şu anki durumda varlığını hissedemiyoruz.
''Herkes fikrini söyler, kararı ben veririm. Burada demokrasi var.”
sınıfsız toplumda gerçekleşebilecek kavramdır, fatsa, paris komünü gibi deneyleri olmuştur.
Demokrasi geriye kalanlar hariç en kötü yönetim şeklidir.
Bugünkü anlamda demokratik yönetim geleneğinin Fransız Devrimi ve Amerikan Bağımsızlık Savaşı ile başlayan ve ikiyüz yılı çok aşmayan kısa bir tarihi vardır. Günümüzde demokrasi, insanlığın tarihiyle başlayan iyilikte, doğrulukta, güzellikte ve üretgenlikte yarışmanın, kusursuz bir biçimde örgütlenmeye çalışıldığı bir yönetim biçimidir. Demokratik toplumlarda ülkelerin yöneticileri, devletin ordularıyla değil, milletin oylarıyla değiştirilir. Demokrasi seçimdir, seçim demokrasidir. Hiçbir demokratik yönetim, seçimden korkmaz.
Her insanın gönlünde uyuyan bir demokrat, bir de dayatmacı kişilik vardır. Demokratik yönetimler, insanın demokrat, dayatmacı yönetimler de, onun dayatmacı kişiliğine güç kazandırırlar. Demokratik yönetimlerde insanın içinde uyuyan demokrat insan uyanırken, dayatmacı yönetimlerde de, insanın içinde uyuyan dayatmacı insan uyanır. Dayatmacıları çoğunluğun oyları değil, azınlığın silahları ayakta tutar.
Demokratik yönetimlerde, hayatın odak noktasında, genel ahlak değerlerine saygılı ve evrensel hukuk ilkelerine bağlı, erdemli insan vardır. Erdemli demokratik yönetimi kuracak ve yaşatacak olanlar, kendisi için istediğini başkası için de isteyen erdemli insanlardır. Onlar demokratik yönetimin verdiği ümitle, dayatmacı yönetimin saldığı korkuyu, büyük bir ustalıkla içselleştirmesini bilirler. bende demokrat bır sivilim ve sivilliğin gerekliliklerini yapmaktan başka işim olmaz,herkeste işini yapsın
bakkala sordum bitmiş ... bi ara gelcek dedi ...
demokrasi...
bir işveren olarak demokrasi sektöründeyseniz keyfinize diicek yoktur. bugün "a" yapıp "a" insanına satarsınız; yarın "b" yapıp "b" insanına pazarlarsınız. hedef kitleniz o kadar geniştir ki siz bile şaşırırsınız. işinizi severek yaparsınız. sonuç olarak da uzun yıllar sektördeki mevkinizi korursunuz/korumaya çalışırsınız. gün gelir sizden daha iyi bi kandırıkçı çıkar meydana. o başlar kandırıkçılığa. böle devam eder gider.
(önemsiz:tarih boyunca yapılan bütün savaşların temelde ekonomiye dayanır.)
(önemli:bu dahil bütün genellemeler yanlıştır.)
götünden genelleme uydurmak
zora sıkıntıya gelmeyen insan işidir
zor iştir her toplum yapamaz
eğitim düzeyi düşük toplumlarda uygulanmamalıdır...zira bu ülkelere bir kaç beden büyük gelmektedir bu yönetim biçimi... şuan türkiye cumhuriyetinde laiklik boğulmakta,örselenmekte,,ve bu olay demokrasi şarkıları,davullarıyla susturulmaya çalışılmaktadır...
demokrasi,dağa çıkıp,beşikteki bebeği kurşunlayıp,katliam yapıp,tüm bunları yapanlarla "bir gönül bağımız var" diyerek parti kurup meclise girmek değildir...
ayrıca demokrasi,utanmadan çıkıp "ne mutlu türküm diyene" diyen "dinci yağmacılar"a şap şap alkış tutup onları iktidar koltuklarıyla ödüllendirmek de değildir...
"demokrassiye karşı olan zihniyetler" diye bas bas bağıran bu yağmacılar artık kapasınlar ağızlarını,,demokrasi nezamandır iktidara gelen partiyi desteleme zorunluluğu oldu?
evet ben bu ülkede demokrat değilim...
Demokrasi güzel şeydir ama ah şu halk olmasa (!)
''demokrasinin karşısında en büyük engel halktır''...yerine isteği sistemi getirebilir...
hikaye
yerine birşey koyulması gereken bir sistem.
% 10 baraj inmelide inmeli ...
"demokraside çare tükenmez" diyen zihniyet, buldukları çareler sonucu demokrasiyi tüketmiş durumdalar.. artık böyle bir kelimenin sözlükteki varlığı bile beni rahatsız ediyor.
bu aralar herkesin ağizinda iyi bişey olsa gerek.
demokrasi ütopyadır..teoride kulağa çok hoş gelir ama uygulamaya geçince ortaya çıkan zorluklar ortadadır...
önce alkışla sonra idam et manifestosu....
Uyarı ! bu sistem kendini bilmem kaç zamandır yoketmektedir .
terimi, kelimenin gerçek anlamıyla ele alırsak , gerçek demokrasi asla var olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır.
j.j rousseau
günde iki ölçek demokrasi uyku yapar