dandy’ye bakılırsa
“güzel ve soylu olan herşey aklın ve hesabın sonucudur”.
Sanatçının, evvela kendini bir eser haline getirme çabasıdır bu.
ilk olarak dış görünümündeki titizlikle göze çarpar dandy;
“modern kahramanın kabuğu” olan giysileri ve o mağrur duruşuyla “yapay biçimlerin o herşeyden üstün görkemi”ne sahiptir çünkü.
Üçüncü gözlerin nazarında yarattığı bu kurmacadan kıvanç duyar. Ancak Baudelaire bunun sadece
“ölçüsüz bir giyim kuşam, bakım ve maddi zerafet merakı”
gibi anlaşılmaması gerektiğini söyler;
“Bu tür şeyler mükemmel dandy açısından sadece
aklının aristokratik üstünlüğünün simgesidir”.
Dandy’ninki, bir ideale yaklaşma uğraşıdır.
Güzeli geliştirmek, tutkuyu tatmin etmek,
haz almak, hissetmek, düşlemek ve düşünmek;
“şaşırtmanın zevki ve hiç bir zaman şaşırmamanın gururu”nu duymak;
yararlılığa dönüşecek herşeyden uzak duran bir aylaklığı
yaşamaktır onun işi.
dandik aristokrat degil, burjuvazi karsit, asiri elitist ve toplum normlarina aykiri yasayan insan anlamina gelmektedir. 19. yuzyil sonu avrupasinda dogmus bir terimdir
(bkz: decadence)