toplam 75 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
cyrano de bergerac hakkında

~ ahkam var.
1 2 3
önceki sayfa »
onun gibi biri olduğuna inanmıyorum.herkes sussun...
yeni baştan okuyun cyrano'yu. derseniz ki, evet bu benim, o zaman konuşalım. cyrano cesarettir, inançtır, zamandır. adanmaktır, özveridir. bunlar bende var, hakkıyla var diyen varsa beri gelsin. yoksa sussun ve buraya yazmasın! çünkü fena ederim! cyrano'yu duymuş olmak cyrano olmaya yetmez.... haddini bilsin herkes!!!!!!
Herkes hayatinin bir doneminde Cyrano de Bergerac degilmidir?Kimisi Roxanna kimiyse Cyrano de Bergerac?
koca burun ... çokmu basit bir tanım oldu ama ne yapayım en çarpıcı yanlarından birisi o ...
Sizlere jose Ferrer'in American siyah beyaz versiyonunu tavsiye ederim
ASK onu delice sevmekle beraber onu kaybetme korkusu ve sonunda onu kaybetmektir.ISTE bu asktir.BU yuzden ben bu eseri gercek askin tiyatrosu degil romani olarak gorurum.
birkaç kez kitabını okuduğum,birkaç kez de filmini izlediğim muhteşem eser.özellikle Gerard Depardeu gerçek bir Cyrano olmuştu bana göre.Cyrano'yu ete kemiğe büründürmeyi başarmış,tiyatro sevmeyen insanların bile içinde bir yerleri sızlatacak bir yapıt.kesinlikle okunmalı,izlenmeli.
ahh ahh cyranoyu müşfik kenterden izlemek nasip olmadı bizlere. :(
ayrıca steve martin'in itfaiyeci cyrano yorumunu izleyen varmı?
evet bütün aşşağılık kompleksine sahip insanların bir numaralı kahramanıdır cyrano ama sonuçta kendinde arayıp bulmak istediği o kudretli yeteneği bulamayıp hayata normal seyrinde devam etmeye çalışanların sonradan unuttuğu bir kişiliktir. bense en çok kuzinine kilisede haftalık gazetesini okurken kendi ölümünü küçük bir haber olarak anlatma sahnesine bayılırım. orada konu tekrar başa döner esasında...
tek kelimeyle muhteşem bi yapıt nedense Gerard Depardieu da sanki hiç izlememişim gibi hep bu karakterle canlanır bnm gözümde.
çizme burunun kelime babasıdır ayrıca..
uykusuz bi gece trt 3 'de cok eski bi versiyonu keyifle izlenir..uyku tutmaz netten e-kıtap ındırılır. Lirik tarzı hiç sevmesemde felsefesı ve çevirisi başarılı olunca cidden etkilenıyo ınsan.
lirik tiyatronun en güzelidir. gerard depardieu dünyanın en iyi cyrano sudur bence. bu filmde olağanüstü bir oyunculuk sergilemiş ve bu film ile birlikte kız olsaydım verirdim o buruna rağmen dedittirmiştir.
vefa lisesi'nin bi döneminde erkek tmB öğrencilerinden "cyrano: bu kadarı az delikanlı! halbuki neler neler bulunmaz söyleyecek! asıl iş edada. meselâ bak,..." die devam eden kısmı ezbere canlandırılması istenen, okunması gereken kitap,izlenmesi gereken film
Cyrano de bergerac: kibarlar için yasa çizme değil, kılıçtır. de guiche: can sıkmaya başladı! vicomte de valvert: pöh! farfaranın biri! de guiche: elverir, kabak tadı! haddini bildirecek kimse yok mu? de valvert: ne demek! durun şimdi. (kendisini süzen cyrano'ya yaklaşır ve azametli bir tavırla karşısına dikilir) burnunuz ne kocaman! cyrano: (pür ciddiyet) evet, pek kocaman! hepsi bu mu? de valvert: daha? cyrano: bu kadarı az delikanlı! halbuki neler neler bulunmaz söyleyecek! asıl iş edada. meselâ bak, hoyratça: "burnum böyle olsaydı, mösyö, mutlak dibinden kestirirdim! dostça: "yana yatmaz mı, senden evvel davranıp kadehine batmaz mı?" tarifle: "burun değil bir kere, coğrafyada böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!" mütecessis: "acaba neye yarar bu alet? makas kutusu mudur, divit midir izah et!" zarifâne: "kuşları sevdiğiniz besbelli! yorulmasınlar diye yavrucaklar, temelli bir tünek kurmuşsunuz!" pür neş'e: "birader, şu koskocaman burnunla tütün içince, komşu "yangın var!" demiyor mu?" müdebbir: "aman yavrum, bu ağırlıkla yere düşmenden korkuyorum!" müşfik: "yaptırın ona küçücük bir şemsiye, yazın fazla güneşten rengi solmasın diye!" alimâne: "görmüştüm aristophane'da belki hippocampelephan tocamélos adındaki hayvanın burnu gayet büyükmüş! sen ne dersin?" nobran: "zaten bilirim, sen misafir seversin, bu, şapka asmak için ne mükemmel bir icat!" şairâne: "ey burun! bütün cihana inat, seni baştan aşağı nezle etmeye kaadir tek rüzgar bulunamaz, karayel istisnadır!" hazin: "bir de kanarsa, kızıldeniz, ne belâ!" hayran: "lavantacıya ne mükemmel tabela!" safiyâne: "abide ne günleri gezilir?" hürmetkârâne: "beyefendi kibarsınız muhakkak, yoksa imkânı var mı cumba sahibi olmak?" köylü: "vış anam! bu ne? bilmem guş mu balıh mı? yoksa bir tohuma gaçmış salatalıh mı?" sivri akıllı: "bunu tombalaya koymalı! kim elinden kaçırmak ister böyle bir malı?" ve hıçkıra hıçkıra, nihayet, pyrame gibi, "bu ne felâket! bu ne musibettir yarabbi! böyle berbat edip de yüzünü sahibinin, şimdi de utancından kızarıyor bak hain!" olsaydı biraz nükte, biraz malûmatınız, işte karşıma geçip bunları sayardınız. fakat sizde nükteden eser yok zerre kadar, neyleyim cenab-ı hakk ihsan buyurmamışlar! zaten bir parça icat kudreti olsa bile böyle seçkin, muhterem hüzzar önünde hele, bana bu şakaları yapamazdınız elbet. ağzınızdan çıkmaya daha olmadan kısmet bunlardan birinin en ufak başlangıcı, karşınıza çıkardı bergerac'ın kılıcı! ben bunları söylerim oldukça belâgatle; başkasından dinlemem fakat tekini bile!
okumamış olanların aşkın anlamını bilemeyeceklerine inandığım kitap...
okudukça bayıldığım içinden çıkamadığım oyun hiç bu kadar güzel bir oyun yazılmamıştır her halde
99 yılında Bülent Emin Yarar'ın muhteşem bir performans segilediği rolü, 6 defa okuduğum kitap, senelerdir gizli bir aşk beslediğim kahraman, derinden derine özdeşleştiim karakter, 16. yy şairi, Rostand'ın 16. yy şairinin adını kullanarak bir arkadaşının ricası üzerine onun adına aşk mektupları yazmasından esinlenerek yazdığı hayatımın oyunu...
edmond rostand'ın kitabı,sinemaya da uyarlandı hatta. gaskonya beylerinin en cesuru,en şairi ve en aşığı..son sözleri büyüleyici:
Her şeyimi koparın, bekletmeyin ölümü; Alnımdaki defnemi, göğsümdeki gülümü Koparıp alın! Fakat size rağmen bir şeyim Öyle bir şeyim var ki, alıp götüreceğim. Ve bu akşam çıkınca Allah'ın huzuruna, Yedi kat gökyüzünün o masmavi nuruna, Eşikten selam verip karışacağım zaman Yanımda bulunacak. Allahıma buradan Lekesiz, buruşuksuz onu götürüyorum! Evet,ne yapsanız da Bu benim, Gururum!
ve bir methiyesi;
"ya ne yapmak lasimmis? saglam bir dayi bulup catmak sirnasik gibi, bir agac govdesini, tipki sarmasik gibi, yerden etekleyerek velinimet sanmak mi? kudretle davranmayip hileyle tirmanmak mi? istemem eksik olsun! herkes gibi, kosarak, yabanin zenginine methiyeler mi yazmak? yoksa nazirin yuzu gulecek diye bir an karsisinda takla mi atmak lasim her zaman? istemem eksik olsun! ricaya mi gitmeli? kapi kapi dolasip pabuc mu eskitmeli? yoksa nasir mi tutsun surunmekten dizlerim? yahut egilmekten mi agrisin otem berim? istemem eksik olsun! taziya tut, tavsana kac mi demeli? belki kaz gelir diye bana tavuk mu gondermeli? yoksa bir fino gibi susta durmak midir ki, acep en munasibi? istemem eksik olsun! bir kibar salonunda kucak kucak dolasip boy atmak ve sonunda, marifet si're koyup kameri, yildizlari, aska getirmek midir, evde kalmis kizlari? istemem eksik olsun! yahut san olsun diye, meshur bir kitapciya giderek, veresiye siir mecmuasi mi bastirmali? istemem eksik olsun! acaba bulup bir alay sersem meyhane kosesinde dahi olmak mi huner? istemem eksik olsun! bir tek siirle yer yer dolasip da herkesten alkis mi dilenmeli? istemem eksik olsun! yoksa bir suru keli sirma sacli diyerek goge mi cikarmali? yoksa odum kopsun bir allahin aptali gazeteye bir tenkit yazacak diye her gun? yahut sayiklamak mi lazim: "adim gorunsun aman!" diye su meshur mercure ceridesinde? istemem eksik olsun! ve ta son nefesinde bile cekinmek, korkmak, benzi sararmak, bitmek, siir yazacak yerde ziyaretlere gitmek, karsisinda zoraki siritmak her abusun. eksik olsun istemem, istemem eksik olsun! fakat sarki soylemek, gulmek, dalmak hulyaya, yapayalniz, ama hur, seyahat etmek aya, goren gozu, cinlayan sesi olmak ve cani isteyince sapkayi ters giymek, karisani olmamak. bir hic icin ya kilicina veya kalemine sarilmak ve ancak duya duya yazmak, sonra dagayet tevazula kendine: cocugum! demek, butun bunlari hos gor yine, hos gor bu cicekleri, hatta bu kuru dali, bunlar yabanin degil, kendi bahcenin mali! varsin, kucucuk olsun futuhatin, fakat bil, onu fetheden sensin, yoksa baskasi degil. ara hakkini hatta kendi nefsinden bile. velhasil bir tufeyli sarmasik zilletiyle tirmanma! varsin boyun olmasin sogut kadar, bulutlara cikmazsa yapraklarin ne zarar? kavaklar sira sira dikilse de karsina boy ver, dayanmaksizin, yalniz ve tek basina!"
 |
bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz. |
|
|