toplam 19 kişi bulundu. 19 adedi gösteriliyor.
| tuttum | arya88 |
| tuttum | theknight |
| tuttum | Krl |
| tuttum | lucifer3 |
| tuttum | mehmet10ur |
| tuttum | mentares |
| tuttum | YUKSEK KURULTAY |
| tuttum | Ateistturk |
| tuttum | Cansu Akgndz |
| tuttum | ankleon |
| tuttum | MUFFIN |
| tuttum | egesel64 |
| tuttum | nucro |
| tuttum | ziphona |
| tuttum | mozturk |
| tuttum | sorunlusorunsuz |
| tuttum | loneartisan |
| tuttum | radius |
| tuttum | Haskin |
~18 ahkam var.
ulan ibneler askerle bir olup ananızın örtüsüne el uzatıyorsunuz
en fazla okulllarda yapabilirsiniz sıkıyorsa yolda yürüyeninde örtüsüne dokunun bakın ozaman ananızı nasıl sikiyorlar..
siz nazım gibi kızıllara enver gibi batıya sığının olum biz asyadan gelip anadoluya yerleşen avrupayı inim inim inleten soyumuzla dinimizle yaşamayı seviyoruz
solununda sağınında merkezininde komünistininde emperyalistininde milliyetçininde sizin dilinize kitaplarınıza geçmiş bütün bu azınlığpında çoğunluğunda amına koyum
ulan piçler vatanına ecdadına ihanet edene sizin avrupanız sahip çıkarmı bi köşede siker bırakırlar
dünya konjüktürünü algılayıp toplum içinbirşeyler yapacaklarına kendileride inanırsa fakirliği çözme gibi sisteme endeksli projeler değil diğer halka girdi sağlayacak ölğün projeler yaratacak zihniyet oluşursa diğerleri gibi iktidara gelince sistemci kesilen patroncu kesilen halktan ve haktan uzak kendine yaklaşan sermayecileri uzaklaştırarak oluşacak kafa yapısıyla ozaman atatürke layık topluma layık olduklarını kanıtlama imkanları bulurlar bende kefil olurum
eskiden cumhuriyetin partisiydi artık duzenin partisi...
atatürk ilkeleri
1-cumhuriyetçilik
2-milliyetçilik
3-halkçılık
4-laiklik
5-devletçilik
6-inkılapçılık
İçini Dolduralım
Altı ok, altı ilkeyi simgeliyordu... Bunların “cumhuriyetin temel ilkeleri” olduğu söyleniyordu, aynı zamanda “kendini devletle özdeş sayan” Cumhuriyet Halk Partisi’nin de temel ilkeleriydi, bayrağına da girmişti... Nelerdi bunlar?
Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, devrimcilik, devletçilik, halkçılık, laiklik... Güzel şeyler. Hiçkimse ağzını açamaz, hiçkimse karşı çıkamaz. Akan suları durduran bir ilkeler ki ilelebet payidar kalacak bir ilkeler...
Aralarında demokrasi, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü, sosyal adalet, hukuk devleti falan gibi kavramlar yok. O kadarcık kusur kadı kızında bile bulunur. Nobody is perfect...
Bakalım bu güzellikler uygulamada ne sonuç vermiş, nasıl yorumlanıp nasıl hayata geçirilmiş? Şu lafların içini dolduralım:
1) Cumhuriyetçilik: Şekilde kaldı. Değişmez ve putlaştırılan bir cumhurbaşkanı, padişahın yerine geçirildi, o kadar. Tek parti diktası kuruldu. Halka, serbest seçimle yönetici değiştirme hakkı da tanınmadı. Celal Bayar’a kadar hiçbir devlet başkanımız seçim kazanarak gelmemiştir, bu Osman Gazi için de geçerlidir, “İsmet Gazi” için de...
2) Milliyetçilik: Irkçılığa dönüştürüldü. “Güneş-dil teorisi”, “Hitit Türkleri” gibi bilim dışı olmadık saçmalıklar icat edildi. Eğitimde beyin yıkama yolu seçildi. Faşist İtalya ve Almanya’dan, komünist Rusya’dan “yavrukurt örgütü”, “gençlik spor şenlikleri” gibi uygulamalar ithal edildi. Azınlıkların bir kısmı gönderildi, kalanlar da baskı altına alındı. Yasal kılıf içinde de olsa “etnik temizlik” yapıldı. Temizliğin yasal olmayan kısmı daha önce başkaları tarafından yapılmış, asmaya kesmeye artık gerek kalmamıştı. “Kamu görevlerinin dışında tutmak”, “özel vergi salmak” gibi daha ince yöntemler uygulandı.
3) Devrimcilik: Asla bir “sosyal devrim” şeklinde algılanmadı. Devrim, bir “yaşama biçimi devrimi” oldu ve serpuş, yazı, takvim, tatil günü vesaire değiştirildi. Ecevit bunlara “üstyapı devrimi” demiştir ama bunun hatırlatılması bugün birçok ulusalcıyı rahatsız edecektir. Türk devrimi Fransız devrimine benzetilmeye çalışıldı ama uzaktan yakından ilgisi yoktu.
4) Devletçilik: Ekonomide serbest piyasa düzeninden güdümlü ve tekelci devlet kapitalizmine dönüldü. Bu yüzden yokluk ve kıtlık çekildi. Yabancı sermaye kovulduğu, yerli sermaye çok yetersiz kaldığı için dişe dokunur hiçbir yatırım yapılamadı, yoksulluk ve geri kalmışlık çemberi kırılamadı.
5) Halkçılık: Lafta kaldı. Halka hiçbir özgürlük bırakılmadı. Lafta kalan halkçılık kavramı daha sonra “köycülük ve köylücülük” şeklinde yozlaştırıldı, ama köylüyü kalkındırmak değil, onu kontrol altında tutmak amacı güdüldü. Sosyal değişim istenmedi. Köylüyü işçi sınıfına dönüştürmek hiç mi hiç arzu edilmedi, toplumsal hareketlilikten çok korkuldu.
6) Laiklik: Klasik tanımı olan “din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması” değil, “dinin devlet tarafından baskı altına alınması” şeklinde yorumlandı. Din adamı devlet memuruna dönüştürüldü, merkezi din otoritesi başbakanlığa bağlandı. “Ruhban sınıfı” tasfiye edildi. (İslam’da ruhban sınıfı yoktur diyenlere inanmayın, vardır. Olmaması sosyoloji bilimine aykırı kaçardı.) Baskı altına alınan din, daha sonra “patlama” şeklinde gündeme geri geldi. Tıpkı, darbe ya da muhtıralarla baskı altına alınan halk iradesinin daha sonra çok daha güçlenmiş olarak geri dönmesi gibi!...
Altı ok zagonunun hüküm sürdüğü yıllarda ayrıca basın özgürlüğü de yoktu, sendika özgürlüğü de yoktu, grev ve lokavt hakları da yoktu.
İşte gördünüz, halk fırsatını bulur bulmaz onu niçin başından attı ve 1950 yılından beri CHP’ye iktidar vermiyor, anladınız.
Ama isterseniz, halkın özgürlük ve refah arayışını “karşıdevrim” olarak niteleyip elli yedi yıl daha nal toplamaya devam ediniz. Mustafa Sarıgül bile “bu şekilde CHP ancak 2059 yılında seçim kazanır” diyor...
Kendisini düzeltiyorum, 2159 yılında bile kazanamaz! Deniz Baykal, Irmak Kaykal, Dere Çaykal, Mustafa Sarıgül, Mahsun Kırmızıgül, Yılmaz Morgül, hiç farketmez.
kurulduğundan bu yana 180 derece döndürülmüş sağlam bi parti "idi"
artık degişmesi gereken bir başa sahip yegane parti cumhuriyet halk partisi
koltuğa yapışıp bırakamayanların partisi
Fişle ekmek alma partisi
halka rağmen halk içinin partisi
halk bilmez ben bilirim partisi
CHP
kıbrıs harekatı gibi bir faydası olan ve sarıgül gibi bir adamın bile genel başkanlığa aday olup kurultayda rahatça konuşma yapabileceği kadar demokratik olan parti.
bi söyleminde de 'laikliği, irticayi' kullanma. bir çözüm üret. şunu şöyle yapalım de, yok nerdee.. ama boşver sen Atatürk ü arkana al, nasıl olsa solda da tek adres sensin. yatmaya devam et..
hiçbir faydalı işi bulunmayan.atamızın kemiklerini sızlatan.muhalefet olmayı bile beceremeyen sol görünüşlü sağ parti.deniz bey torununa bırakacakmış chp yi salatan hesabı...