..
Gettolarina yolum dussun hic istemem, sakinirim.