güzel bir mvö parçası içinde erdal erenin de ismi geçio..
2000′lı yıllardayız ama Türkiye’de darbe heveslileri hala çok. Peki bir ülkede darbe olunca ortaya nasıl bir bilanço çıkar?
İşte son darbemizin korkunç resmi sonuçları.
12 Eylül’de ne oldu?
12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin üzerinden tam 27 yıl geçti. Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’li Milli Güvenlik Konseyi, siyasi partileri, sendikaları, dernekleri ve tüm sivil toplum örgütlerini kapattı. Parti genel başkanları, yöneticileri, çok sayıda milletvekili tutuklandı, siyasi faaliyetler askıya alındı. 2 Eylül generalleri, Anayasa’ya, kendilerinin ve emirlerini uygulayanların yargılanmasını engelleyen bir düzenleme ekledi.
Darbenin ağır bilançosu şöyle:
- Darbe öncesi ve sonrasında yaklaşık 5 bin kişi öldü.
- 650 bin kişi gözaltına alındı. (gayri resmi rakamlara göre 1 milyon)
- Gözaltı süresi 90 güne çıktı.
- 230 bin kişi yargılandı.
- 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.
- 30 bin kişi yurtdışına kaçtı.
- 171 kişi gözaltında öldü.
- 388 bin kişi pasaport alamadı.
- 30 bin kişi sakıncalı bulunarak işten çıkarıldı.
- Siyasi partiler, sendikalar ve dernekler kapatıldı
- Cezaevlerindeki uygulamaları protesto eden 15 kişi öldü.
- 1468 kişi idama mahkum edildi. TBMM’ye dosyası gönderilen 259 kişiden 50’si idam edildi.
- 132 bin kitap yakıldı.
12 Eylül’ün yıldönümünde çocuklarını kaybeden bazı aileler hâlâ kendilerine yazılan son mektupları bekliyor. 78′liler Derneği üyeleri, idam edilen arkadaşlarının son mektuplarına ulaşmaya çalışıyor. 3 aile bunun için derneğe başvurdu. Dernek avukatları da Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na…
Genç Siviller darbe karşıtı gösteri yaptılar
çok şey yazasım var ama ne biliyim! hala bu ülkede bazı insanlar darbe olsun derken, sonuç iyi veya kötü seçileni seçenleri göz ardı ederken ötekine göt gözüyle bakarken yazsan ne olur konuşsan ne olur sövsen ne olur...
bilmeyenler için söylüyorum darbe mor ve ötesinin darbe şarkısından ibaret birşey diildir darbe yapıldığında binlerce insan öldürüldü bunların çoğu solcuydu aralarında sağcı da vardı ama daha az sayıdaydı insanlar günlerce gece 12 den sonra dışarıya çıkamadılar bi okadarda suçsuz bu işlerle uzaktan yakından alakası olmayan insan pisi pisine öldürüldü ve işkence çekti.
Darbe yapıldıda noldu suçsuz insanlar, laikliği ,atatürkçülüğü savunan insanlar öldürüldü çok mu ii oldu şimdi darbe olsa aşırı dinciler, sağcılar öldürülse bu da aynı kapıya çıkar ama hiç olmazsa ülkemiz İran gibi bir ülke olmaktan kurtulur bu örümcek kafalılardan kurtulur.
Bana kalırsa iki ismi temizlesinler olsun bitsin (Mesela Kennedy suikasti gibi). Asker yapar bu işi böylece darbe de marbe de konuşulmaz! (Çok mu ağır oldu acaba sabahın bu saatinde?)
milletin gogsune saplanacak bir hancerdir. sok o hanceri kinina yeniceri!!
köyün korucuları silahlarını yine
köylülere çevirdiler.
kuzularımızı kurtlara, çakallara,
ekinlerimizi yaban domuzlarına
karşı korusunlar diye,
bebelerimizin, yetimlerimizin
boğazlarından kesip
omuzlarına silah astığımız,
giyindirdiğimiz, kuşandırdığımız,
yedirdiğimiz, içirdiğimiz köyün korucuları
tüfeklerini bir kere daha,
biz, işinde gücünde,
tarlada, bahçede çalışan,
kemiklerinin ucuyla toprağı süren,
ekini çapalayan
‘ağızsız dilsiz’ köylülere doğrulttular
ve bizden yine diz üstü çöküp
postallarının tozunu
almamızı buyurdular;
köyün fiskosçuları, asalakları,
bıçkınları ve kabadayıları da
onlara alkış tuttular, yılıştılar,
teneke çalıp oynamaya başladılar.
böylece, bizi bir kere daha,
çocuklarımızın önünde aşağıladılar;
kadınlarımızın önünde ağlattılar,
elin günün, komşu köylerin önünde
yere baktırttılar.
böylece, bir kere daha özgür, bayındır,
kurda kuşa karşı güvenlik içinde
el ele, omuz omuza
çalışıp didinme,
üretme, bölüşme
ve sevişme hevesimizi
kursağımızda koydular.
ama bunlar olup biterken,
olup bitenlerden habersiz köyün delisi,
değneğini havada sallayaraktan,
meydanın ucundan koşarak geldi
ve dilsizlere vergi işaretlerle,
dikenli bozkırdaki
kurumuş incir ağacının
yıllar, yıllar sonra yeşerdiği,
çiçek verdiği
müjdesini getirdi bize.
ve ağacın altında
bakire Meryem’in bu kez,
nur topu gibi bir oğul değil,
nur topu gibi oğullar
ve ay parçası kızlar,
yani mucize eseri ikizler,
beşizler, dokuzlar
doğurduğunu ekleyiverdi,
ve bebelerin de doğar doğmaz
konuşmaya başladıklarını…
hani alışveriş esnasında çok mantıklı görünür o şeyi almak.. ama eve gelince, bu neye yarayacak dersiniz... işte ona darbe denir..
hani çocuklar kakaları bitince annelerini çağırırlar ya; anneee kakammm bittiiiii... işte o ben ettim sen gel temizle durumuna da darbe olmasını istemek denir..
(bu saatte bu kadar anlatabiliyorum)
darbe olsa ne olur?
cumhurbaşkanlığına bu tip insalar geçerse ne olucak peki al sana eski osmanlı. olsun darbe olsun geriye gidelim zamanında haklı olan insanlara yapılanların hesabını kim verecek o zaman yapılan darbe neydi laiklik yerine islamı ön planda tutan bir devlette yaşamak istemiyoruz bu yüzdende varsın darbe olsun
aferin sana arkadaşım
Önceden 10 senede bi olurdu ne güzel di mi: 60, 70, 80. Biz de milletçe kafamıza vuruldukça kıçımızın üstüne oturur rahat ederdik. Sonra 90lı yıllardakiler tembel çıktı biraz gecikti, 97de çağımız şartlarına göre yumuşatılıp balans ayarı olarak çıktı karşımıza da yine rahatladık şöyle bi. Bu geceki açıklamadan anlaşıldığı kadarıyla darbelerden sonra balans ayarlarını da yine 10 senelik devreye bağladılar heralde. Ne diyeyim hayırlısı olsun. 2017de görüşürüz madem.
Deveye diken bize de ..ken lazım
apolitikliğin, kokuşmuşluğun, sonrasındaki siyasi ve toplumsal ortamdaki çürümüşlüğün ve yolsuzlukların başlıca sorumlusu...
birde mor ve ötesinin son albümünün bence parti ve şirket'ten sonraki en iyi parçası.
ülkemzide mutat olarak her on senede bir yaşanıp ardından ya kanların dokuldugu ya da fikirlerin , özgürlüklerin , düşüncenin yok edildigi , susturulmaya çalışıldıgı , kamplaşmaların hızlanmasına vesile olmuş , silahlı güçlerin halkın daha iyi yaşamaya hakkı oldugunu öne sürerekten , halkın kendilerinin seçmiş oldukları kişileri bu görevden almasıyla başlayıp , bir kaçını idam etmek suretiyle ne kadar ciddi olduklarını gösterip ardından da ben ve öteki kavramlarını piyasaya sürüp satılmış gazeteler aracılıgı ile ülkeyi oyalayıp , medeni ülkeler seviyesinde bizlere kıçları ile gülmelerine vesile olan olaydir ki şahsen ben bir daha görmek istemiyorum desem , rektor bana küser mi ? dagın haberi olur mu ?