dün son kez görebildiğim,ama gördüğümde her zamankinin aksine bana 'benim kızım' diyememiş,beyazlar giydirilmiş,tabutuna sarılıp ona son kez seslenebildiğim dedemmm:((
anladım ki ölümü konduramıyorum ona..
sanmıştım ki o her zamnki koltuğunda oturup arada benimle ,benim tüm amatörlüğüme rağmen sabırla tavla oynıycak,ben her banyo sonrası o güzel ellerine kremle masaj yapıcam...titreyen elleri jiletle yüzünü kesmesin diye onu özenle traş edicem ve traş sonrası yanağına içten bi öpücük kondurucam..güneşi gördüğüm an dedeme koşup hadi bahçeye çıkıp hava alalım diycem ve bastonunu tutuşturucam eline..o bana bizim oraları anlatıcak uzun uzun arada kısılan sesiyle,ben de dinliycem sessizce...çorbasının içine minik ekmak kırıntıları bırakıcam,ve o iştahla çorbasını yedikçe ben mutlu olucam..arada yaptığım kurabiyelere sırf ben mutlu olayım diye abartlılı bi şekilde çok güzel olmuş 'elin kolun dert görmesin benim kızım'diycek...ve gelen misafirlere sanki diğer torunları duymasın diye sessizce'en sevdiğim torunlarım bunlardır'diycek ben ve ablam için yine....
dün tabutunun içinde dümdüz yatabilmiştin dedem sanki uyumadan önce sırtına konan onca yastığa inat..
yüzün yine güzeldi...
sen bakmadın ama ben seni gördüm dedemm..
toprak da attım üzerine üşüme diye..
ama arasıra rüyama da olsa gel dedem,yine söyle bana o sık nefes aralıklarıyla söylediğin türküyü...
etek sarı sen etekten sarısan...:(
seni seviyorum dedemmmmm