toplam 25 kişi bulundu. 0 adedi gösteriliyor.
~96 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 4 5 önceki sayfa »
insana en yaraşır yönetim biçimidir diye geçer tanımda...demokrasi çoğunluğun sesidir ancak azınlığın hakkını koruyan bi sistemdir...fakat bizim ülkemizde demokrasi kavramı yanlış bir biçime dönüştü...demokratik olmayan bi ülkede yanlış bir demokrasi anlayışı...
10 tane akıllı 50 tane aptal durumunu goz onune alıp degerlendırecek yapı dıkta rejımıdır demokrasıye gore salt cogunlugun dedıgı olur...
cunku demokrası de akıllı ınsan aptal ınsan ayrımı yoktur,nesnel durumlar harıc(orn;ehlıyetsızler), herkesın "1" oy hakkı vardır kımse kımseye "oy oy oy" sen aptalsın dıyemez...
10 tane aklıllı 50 tane aptal varsa aptalların dediği olur aslında doğru olan budur mu acaba kafam karıştı
Düşünmeden, cicilerine kapılarak tapılması çok tehlikeli bir şeydir. Sorgulanmalıdır diyorum, Demokrasinin işlevi, geçerliliği ve işleyişi sorgulanmalıdır. Türkiye bunun güzel örneklerinden biridir, demokrasinin nasıl yanlış çalıştığını bize götermektedir kanımca.
İnsanlar acaba gerçekten kendileri için neyin iyi olduğuna karar verebilecek durumdalar mı ?
Kendi geleceklerini bir yötenim şekli aracı ile etkilyecek bir çok konuda düşünmüş, okumuş insanlar mı ?
Yoksa Platon un "Devlet" inde anlattığı - kendi için hiçbir şey istemeyen ve wisdom-lover - bir "Philsopher King" e mi ihtiyaç var ?
demokrasinin halk için gerekli olduğuna inanan, fakat millet farklı isteklerini ülkede uygulicak, uzaktan kumandayla emir yollayacak diye etinden sütünden yararlanılan bi kavram olduğu görünce üzüldüğümüz kelime
Anti-AKP'lilerin bugünlerde duymaktan bile tiksindiği kelime.. Oysa yıllardır ağızlarına sakız yapmışlardı, demokratik bir ülkede yaşıyoruz diye..
bir trenmiş gerektiği yerde inilirmiş. hiç kompartman görevlisi ne der? makinist o trenden inilmesin diye raydan çıkmaz mı? bunları düşünen yok anca amerikadan konuşsun.
he ne demokrasini aaa evet demokrasi dimi vardı öle bişiler belkide bizi kandırdılar peri masalı gibi bişeyde olabilir
dünya şartlarına ve insan doğasına en uygun yönetilme şekli. çoğunluğunun iradesinin hakim olması ve azınlığın haklarının korunması çok mantıklı. öbür türlü kaos olur. ama demokrasinin iyi işleyebilmesi için, sağlam yasalarla korunması lazım ve bu yasaların koruyucularının da görevlerini sağlam yapması gerekir.
Halkın bir bölümünü (özellikle kırsal kesimi) aç ve parasız bırakıp kendine muhtaç ederek oy almak değildir demokrasi.
Demokrasi her türlü fikre saygı gösterip açıklık sağladığından Türkiye'de hep çıkar amaçlı kullanılmıştır. (Demokrasi bir amaç değil, araç olarak görülmüştür.)
Küçük bir örnek vermek gerekirse, 1924 yılında Atatürk üniversitelerde her türlü düşüncenin yer almasını sağlamak amacıyla Öğretim Birliği yasasını çıkarmıştır.(Tevhid-i tedrisat) Böylece zıt dünya görüşüne sahip insanların aynı kurum altında çalışabilecekleri, birbirlerinin fikirlerine saygı göstermeyi öğrenecekleri bir platform olacaktı üniversiteler.Peki gerçek amaçlanan gerçekleşmiş midir, hayır? Medreselerden çıkarılan dini eğitim üniversiteye ilahiyat fakültesi adı altında geçmiştir. Bu sayede üniversitelerde bilim ve din birarada yeralabilecektir. Lakin o dönemlerde ilahiyat fakültelerinin önde gelen isimleri üniversiteyi pek sevmemiş, hatta medreselere dönmek istemiş, bununla da kalmayıp başka düşüncelere tahammülü olmayan tevhid-i tedrisat öncesi fikirlerini tekrar üniversitelere sokup, yeni nesilin beynine işlemeye çalışmıştır. Bilim ve hür düşünce engellenmeye çalışılmış, Cumhuriyet öncesi padişahlık döneminin propagandası yapılmıştır.Sonuç, 1933 yılında 2252 sayıı yasayla İstanbul Darülfünün kapatılmıştır. (Daha sonra yeni bir yapılanma ile İstanbul Üniversitesi olarak açılacaktır.) İşte demokrasinin amaç değil araç olarak kullanılması böyle birşeydir. Her türlü fikre izin vermektedir demokrasi, kendisini yıkmak isteyen fikirlere de. Türkiye'de her zaman yıkılmak istenecektir, bu gerçekleşmesin diye her zaman birileri bu fikrin ortaya atılmasını engellemeye çalışacaktır.Sonuçta demokrasi kavramı yine çökecektir.Özetle Radikal gazetesinin Orjinal demokrasi reklamlarına kıçımla gülmekteyim. Farklı galaksilerde mi yaşıyoruz acaba.
Ayrıca pek sevgili Türkiye'min pek sevgili genç entellektüelleri(!).O nereyi aydınlatttıkları belli olmayan kapitalist yalı solcusu aydın(!)ların lafıyla askeriyenin her dediğine, bunlar demokrasiye engel olacaklar demekte demokrasi kavramının bir kör noktasıdır. Bu da antidemokratik bir söylemdir. Sonuç olarak TSK mensuplarıda bu ülkenin vatandaşıdır, konuşmaya hakları vardır. Onları susturmak antidemokratik bir hareket değil midir? Ayrıca o aydın(!) olarak lanse edilen kapitalist köpeklerin gerçek fikirleri midir bunlar, yoksa dayatmamı yapılmaktadır pek sevgili aydınlarınıza. Biraz kralcılık mı vardır aydınlarınızda. Hepsi özgürlük diye bağırırken gazetesinden atılan bir gazeteciyi kaç tanesi savunmuştur?Basın özgürlüğü o ölümüne kapitalist olan ama ben sol görüşlüyüm diyen çakma aydınların özgürlük kavramı içinde yer almıyor sanırım.
Türkiye'de demokrasi her zaman kullanılacaktır. Belki birileri demokrasiyi kullanarak batıya uşaklık edilmesini sağlayacaktır, belki birileri cukkasını dolduracaktır, belki birileri demokratik bir ülke(!) de kral olacaktır. Ama hep halk seçtiğinden adı demokrasi olacaktır.Aç ve fakir bırkılıp, kendine muhtaç edilmiş bir halkın seçimi ne derece demokratik bir seçimdir. Bu üstü kapalı bir zorlama değil midir?
bilmeyenlerin agzina sakiz oldu::)))
NE DENLİ YÜKSELİRSEK, UÇMAK BİLMEYENLERE O DENLİ KÜÇÜK GÖRÜNÜRÜZ. bunu soyle degistirelim
nedenli bilinmezse demokrasi ,bilmeyenlere o denli kucuk gorunur::)))
anlaşıldı ki bu ülke halkına 3-5 numara büyük geliyor. onlar gidip padişah seçiyorlar.
demokrasi, 4-5 yılda bir sandıklara gidilip oy verilmesi ve daha sonra "sandıktan babam cıksa yerim" mantıgıyla ugrunda binbir naralar atılan acınası bir sistem degildir. Demokrasi, daha dogrusu gunumuzde gecerli olan temsili demokrasi "SIVIL ORGUTLENMELER"e dayanır. İşçi sendikaları, memur sendikaları, insan hakları savunucuları vs orgutlenmelerinin toplum icerisinde aktif olmaları ve ortak irade cercevesinde hareket edebilmeleri demokrasinin olmassa olmazıdır. Bireysel olarak gidip oy vermek demokrasinin en kucuk harfle yazılması gereken unsurlarından birisidir. Demokrasilerde bahsettigim tarzdaki sivil orgutlenmeler her daim aktiftif olmalı ve hukumete yonelik yapıcı/yıkıcı bazı eylemlerde bulunmalıdırlar. Secim zamanları bu orgutlenmeler parti programlarına gore bir yol belirlerler ve ona gore hareket ederler. Partiler bu orgutlenmelere hitap edebildikleri olcude oy alabilmektedirler. O yuzden Turkiye'de demokrasi falan yoktur. Surekli darbelerle kesintiye ugrayan ve devamlı yasaklanan sivil orgutlenmelerden yoksun bir toplumda demokrasiden bahsedilemez ancak demogojiden bahsedilebilir. Halkın o anki sosyolojik yapısını en iyi sezen ve bu noktalara yeterince vurgu yapabilen siyasi partiler secimi kazanırlar. Kısaca is,as,guvenlik gibi temel meselelerde en iyi propagandayı yapan parti ulkeyi yonetir. Siyasi liderlerin secimden bir gun once televizyona cıkmaları ve secilmeleri halinde nasıl bir yol izleyeceklerini dogru/yanlıs anlatmaları Turkiye gibi apolitik bir toplumda butun dengelerin degismesi icin yeterli olacaktır. Cunku bireylere yol gosterecek ve dogru/yanlıs soylemleri ayırabilmelerini saglayacak sivil orgutlenme modelleri mevcut degildir.
demokrasi, içten pazarlıklı ve sinsi insanların asıl amaçlarını gizlemek için yüzlerine taktıkları bir maskedir.!
Yüklenmiş olan anlama göre çok farklı şeyler ifade edebilen kavram.
Güncel haliyle: ABD'nin dünyaya müdahalede ve onu kendine göre yapılandırmada tercih ettiği yumuşak bir yöntemdir.
''Demokratikleşmesi'' istenen ulus-devletlerden beklenen; ABD'nin güç ve daha çok ekonomik hegamonyası önünde engel teşkil edebilecek bütün ulusal duruşlardan vazgeçmeleridir. Ulus-devletler için kendi egemenliğini kaybetmek demek olan bu durum kabul edilemezdir. Bu sebeple ulus-devletler, azınlıklar ve etnik farklılıklar, mezhepler, insan hakları, demokratikleşme vs. temellerinde ayrıştırılarak merkezilikten yerelleşmeye ve bu sayede yutulması daha kolay lokmalar(minik devletçikler) haline getirilmeye itilir. Demokrasi, ABD elinde 21.yy'da bu işe yaramaktadır.
AB'nin de kendi çöplüğünde tamamen aynı maksatlarla yürüttüğü demokrasi projesi mevcuttur.
halkı yönetecek olanların kaşına, gözüne, üslubuna, müminliğine, paradan altı sıfır atmasına, mazot fiyatı önerisine... göre halk tarafından seçilmesidir demokrasi.
Her şey çok güzel olacak...