çoh güsel kıslar varmıs burda
ayrıca cowboy olmayanı yani sadece bebop bir jazz stilidir.
Spike su gibi dövüşür. Sonu geldiğinde, hayır, şurdan biryerden çıkacak, dur bakayım, sanırım uyuyor dersiniz. Bekleyedurun belki Spike yine güzel, diri vücuduyla uyanıverir.
hep izlemek istemişimdir
ouw yeah ,)
İnsanı oldukça etkileyen bir yapısı var. Bittiğinde kesinlikle yutkunmakta zorlanıyorsunuz.
Spike öyle derin bir karakterki, o umursamaz tavırlarının altında dinmeyen bir fırtına var. Daha ilk bölümde camdan bakarken bile içinde dinmeyen bir çığlık olduğunu hissettiyor.
Spike, ayrıldığı o gün ölmüştü zaten kendi gözünde. Ondan sonra olanlar sadece bir rüya, kötü bir rüyaydı..
bölüm isimleri de ince animedir.
intro müziği harikadır =)
Enteresan bie şekilde etkiliyor insanı.Aklınızın bir köşesinde yer ediniyor kendine.Çözemediğim garip bir şeyler var bunda.Hastasıyız.
bunu buraya koymak zorundaydım
sanırım 17.bölüm.hastasıyım
açlıktan ölmek üzereyken her yiyeceğe saldırdıkları bi bölüm var hani(gerçi genelde aç bu serinin karakterleri ama) mushroom yiyolar hani..spike merdivenleri tırmanırken stairway to heaven tribi yaşıo..ahahahah en sevdiğim ksıımlardan biri..çok gülmüştüm ilk izlediğimde :))
müziklerini dinlemek için tüm bölümlerin giriş ve kapanışını izlediğim, filmindeki çizimlerin dizi ye göre daha bir özenildiği daha bir güzel olduğu hoş yapım.
jupiterde geçen bölümünde arkaya bakacak olursanız bereket kebap ve sultanahmet camisi var resmen:) ed 'in babasıda türk adı türkçe olarak "hesabı alabilirmiyim lütfen":)
Neydi o jelibon gibi çocuğun adı, bayılıyorum ona : ) Ayrıca Faye tabi..
1 bölümünü izlemiştim. sora dvdlerini bulamadım =/
"kural: buzdolabında birşeyler unutmayın"
ne bölümdü ya.. çok yaşa watanabe amca
"yapılmış en iyi anime" iddialı tespit ve yerleştirme sınavında hep en yüksek notu alan, şaheser soundtrack'i olsun, süper kurgusu olsun hep akılda kalan, amerikan pembe dizisi ile underground arasına sıkışmış disütopik b.k. tadında bir anime.
Real folk blues hatta, evet..