toplam 106 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~92 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 4 5 önceki sayfa »
badem ağaçları bembeyaz olmuştur yine.hatta çağlaya dönmüştür bile.ben datçanın o bitmez yolunu seviyorum.ulaşılmaz geldikçe daha da güzel geliyor sanki.fırsatım olsa da gitsem yine.özledim datçayı.hem de çok...
datçasporla yaptığımız maç sonrası tribünden sahaya şarap şişesi yağan bir yer.
üniversitemiz açıldı.özel hastanemizde yapılıyor yakında.
datça şirin bir sahil kasabasıdır.
büyük şehirde herşeyi gördüm yaşadım yeter diyenlerin huzuru mutluluğu arayanların gidebileceği tek yer bence.
alıp başını gitmek zor gelir tabi,datçayı datçalıları bilmeyenler için.
ama ben datçada yaşamış biri olarak tekrar ve bir ömür için datçaya gidiyor olmaktan dolayı son derece mutluyum.
datçada yaz : tekne turu..7kattan atlama...deniz..güneş...akşamları sound,eclipste eğlence..,gece sabahlamak için perili köşk ,rakı balık ,arkadaşlar,muhabbet...
kışınsa iş güç koşuşturmaca yine arkadaşlar datçalı arkadaşlar muhabbet.. eğlence.. filmler... :)
küçük yerlerin dostlukları aşkları sevgileri saygıları her zaman daha güseldir.kalıcıdır..
datçalı olmak ayrıcalıktır.datçada doğmak büyümekte...
www.datcaajans.com
taze taze haber maber . Ta 1000 kilometreden hasret giderilir ne bileyim..
denizi çok soğuktu
ama can yücel şenlikleri ve güzel insanlar
eyhhh be ne güzel günlerdi... yaz gelse hemen
datçada kumsala sahile denize gidilmez. balıkçı teknesiyle açılıp tekerleğin gelemediği koylara gitmek gerekir. deli gibi saat 5 te uyanıp denize açılmaktır datça. bodruma bir karıştır ama dünyası fersah fersah uzaktır. sahil güvenliğe dikkat...
Mekanın Datça olsun derler iyi biriysen,kuru fasülyeyi(şarap)kaptıgın gibi Can Baba'ya selamı da çakasın o biçim memleket...
yok abi,kimse gitmesin.hiç bi ekşın yok..hiç bişey.
çok fazla rüzgar esiyor,zaten çöl gibi heryer de yeşillikler desen bakmaya değmez bodur bodur şeyler..bi ton akrep yılan falan var,denizden de çok acaip yaratıklar çıkıyor böyle ısırıyorlar falan.trakonya ısırdı bi arkadaşımı hayvan gibi,bacağını kaybediyordu nerdeyse..
insanları desen ayrı bi uyuz,kimseye merhaba falan demezler,hepsi birbirinden kıl.son gelen kafileyi taşlamaya kalkmışlar haberlerde görmüşsünüzdür.
bi ton da koy var,ama iğrenç yok hiç birinden denize girilmez.yani istanbulun denizi daha temizdir öle diim size.
napıcam napıcam diye gezer insan orda kaldığı süre içerisinde,ve hiç bişi yapamaz.çünkü yapacak birşey yoktur,hem de hiç birşey.insanın ömrünü çürütür.
sakın kimse gitmesin..
2. kez gidişim eylülde ki iznimde alt satırdaki okeanides imle yani can dostumla izmir-datça arasını elvisle katettik.bizi teklemeden götürdü elvis hatta izmir ede geri getirdi.ewt datçaya hayran kaldık bir kez daha palamutbükü,kargı,vino'nun yeri,rakı,balık,bal daha sayacak ne çok şey war.ewt bizde en kısa zamanda oraya yerleşme kararı aldık.emekliliğe çok war daha o kadara bekleyemeyiz en kısa zamanda ilk fırsatta.insana huzur weren yaşama sewinci katan tanrıya bir kez daha aşık olunası bi yer.gönlüm,ruhum,aklım orda kaldı.
hatta mezarımında orda olmasını istiyorum.
yaşar abinin yerinde oturup soğuk biranızı yudumluyorsunuz..deniz,tekneler,yakamozlar,anfitiyatro,gölet,serverin yeri ve mis gibi yosun kokusu... hayallere dalıyorsunuz ne yazsam az gelir Datça'ya dair...
seni seviyorum,her yaz seni yaşıyorum ve biliyorum ki ömrüme seni katacağım bedelim yine bir ömür dahi olsa..
yüreğim knidos tanrılarıyla..
DATÇAYA YERLEŞMEME 5 SENE KALDI YUPPİ (ASLINDA 8 SENE DE 1 SENESİ BU SENE ...BİR SENESİ SON SENE BİR SENE DE TATİLLER DERSEK EMEKLİLİĞİME 5 SENE KALDI ;)
Datçayı anlatmak için kelimeler yetmez ... 1999 senesinde ilk kez gözgöze geldik tabi o an yaşadığım mutluluktan ziyade rizgarını içimde hissetmem ve o yaz nasıl bir yaz tatili oldu bu yaa denicek şekilde düşündürtmüştü kendisini...Aylardan Eylüldü gittiğimizde Datçanın içinde kalmadık dışında bir sitedeydik Begonvil gibi bir şeydi adı ama o sene olduğu gibi hiç olmamış ...İş arkadaşlarım telefonla aradıklarında tekne turunda mısın diye sormuşlardı halbuki ben plajda bu rüzgarda denize girsem nasıl çıkarım planları yapıyordum kafamda hihihihiih o denli esiyordu uuuuuuuuu diye :) Bir sonraki sene kuzenimin ısrarlarıyla yine yeniden gittim Eylülde ısrarla çünkü o zamanı seviyorum tatil için...Neyse bu 2.gidiş Eros'un okuyla bizi birbirimize bağladı...Tertemiz buz gibi bir deniz mis gibi bir güneş doğası balığı tadı suyu hangi birini anlatsam ki bayıldım ve o gün bugündür her sene mutlaka iznimi Datçamda geçiriyorum ve emekliliğimi hesaplıyorum Datçaya yerleşmek için ;)
12-14 yaşlarım Datçada Geçti... Üzerimde sadece Şortum ve arka cebinde Keçiboynuzu eksik olmazdı.. Terliksiz gezer, sıcaktan erimiş yoldaki asfalta basmamaya çalışırdım... ağaçtan koparıp mandalina gibi yediğimiz limonları hatırıyorumda... Denizi ayrı, doğası ayrı, güneşi ayrı güzel Datçam.. en kısa zamanda görüşmek üzere.. bekle beni;)
rüzgarı şapşal ediyor, etraf fazla yeşil, geceleri elektrikler gidince yıldızlar insanın gözünü rahatsız ediyor, tavsiye etmiyorum!
datça dendi mi CAN YÜCEL gelir aklıma.. can baba şenlikleri ...
tatılı ucuz en azından gıdın bı pansıyonda kalın ama burayı gorun sakın ınsaat yabmaya kalkmayın oole kro kro hareketlerde bulunmayın datcanın azına sıcymn sadece pasa pasa tatılınız yabın gelın kı burası yıllar boyunca turkıyenın en gusel cennet mekanlarından bırı olarak kalmaya devam etsın
10 yıldır her yaz ...
kankilerim... palamutbükü...perili köşk...7kat...eclips...ve en güsel anılarım...
Datça açıkhava sahnesinde bi Feridun Düzağaç konseri izlemişliğim vardı ki. o hava o ses birleşince... mmmmmmmm dadından yinmez!