toplam 18 kişi bulundu. 18 adedi gösteriliyor.
| tuttum | tozutukk |
| tuttum | zenciiiii |
| tuttum | damdakikemanci |
| tuttum | marshallvip |
| tuttum | i3veben |
| tuttum | burrcuk |
| tuttum | witchh |
| tuttum | cha |
| tuttum | 46Caner |
| tuttum | nevrobesque |
| tuttum | seizm |
| tuttum | thecrowfun |
| tuttum | dead juliette |
| tuttum | orionthend |
| tuttum | en hakiki kaba simsek |
| tuttum | muptezel |
| tuttum | thefeti |
| tuttum | tylrdurden |
~12 ahkam var.
Çok fazla insan tarafından bilinmez ama Turgut Özakman yazmıştır bu oyunu... Ne de güzel yapmıştır...
Pilli Bebek grubunun muhteşem yorumladığı bir Yeni Türkü şarkısı.Canlı olarak dinlerseniz harbiden delirtme etkisi vardır.
doğum sorun
ölüm sorun
kira sorun
okul sorun
ama bir sorun var ki
hepsinden de önemli
kim akıllı kim deli
nasıl ayırt etmeli
bum terelelli bum bum
deve kuşu kabaresi
zeki_metin
zaman zaman ulvi bir mertebe olduğuna feci şekilde inanarak öykündüğüm kişiler...
diyorlar ki bazen gozlerinde
deliler dolusmus bakiyor birer birer
delilerden sen anlarsin, konus onlarla
nasil muhtacim buna
diyorsun ki bazen geceler boyu
sayiklarmisim olanlari birer birer
duslerden sen anlarsin konus onlarla
nasil muhtacim buna
bir gece ansizin gel yine
elinde mor ciceklerle
tazelikle gel yine
binbir guzel hikayeyle
-*/DeLi KaRgA\*-
zeki metinli devekuşu kabare oyunlarından.
metin akpınar galaksi takside telefonlara bakan kişidir. zeki gelir ve araba sorar.
metin - bi çevrene bak bakiyim araba var mı?
zeki - yok galiba
metin - galiba mı? bi şey ya vardır ya yoktur. demokrasi mi bu galiba diyorsun?
mmmahaha
yeni nesil devekuşu kabareyi bilmiyor, öğretmeye çalışsan da anlamıyorlar esprileri. kandemir konduk'u mahallenin muhtarları gibi iğrenç bi diziden tanıyorlar ya, çogüzülüyorum.
bazen keşke onlar gibi deli olsam keşke dediğim oluyor tabi
yalnız sağlıklı insan aklıyla yaşansaydı değmezdi yaşamaya!tam aksine güzel olan,dünyanın gökyüzü altında bir deliler topluluğunu andırması...
Genel Tanı : Toplumunda psikiyatri bilimi tarafindan standardize edilerek
yoneticilerin islerini kolaylastiran
akli dengesi bir sekilde bozuk olan bireyler..
Bir dünya var gördüğümüz, algıladığımız ve o dünya içinde tüm uğraşımız, varlığımızı ıspat edip yaşamımızı istediğimiz lşekilde sürdürmek ... Biz bunları yaparken toplum sosyal yaşantımız içinde bizden bir standartta davranmamızı istiyor bu uygun görülüyor, uygun görülmeyenlere ise deli deniliyor...
Ama bu dünya içinde çoğunuz gibi görmeyenlerin sayesinde bir çok şey aydınlandı, bu egosuz dışa vurumcu belki aklı karışık yada yada kendi düğümünü kendi bile çözemeyen insanlar yüzünden...
Hastalıktan bahsetmiyorum delilik derken beyin özürü bir travma vs değil , korku filmlerindeki adamlardanda değil, hayatımızın içinde olan yaklaşmaya korktuğumuz pis belki kötü kokan, yada üstü başı dökülen adamlardan bahsediyorum ben onları seviyorum, hepsinin bir hikayesi var olmayanlara ise ben zaten yazıyorum
kendi içimde kurduğum dünyada onlardan farksızım....
DELİ
DELİ
Anlamadın beni hiç bir zaman sen,
ben onun için her sabah böyle utangaç
ve belki onun için çekingendim ..
Beklerken bin bir bahaneyle mahalleden bakkala gidişini,
yüz vermeyeşi’nin nedenini kestiremiyecektim hiç bir zaman
aylar geçip gitti böylece ..
Ben yine sensiz geçen zamana dur diyemedim…
Geçen zamanla birlikte değişmeyen bu tavrınla birlikte değişen sadece
Tavrımdı artık sana içinde seni seviyorum yazan kağıtlar atıyordum
kıvır kırıp köşelerini kağıttan kalpler
yolluyordum, parasızlıktan değil di
çiçek göndersem anlardı bizimkiler
hem sonra arif amca ne derdi ?
Mahallenin kızına kağıt atarmıydı delikanlı, yakışırmıydı…
Oysa Kağıtlar sağına soluna düşerdi ben yinede kalbinden vuramazdım
uzanırdın kalbime işte her gün evinle bakkal arasından geçişini izlerken
Yürüdüğün yolların haritasını çizerdim…
iki odalı bizim rutubet kovası senle dolar taşardı geceleri
camı aralardım seni yakardım, iki kuruşa bir sigara dindirirmiydi yokluğunun sancısını
Birde bendeki şu fakirlik, sendeki şu kibir olmasa,
olmasa dememeliyim biliyorum, hem sen bilir misin
hem bu rutubet iki kutu boyaya bakar bilmiyor bunu arif amca
bak şimdi sensizlikte senle konuşuyorum
ben kağıttan güllerde yaparım, bildiğimiz gazete kağıtlarından
boya kutularından saksılar, ellerimle
ve güzel sözler yazarım seninle geceye
Mahallenin köşesinde açılan yeni küçük bir dükkan
merdaneli, makine satıyorlar içinde 5 kuruşa Eva marka
yorulmanı da istemem hani ,
Bana gülsede arkadaşlarım vazgeç deselerde bu sevdadan ,
Nefes almaktan vazgeçebilir mi insan ?
Hem bilmiyor onlar,
her mahallede varsa bir deli buda sadece sevmenin bedeli
ve boşluklara sen diye seni seviyorum yazan kağıtlar atıyorum diye
ve her gece hiç uyumayıp seni sayıklıyorsam
buda seni sevmenin bedeli
deliyimdir elbet
ama bil ki
yazmasaydım o duvarlara ismini boşalmayacaktı bu boya kutuları ve olmayacaktı evimizin saksıları
ve kağıtlar boşluklara düşüyor gittiğinden beri sen bakkalın o tombul çocuğunla ….
açıklama….
ben böyle hikayeleri seviyorum
çünkü kimse deli değildir
dertler hep var benimde bende yazmasam bunları deliririm
belki de şuan hastayım bilmiyorum
pek normalde sayılmam her halde
gerçekler var
hepimizin gördüğü
bazen itelediği dışladığı ama içimizden şeyler onlar sıcak samimiler
ve bazen onlara dönüyorum
Eva marka çamaşır makinesi
dedem paçasını sıvar merdaneye verirdi çamaşırları
merdane üstündeydi hemen o küçük kutu gibi makine’nin
tanıdık yani her şey
ben şiiri yazarken demin
arnavut kaldırımlı dar bir sokak
hayal ettim
karşılıklı apartmanlar var eski apartmanlar hani penceresinin önünde bir sürü çamaşır asılı olan
ve bir pencereden öbür pencereye uzandığında ellerin kavuşacak sanki kadınlar gördüm ağızlarında sakız çiğneyen
ve o dar caddede top peşinde koşturan küçük kara çocuklar
ve 5 dakikada bir geçen arabalar
eski mahalle bakkalları
önünde pirinç fasulye şeker çuvalları
ve bakkalın önünde bir deli
saçları taralı yakışıklı görsen deli demezsin o benim
ve 5 sene önce diyelim bir kız var mahallede
eskinin tarzı uzun etekleri saçları ikiye ayrık herkes suspus mahallenin gençleri ona kesik
ve biri var kör kütük aşık ona
kağıtlar atıyor
yolunda bekliyor
devamlı bakkala gidiyor kız
bakkalın caddesindeyim
etrafta diğer gençler herkes biliyor ne kadar sevdiğimi
ve aslında bakkala giderken o bakkalın oğluyla görüşüyor
ve sonra bir gün bakkal kapanıyor kız yok oluyor
kaçıp
ve bulamıyorum
aramıyorum da zaten
sadece her yere yazıyorum ismini
bakkal açılıyor yeniden başkası var artık kel şişko bir adam
beni aldı çekti bir gün karşısına
ve adam o diyor ki bana
niye kağıtlar atıyorsun etrafa
ve diyorum ki o kağıtları o sana gelmeden topluyor
sen bilmiyorsun
sonra ben bakkalın çırağı oluyorum
Eva marka çamaşır makinesi almak için
ama deliyim işte , sevmek biraz delirmek ..
işte başkalarının adına yaşamak
onların acılarını seçmek benimki bir yerlerde yaşandı işte buna benzer bir şeyler eminim….