toplam 152 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~111 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 4 5 6 önceki sayfa »
5 gün sonra 22 yılımı dolduracağım şehir..pehh bee baya olmuş lan
mecburen buradayim, isteyerek burada kalanlari ise aklim hafsalam almiyor.. insan neden istanbul dururken hayatini burada zehreder?
şu an blunduğum şehir sonra sıcak şimdilik jazz rock dışında bi olayı yok sıktı kaçmak lazım artık 1 aydan sonra bayıyo
denizli bitti diyenler gelsin tekrar gözatsın bakalım etrafa.
bek güzee! :D
çınar meydanındaki yıllanmış koca çınar ağaçlarını cami görünmüo diye kesip attılar ya...bitti denizli bitti...
2. post modern muhtıraya, iki örnek verilerek konu olmuştur bide. nereden nereye :)
4 yıldır burdayım ama lanet olsun seviyorum burayı!! nesini seviyosun derseniz.. gerçekten bilmiyorum..
memleketim olmasına rağmen kendimi bir türlü oralı hissedemediğim sıkıcı şehir
thai nin 13 subat taki ilk ahkamı denizliyi değilse de denizli insanının halet i ruhiyesini, hali pür mealini gayet nefis anlatmış. imzamı atarım.
ben de bi zafer gazozu, pideyi bi de mevlüt koftesini ozlerim hep.
24-25 şubatta eğitim fakültesinde paü rock fest düzenlenecektir. denizli ölü diyenler gelsin biraz da konserde ölsün ,)
festival detayları: deltoit.com/rockfest/
iki alttaki bahsettiğim olay ile ilgili detaylar,düzenleyemediğim için tekrar atıyorum:
Türk’ün Osmanlı ve Selçukludan kalma eski eserleri bir biri ardına yok edilmektedir. En son örnek de 15 Haziran 2002’de Denizli Ulu Camiinin gece yarısı yıkılmasıdır.
Ulu cami
775 yıl önce yapılan Türk’ün Denizli’deki tapu mührü olan Ulu Camiyi 1366, 1566, 1899, 1976 depremleri yıkamamıştı, her seferinde yeniden onarılmıştı, ama 2002 Türkiyesi bu tarihî yapının yıkımını ne yazık ki başardı!!!
Yunan’ın 15 Mayıs 1919’da saat 10.00’da İzmir’e çıkışını aynı gün öğlen Denizli halkı Ulu Cami önünde toplanıp Müftü Ahmet Hulusi Efendinin açıkça savaş ilânı olan şu sözleri ile karşılamıştı:
“Bu işgale karşı durmak ve düşmanın saldırısına karşılık vermek lâzımdır!(..) Fetva veriyorum, silâh ve cephane azlığı veya yokluğu hiçbir zaman mücadeleye engel değildir. Elinizde hiçbir silâhınız olmasa dahi, üçer taş alarak düşman üzerine atmak suretiyle mutlaka fiilî olarak karşılık veriniz!”
Çal gücü gazetesi
18 Haziran 2002
Konuşmanın ardından da sancak Ulu Camiye asılmıştır. Bu yıkılan Ulu Cami, Türk’ün Denizli’de bunun gibi yaşadığı birçok olayın şahidi bir tarihî yapıydı.
ayrıca, lanetlenmiş şehir:
kanuni döneminin ünlü bilginlerinden ve evliyalarından olan merkez efendi burada doğmuştur.zamanın ünlü bilginlerinden ders aldıktan sonra denizli'de leyleklerkavağı semtindeki bir medresede kız öğrencilerle erkek öğrencileri bir arada okuttuğundan, bir süre sonra halk ateşle barut yan yana durmaz diyerek merkez efendi'yi saray’a şikayet etmiş.bunun üzerine merkez efendi padişah tarafından istanbul’a çağrılmış. yola çıkarken merkez efendi şapkasının içine bir ateş ve bir barut koymuş ve yola çıkmış.şehirden çıkarken denizli'nin yerlisi olmasın ,geleni doymasın diye beddua etmiş.padişahın huzuruna çıkan merkez efendi şapkasından barut ve ateşi çıkarmış ve padişaha uzatmış.işte o zaman kanuni bu zatın evliyalardan olduğunu anlamış ve yaptığına pişman olmuş ancak merkez efendi bu olaydan sonra bir daha denizli'ye dönmemiş.
başka bir vahim olay;
1. istasyon caddesinde babadağlılar işhanın karşısındaki 600 yıllık istasyon camisinin (gerçek adını bilmiyorum ne yazıkki, bunun için özür dilerim) bir gece yıkılması, arkasında kocaman soğuk bir otopark üstü camisi yapılması.
evet cami değil orası, katlı otopark üstüne oturtulmuş bir mescit benim için.
ayrı bir saflık ise, çınar meydanındaki yıllanmış koca çınarları cami manzarası kapanıyor diye köklenmesini izlemek, dahada içler acısı ise halkın bunu desteklemesidir.
sonraki icraat meydanın ismini çınar meydanı değilde camii meydanı olarak değiştirmek olacaktır eminim.
not : denizliyi bilmeyenler, camii deyip tarihi bir dokudan bahsettiğim sanılmasın. kısmen yeni yapılmış soğuk bir cami.
aşırı zengin ama bir okadar duyarsız kaba ve eğitimsiz halkı ile genç nesli bezdirmiş şehirdir. belli bir yaşın üstü kesinlikle ahlak denen naneden nasibini almamıştır. gençler ise aileden gelen bol baranın tadındadır,tabi denizlide yapılacak birşey olmadığı için sürekli bir kuşadası bodrum oda olmadı pamukkale seferi yaparlar. buyüzden pamukkaledeki oteller uzun süredir genelev hizmeti vermektedir.
insanlar ticari ahlak yoksunluğunun farkında olduğu için kimse kimseyle ortaklık yapmaz, küçük işletme olmak onun için birleşip fabrika kurmakta iyidir, çünkü emindirki ortağı kesin kazık atacaktır. bu yüzden zamanka küçük işletmeler batmış ilk zenginlerin elinde çerez olmuşlardır.
tartışmasız gençleri çok başarılıdır. gerek akademik gerek ticari anlamda. üniversiteyi kazananlar genelde gittikleri şehirden geri gelmemek için elinden geleni yapar. odtü de ağır bir denizlili baskınlığı vardır. buradan mezun olupta dönenlerden ötürü denizlide kalabalık bir odtü mezunları derneği vardır(ki kolej de bu derneğin eseridir)
kızı tozu horozu meşhurdur deyip, izmirin kızları etiketinden paye almaya kalkarlar. kızımı, göremedim nerde.genelleme yapmıyayım, kızların genel amacı en kısa zamanda evlenip en kısa zamanda çocuk yapıp erkeğini eve çapalamaktır(yaptım bile)hayattaki mutluluk beklentisi mutlu bir yuva değil, evine para getiren erkek modelinden ibarettir.
fazla yaşanmaz bu şehirde, en kısa zamanda kaçılır.(ben öyle yaptım) (bir zafer gazozunu birde tahanlı pidesini özledim)
arkdaşlar bi buluşma gercekleşıo eurekaa arkdaşımız link vermiş ordan bi göz atın neler oluyor neler bitiyor gelebilirim gibi bişeyler düşünürsünüz filan filan...