Benim de danışman diye söyleyegeldiğim, lakin bu adı 80 darbesinden sonra almış olduğunu öğrenince esas adıyla(haco pulo) hitap etmeye çalıştığım, yine de hala ağız alışkanlığından danışman dediğim yerdir. Ahmet Mithat Efendi'nin matbası da burda yer alıyormuş eskiden, jön türkler falan burada toplaşırmış. Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi'nin buradan alınarak tutuklandıklarına dair söylentiler var. Tabii artık hiçbiri yok ama Mustafa Amca var. Çayı, kahvesi, karışık tostu var. En çok da beni sever. Gerçi bayadır gitmiyorum ama, Taksim'e gidince uğradığım yegane yerlerden biridir. Ha bir de burda diğer çaycılarda olduğunun aksine tavla falan yoktur. Mustafa Amca millet çata çuta tavla oynayacağına otursun adam akıllı muhabbet etsin demiştir.
sanırım artık adı han geçidi.
mustafa amcanın öle sakin sakin çay dağıtması, sessizce masanıza bırakması :)
çok seviyorum ama artık çok kalabalık olmaya başladı umarım cılkı çıkmaz her güzel yer gibi..
genede vazgeçilmez orası ayrı :)
asıl adı hoccopulo'dur bu geçidin. herşeyi dehşetle türkleştirmek isteyen politikalara kurban gitmiştir.
danışman geçidi insanın kendisine yakışanı giymesidir
Mustafa abi sen bizim herşeyimizsin...ateşini istersiniz ve başlar...bak bu çakmak 40 çakar bi yakar...hadi deniyelim....1..2...3...4...(gider bu böyle)
mustafa abi iyidir de eskiden tepsiyi çayla doldurup gezmezdi sadece isteyene getirirdi. kurumsallaşma çabaları mı yoksa bunlar diye soracam bigün :D he bi de yalaka bi tekgözü kör kedi var sevmeyene gelio
mustafa abi en çok beni sever. ben çayı şekersiz içerim arkadaş. adam beni unutsa da, aylar sonra geldiğimde şekersiz çay içtiğimi görünce hatırlamış gibi yapar.
zaten 2 şekerli içsen de seni yavaş yavaş tek şekere alıştırmaya çalışır. çok asabidir.. huysuzdur, inatçıdır. neden herkes çok sever, onu anlamış değilim ama ben de çok severim mustafa abimi..
"Mustafa abi tabureleri kaplatmışsın!"
"Fiyata yansıtçam haberin olsun!"
"Peki abi!"
...
"Mustafa abi getir elini öpeyim, babalar günü kutlu olsun!"
"Vayy çok yaşa, ya babanı da getir buraya benden bi kahve içsin..."
...
"Mustafa abi bi çay alabilir miyim."
"Sulu mu olsun?"
":S"
ilk gittiğimde bu şirin mekanın kendi gibi şirin kedilerinden biri (ki kedilerden nedense hazzetmiyorum) önce kucağıma zıplamış ve uyumuş , ardından ay sevdi beni ne güzel, bari ben de seviyim biraz derken neresini okşadıysam birden delirip kolumu tırmalayıp ısırmıştı.
üzülmüştüm, korkmuştum, kızmıştım da...
anımı bi kenara bırakırsak,mekanı ankara'daki ezgi'ye benzetebiliriz.
mustafa abi süpper bi şahsiyettir
yazdıklarımızı görse gözleri dolar
ama hakkıdır kendisi kraldır
danışmanın kralına sevgiler saygılar...
bi de asabi kedilere...(özellikle korsan'a -sarı tek gözlü sakin olan)
yok yok soğuk oluyor ama kışın da açık.. kimse gelmese bile -ki galiba hep birileri oluyor- çevredeki hanlara ve dükkanlara servis yapıyor..
mustafa abi hanın da sorumlusu aynı zamanda. tatlı bir kişilik, sürekli gidenleri tanır, haklarını verir...
Son zamanlarda sıkıcı hayatlarına azıcık ilginçlik aramakta olan plaza çalışanları aptal boyun kartlarıyla gelip bir de "mustafa abi jeans cafe" gibi saçma sapan birşey astılar oraya. Kınıyorum...
mustafa abi yaz-kış oradadır. sabahın köründe de gitseniz çay hazırdır.. arada sırada takım elbiseli ofis çalışanları gelir, saçma sapan gürültülerinin arasında tam kendilerindne beklendiği gibi "mustafa abi ya, şuraya bi muşamba örtü yapsan, sigarayı da yasaklasan" gibi salakça önerilerde bulunurlar..