toplam 48 kişi bulundu. 8 adedi gösteriliyor.
~183 ahkam var. « sonraki sayfa 1 2 3 4 5 ... 10 önceki sayfa »
In Namen des Allerbarmers, des Barmherzigen
Alles Lob gebürt Allah, dem Hernn der Welten
dem Allerbarmer,
dem Barmherzigen
dem Herrscher am Tage des Gerichts
Dir allein dienen wir und Dich allein bitten wir um Hilfe
Führe uns den geraden Weg, deren Weg, denen Du Gnade erwiesen hast, nicht deren, die Dein Zorn erregt haben,
und nicht den Weg der Irregehenden.
Amen.
Fatihanin anlami gercekten cok guzel
kişi her bilmediğini ayağının altına alsa başı göğe erer
3-5 şuursuzun fotoğrafları üzerinden din budur geyiği yapanların soluduğu oksijene cidden yazık
basilisk: "Din budur" u resimleyebildiğine göre bir de "dinsizlik budur"u resimleyiver.
O resimleri "dinsizlik budur"a koyarsan,ona da itiraz ederiz.
O resimler "insanlık" resmidir.
İnsanları,"insana ait" olduğu halde o şekilde kategorize etmenin "insanlık hali" ile bile ilgisi yok...
"İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akar ya,
Bir yanda akan benim öbür yanda sakarya"
İnsan bu...Hem içer..Hemi de sıçar...
Bazen tuvalette su içer..Bazen çarşı ortasında sevişir.
"Din" ise...Bunlar olmasın diye gelir.
....
İnsan,"melek" değil...
Meleklerin itaatlerinin onlara hiç bir "fayda"sı yok...
Fayda da zarar da bizler için...
İsyan da itaat de bizler için...
Günah da sevap da bizler için.
O resimlerdekilerin kim olduğu önemli değil...Onlar "insan"...
İsyanda veya itaatte...
Hem isyanda hem itaatte...
Herkeslere selamlar.
"Beyin yıkama seansları" kamchatka
....
Eminim ki "iyi yapıyorsun" manasında söylemedin...Kötüleme amaçlı olarak "yıkama" kelimesini kullandın...
Böyle söylediğini düşünerek yazıyorum.
"Yıkama" pislikten arındırmak için yapılır.
Kendinin muhatap alındığını düşünerek söylediyseniz..Kendinizi bildiğinizi ve içinde bulunduğunuz pisliği korumak güdüsüyle hareket ettiğinizi düşünmek hakkımız olur...Başkalarını düşündüysen,herkese hakaret ettiğini de içinde bulunduğun pisliklere katman gerekiyor.
Ne kadar "derin" bir pislik içinde olduğunu, verdiğin tepkilerden anlaman mümkündür.
Ama,bu derinliği bir "övünç" olarak taşıdığından da eminim.
Tıpkı,profesyonel hırsızlar gibi...
Hırsız..Birinci hırsızlığında utanır-mış...İkincisinde de utanırmış..Üçüncüsünde de..Ama,giderek daha az utanır ve daha az pişmanlık duyarmış...Gide gide,utanç ve pişmanlığı..hırsızlık yaptığından dolayı değil de "Daha iyi hırsızlık" yapamadığından dolayı,bir utanç ve pişmanlığa dönüşürmüş...
İnsanların,pislikten övünç duymaları yeni bir şey değildir.Bu yüzden,biz,yıkamaya devam edeceğiz.
Tabii..Beyni olanları yıkayacağız.
....
Yatağın altı...
İyi akıl...Yatakta yatan ve her şeyi yatak çevresinde arayanlar için yatak altında "tanrı" ya da "tanrısızlık" aramak...
İyi akıl...
Ama...Bize uymaz.
Biz,başka dünyalarda yaşıyoruz.
Herkeslere selamlar.
kalmak isterdim..
boş beleş insan (marihunun ruhu titresin uleyn) olmadığım için gitmem lazım yahu..
ah ah.. şeytan taşladım ama şeytana şu an ulaşılamıyor leyn..
geleceğim.. görüşürüz anacım.
Bir yaratıcının olmayabileceği ihtimalini düşünmeye korkmadıktan sonra (çünkü bunu düşünmek bile insanı cehenneme götürüyor) aslında olmadığını görmek çok kolay. (dünya üzerinde şu ana kadar yapılmış tariflerine uygun şekilde olmadığı, yani bilinçli ya da bilinçsiz bir yaratıcı, meydana getirici bir şey olabilir)
Birazcık cesaret ile daha sonra korkulacak birşey olmadığını göreceksiniz. Yatağın altına bakın, korkmayın, canavar felan yok. Rahat rahat uykunuza devam edebilirsiniz.
Nisa 11, 12 leri okuyup birazcık sorgulayın bakalım. Mesela 2 saatliğine ateist olun (merak etmeyin tam o sırada ölüp imansız gitmezsiniz). Sonrası çorap söküğü gibi gelecek.
"kendinden bilmek" ile "gücün sahibinden bilmek" ayrıntısını işlemiş baba aslında..kendimi kendimden olana neden emanet edeyim ki?
sataşma degil bu..(tamam ben iyimserim)kul, din kardeşinin elinden olsa bile işin sonunu Allah'a baglar.diger türlüsü hep insanın "elinde" kalıyor..insana kalıyor sen-ben gibi "aciz" olana yani..
Bundan yıllar-yıllar önce..Üniversite öğrencisi olarak..O zaman "solculuk" olarak bilinen ve "dinsizlik"i ideoloji haline getirmiş öğrencilerin "yurd"unda kalıyorduk.
Bize,sürekli, din,kader,tanrı,varlık vesaire sorular sorarlardı ve ne söylersen söyle tatmin de olmazlardı.
Bunların en hızlısı..( O zamanlar hızlı olarak eli silah tutana derlerdi ama bu öylesinden değil..en inançsızı olanından) birisi vardı..Başımızdan hiç inmez bir de güç ve çoğunluklarına güvenerek terbiyesizlik ederdi.
Bir gün..Kaldığıımız yurdun kantininde kahvaltı sırasında..."Tüp patlıyoooor" diye bir ses yükseldi ve üçyüz kişiye yakın kişinin olduğu kantin bir anda karıştı...Herkes,kapıya-pencereye koştu...Kantin bir kata yakın yükseklikte idi ama camlar kırılarak herkes oradan atlıyordu...Atlamaya çalışıyordu.
Biz de iki arkadaş,kendi halimizce çare arayıp çıkmaya çalışırken,ayak altımızda birisini farkettik...Bu bizim inançsız-terbiyesiz arkadaşımızdı...Kendi arkadaşları üzerine basıp geçmişler ve her tarafı da ezik-çizik haldeydi.
Bizim arkamızdan da baskı olduğu halde onu oradan kaldırdık...Tüp de patlamadı zaten..Oradan çıktık ve bir eczaneye giderek yara-berelerinin pansumanını yaptık.
Sonradan da o olay üstüne şunu dedik.
-Senin arkadaşların inanmadıkları için her şeyi..kaderi,gücü,kudreti kendilerinden bilip ona inanıyorlardı..O anda doğru olan da onların kendilerini düşünmeleri idi...Bu yüzden,kendilerini kurtarmak için seni yere düşürmenin,senin üstüne basmanın,senin üstünden atlamanın onlar için sakıncası ve mantıksızlığı yoktu.Nitekim sen de öyle yapardın...
Ama,biz yapmadık ve yapamazdık.Çünkü,bizim,hayatımıza ait bizim dışımızda başka doğrular var.
-Güç ve kudret sahibi biz değiliz...Allah var..Eğri ve doğru tesbiti bize ait değil Allah var...Senin üstüne basmak ve kendimizi kurtarmaya çalışmak ise Güç ve Kudret sahibi olanın "doğru"larından değil...
Biz,"doğru"yu yapmaya çalıştık...Doğru iş yaptık...Yaptık ama,sadece görevimizi yaptık...
-Biz,bir "kul"uz.
Bazılarınız bize "salak" da diyebilir.Desinler...Bize hiç bir salakın "salak olmayan" bir gözle bakmasını beklemiyoruz ki zaten..
Herkeslere selamlar.
Allah'ın isim ve sıfatlarının açıklamalarını okuyunca ne güzel hissediyor insan , insan ne güzel oluyor , ne güzel..
düşünüyorsun ve soruyorsun kendine:
-bu dünyayı kim yarattı ve ben bu dünyaya niçin geldim?
sonra kutsal kitapları,peygamberleri ve en önemlisi seni yaratan bir yaratıcı olduğunu öğreniyorsun..ve sonra bunlara inanıyorsun çünkü şu mantık kafanda şekilleniyor:
-varlık tesadüfen olamaz.
-evrende olan herşeyin bir yaratıcısı ve sebebi vardır.
inanan insanlar inanmayanlardandan daha tehlikeli dikkat
asıl gelenekçiler yani ata dini geleneği sürdürenler yani paganlar dinsizdir akıl yürütmeyen insan çağdaş olmayan insan dinsizdir
din toplumların kırmızı ışığıdır, bireylerin ya da kitlelerin vazgeçilmezidir. Tanrının nerede olduğu sorun değildir.önemli olan onu gerçekten hissedebilmektir.
ve onu hissetmek çok güzel ve özeldir!
Tanrı bireyin kendisine kalmıştır çok doğru ancak kim hangi sınırlara göre hareket edecek? Yoksa sınırları kendin mi koyacaksın. Öyleyse cahil ve güçlü öyle bir sınır koyar ki sülalenizi o sınırın içinde bulursunuz :) Sınırtanımazlık kaostur ve bunu hiç istemezsiniz.
tanrı bireyin kendine kalmış ama,
kurumsal dinlere kesinlikle hayır!