toplam 13 kişi bulundu. 13 adedi gösteriliyor.
| tuttum | diskokaine |
| tuttum | mewsimsizkar |
| tuttum | moony |
| tuttum | very beji |
| tuttum | filapi |
| tuttum | nari nar |
| tuttum | hemdert |
| tuttum | angina pektoris |
| tuttum | tiare |
| tuttum | inceayar |
| tuttum | seni sectim allah |
| tuttum | butunuylekuskudayiz |
| tuttum | ThisPossessed |
~8 ahkam var.
ölüm çok iri bir sözcük değil bayım, demiş. ölmüş. işte buna hüzünlendim biraz.
Genç şair Didem Mamak kansere yenik düştü. Bir süredir kanser tedavisi gören ŞAİR, dün hayata gözlerini yumdu... Ailesine baş sağlığı diliyorum, nur içinde yatsın…
izmirli şair. güzel bir kadın olduğunu düşünüyorum nedense.
"Gece lambası kırmızı bir kadın yapıyor beni
Oysa limon ağaçları bahçede küçük sarı güneşler taşıyor.
Dokunsam bile onlara yanmam. Ne tuhaf
Bir oyuncak ayım vardı, ismi Işıldak.
Bir kızkardeşim vardı saçları simsiyah
Ne tuhaf böyle hatırladıkça herşeyi,
Ağrı Dağında saçlarımı karla yıkamak.
Kırmızı bir mum olsam yakışırdım şamdanıma
Oysa çok üşüyor ellerim bu akşam…
..."
Kurbati'den
....
Vasiyetimdir:
En güçlülerinden seçilsin
Beni taşıyacak olanlar.
Ahtım olsun,
Yükleri ağırlaşsın diye iyice,
Tabutumun içinde tepineceğim.
....
didem madak- ah'lar ağacı
pulbiber mahallesini tanıyalım şiiri güzeldir son kitabında... ayrıca madak ne sevimli bir soyadıdır öyle! yirim yarebbim!
90ların ortası-ikinci yarısının patlama yaptığı düşünülen, heyecan yaratan şairiydi kimi çevrelerce. sombahar'da göründü o dönem sık sık. naif-duyarlı bir çizginin oldukça ustaca kotarılmış şiirleriydi yazdıkları. lafı hüseyin cöntürk gibi bitirirsem, maalesef pek de bir ilerleme kaydedemedi.
çiçekli şiirler yazmak istiyorum bayım!
"zenciler prensesi olacagım
hayat işte asıl o zaman başlayacak"
pippi uzunçorap
çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
bilmiyorsunuz. darmadağın gölgemi
çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
karanlıkta oturuyorum. ışıkları yakmıyorum.
çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
bir yağsam pahalıya malolacağım.
ben bir bodrum kat kızıyım bayım
yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
fakat korkuyorum. birazdan da siz
kırk üç numara ayakkabılarınızla
bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
bu iyi olmaz bayım!
"gün akşam oldu" diyorum
ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara
cam kırıkları yiyorlar
rüyamda; bir kase dolusu suyun içinde
rengarenk yap-boz parçacıkları
anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz.
hayır, sanırım sabahı bekleyemem
bilmiyorum.
insanlar rüyalarını acilen anlatmalı.
ondört yaşındaydı ruhum bayım
bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz
gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri
protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar
o ara içimde çiçeklerden oluşmuş
bir silahsız kuvvet ablukaya alındı
sinemalarda da "organzm gıcırtıları" oynuyordu.
kaçmaya çalıştım. olmadı.
bu nedenle, çiçekli şiirler yazmayı
ruhum açısından faydalı buluyorum bayım.
neyse işte
ben her filmi hatırlarım
sinemaların hiç bitmeyen gecesine sığındığım çok oldu.
"sofinin tercihi"ni seyrederken çok ağlamıştım.
öpüşen guramilerle ilgili bir film yapsalar
onu da mutlaka hatırlardım.
insan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu?
hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
bir "eşya toplayıcısıyım" bayım.
büyük gemiler yok artık bayım
büyük yelkenler de
büyük kağıtlar yakmak istiyor şimdi canım
işte az önce bir karabatak daldı suya
bir süredir da kayıp
dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya
ölüm çok iri bir sözcük değil bayım.
kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum.
ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen
yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
bir gül, bir güle derdi ki görse
yalan söylüyorum
güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.
didem madak