Hayatımın en güzel 3 yılını geçirmeme sebep olan Destansı Film..
*Bknz. Şizofren tedavisinde kullanılan ilaçlar.
koleranın da bu filmle alakalı bir lafı var
ol bir donnie darko
ehe simdi farkttim az asağada 'bağzı' yazmısım :D neden bende bilmiyorum.. ^.^
ahh bunu da eklemek istedim
arkadasın teki uzunca bir ahkamda bulunarak bağzı noktalara değinmiş... bende arkadasa değinmek istiyorum müsadenizle..
baslangıc olarak every living creature on earth dies alone cümlesi herkes bir gün fenerbahçeli olacak cümlesinin aksine bir insanın fenerbahçeyi ve fenerbahçeli olmayanların (kısaca baskalarının) yasamını değil kendi yaşamını sorgulamasıyla alakalıdır.. bi yerde "kimin için yaşıyoruz ki.. sürekli baskalarını(!) düsünmek ve onlara göre biçimlenmek bize sonunda ne kazandırıyor” tarzı bir anlam ifade etmektedir*…
===========
“-Donnie Darko? What the hell kind of name is that? It's like some sort of superhero or something
-What makes you think I'm not?”
seklindeki bir diyaloğu irdelemek gercekten gariptir.. yani burada bir hazır cevaplık vardır.. evet birazda nükte yapılmıstır.. simdi cümleyi bu konusmayı iğrenc bulan arkadasa göre tekrar sekillendirelim:
-Donnie Darko? Bu ne çeşit bir isim böyle? süper kahraman gibi bir şey sanırım..
-Dedemin adıymış..
==========
“-Why are you wearing that stupid bunny suit?
-Why are you wearing that stupid man suit?”
evet yani bu cümleyi durup sorgulamalı bi insan.. herkesin kendine göre cevapları olacaktır eminim.. ha “cıkar len maskeyi ipnenin evladı” gibi bi cevap düsünmeyi yorucu bulup isin kolayına kacan insanın isidir bence..
asıl düsünceye* gelelim: anlatılmak istenen ilk konuşmadakinden farklı değildir.. zaten ele alınan konulardan biride budur bence filmde.. başkalarına göre şekillenmek.. (nasıl yaa diyenler olursa diye söyle acayım: biyerde büyürken üzerinde bulunulan toplumsal değer yargıları, cevresel faktörler vb’nin dısında aynı zamanda yapmacık davranıslarıda ele almaktadır bence.. kendini birilerine sevidrmek.. olmadığın insan olmak)
==========
“-You're weird.
-Sorry.
-No, that was a compliment”
bu da irdelenmesinin garip olduğunu düsündüğüm bir diyalog.. öncelikle önceki sayfalara bakmadığım icin buna “süpeeeerrrr” diyen biri var mı yok mu bilmiyorum.. varsa evet abartılmış.. fakat niye yadırgar ki insan böyle bir diyaloğu.. yani bence bir insana sıradan olmadığını söylemek gayet güzel bi kompliman..
===========
“-Why do I have to sleep with Donnie? He stinks
- When you fall asleep tonight, I'm gonna fart in your face”
hani kahkahalarla gülünmesede insanın suratında bir tebessüm yaratabileceğine inandığım bir cümle.. tabi film izlerken monoton bi sekilde ekrana kilitlenip tam ortasında "fener macı kactaydı ulan?!" yada “bu mudur yani? Açta vadiyi izleyelim bari.. kodumun abdülheyi sen onca sene polattan ekmek ye sonra kalk ihanet et.. onun bunun doğurduğu.. la memati ölücek mi acaba.. tuzakdır lan.. aga simdi bu adamların hepsi varya iste (sana girsin diyesim geldi birden xD) hepsi polatı istiyolar.. e cekemiyolar tabi.. derin devlet ooolum buuuu boru değil!!” diyen insanlarda bu yaşanmayabilir.. (pff kim ne derse valla deli saçması bi dizi)
birde sinema atmosferi vardır ki bazen insan gülmeyeceği seylere o salonda herkesle beraber kahkahalarla güler..
==========
paralel evren konusuna ben de gelmek istiyorum.. şimdi bu konuda kendi bilgilerimi kullanmaktansa direk benden daha net anlatabileceğini düsündüğüm bir kaynaktan alıntı yapıcam..
Solucandeliği terimi Amerikalı kuramsal fizikçi John Wheeler tarafından 1957 yılında ortaya atılmıştır. Karadeliklerin en dip noktası kabul edilen yerde hacim sıfırdır ve yoğunluk ise; "M/V" formülünden dolayı sonsuzdur ve bilimadamları hacmin "0" olmasından yola çıkarak, karadeliğin dibinin inanılmaz güçlü bir vakum etkisi ile herşeyi yok ettigini düşünürler, yani karadeliklerin dibinde zaman ve mekan parametreleri bildiğimiz ve kabul ettiğimiz sistemin oldukça dışındadır. Bütün bu verilerden yola çıkarak, iki karadeliğin dibinin birbirine bağlanması ile solucan delikleri oluşabilir, bu vakum etkisinden yararlanılarak bir uzay gemisi bir karadeliğin içine girebilir ve öbür karadelikten çok kısa bir zamanda dışarıya çıkarak başka bir alt uzaya seyahat edebilir
==========
*= bunlar benim düşüncelerimdir..
herkesin dışına çıkamayacağı kaderi. gerçekten istesekte değiştiremeyeceğimiz şeyler var mı?zaten sıkıcı olan hayat daha da sıkıcı hale geliyor..
darko'nun psikologuyla konusurken bunu cok dusundum ve biliyorum ki hayatimin sonuna kadar da dusunebilirim ama hicbir sey ispatlayamam bu yuzden artik dusunmuyorum, bu cok sacma dedigi sahne beni etkilemistir, sirinler muhabbeti superdir, ve neyi duzeltirsen duzelt bir seyleri bok edicegin sonucu hepimizin bilmesine ragmen yuzumuze cok guzel bir sekilde bir kez daha carpar, gorundugunden daha gercek bir filmdir fantastikten ziyade..
hayalle gerçek arasında gidip gelen, killing moon'la başlayıp mad world'le sonlanan, jake gyllenhaal'u sinema dünyasına kazandıran, karmaşık, çarpıcı bir richard kelly filmi...
filmi anlamayan arkadaşların kafa sken sorularına maruz kalınabilir.. ben de bi bok anlamadım diye geçiştirilmelidir...
dana darko
-Is the search of god meaningless?
-It is if everybody dies alone.
wake up donnie!!!
Gretchen: Some people are just born with tragedy in their blood...
ayrıca
hafızalarimizda yer eden tears for fearsin mad world adli nefis parcasi ile bizi tanıştıran filmdir..
baya önce izledim ama arada cila gerektiren filmlerden.
Az önce netten indirdiğim, yarın Cloverfield'dan sonra evde izleyeceğim filmdir. Eminim iyidir.
They wanted to rebuilt the world by tearing it apart...
derste okudukları öyküden...
az aşağıda
"
-neden o tavşan kıyafetini giyiyorsun
-sen neden o insna kıyafetini giyiyorsun...
diyaloglarıyla insanı insandan alan bir film. mükemmel.
"
şeklindeki ahkamın iki altında,
"
-adın ne
-donnie darko
-donnie darko..süper kahraman adı gibi
-olmadığımı nerden biliyorsun?
şeklindeki diyaloğuyla beni bambaşka bir boyuta sürüklemiş olan film.
"
diyen arkadaş
"
embesillerin kafasının basmadığı bir film olduğu bi gerçek.
"
de demiş hemen sonra.
bana "bir embesillik örneği verebilir misiniz samim bey?" diye sorsalar,
"
-adın ne
-donnie darko
-donnie darko..süper kahraman adı gibi
-olmadığımı nerden biliyorsun?
"
gibi dandik diyaloglarla bambaşka boyutlara sürüklenebilme yeteneğidir mesela derim.
dönemeyesiniz o bambaşka boyutlardan inşaallah. kara deliklere gelesiniz.
sikindirik bi şey.
neymiş efendim...
herkes anlayamazmış... herkesin kapasitesi yetmezmiş...
öldüm
bittim
koptum
uçtum
beni benden aldı
bomba
can alıcı
harikulade
muhteşem
mükemmel ötesi
vs
vs
vs
diye tabir ettiğiniz sahnelere, diyaloglara bak...
every living creature on earth dies alone
yani ne diyor:
bu mına koduum dünyasındaki her bi canlı yalnız ölür diyo.
bunun neresi muhteşem? ne var ki bunda? herkes bir gün fenerbahçeli olacak gibi bi laf işte. nedir yani? ya da ne kadar sallarsan salla dona düşer son damla'dan daha mı derin bir söz. hayır, değilse, bizim tuvalet yazılarımız bile bu ipnelerin kült deyu nitelendirilen filmlerinden daha ilgi çekici.
...........................................
Gretchen: "Donnie Darko? What the hell kind of name is that? It's like some sort of superhero or something."
Donnie: "What makes you think I'm not?"
yani kız diyo ki:
doni darko? vay anuna koyayım, ne kadar da eksantirik bir ismin var lan. sankim süper kahraman ismi gibi ya da onun gibi bi şe.
bizim geri zekalı doni de diyo ki:
be amuğa koduğum, süper kahraman olmadığımı nerden biliyosun ki!
yahu bunun nesine bittiniz? benim aklıma bu kadar dandik bi laf ebeliği gelse, kendimden utanırım, 3 gün insan içine çıkmam. bu lafa tav olcak kızı da direk kamyonun önüne iterim.
.........
-Why are you wearing that stupid bunny suit?
-Why are you wearing that stupid man suit?
yani doni davşana diyor ki:
neden o aptal tavşan kostümünü giyiyorsun?
davşan da diyor ki:
neden o aptal insan kostümünü giyiyorsun?
bunun neresi can alıcı? yani davşan bana bunu dese;
lan hala lölö yapıyo, bak!.. çıkar lan maskeyi ipneni evladı!alıcam ayağımın altına şimdi, bi şe değil, kız uyanacak.
derim.
..........
Gretchen: You're weird.
Donnie: Sorry.
Gretchen: No, that was a compliment.
yani manita diyo ki doni'ye:
çok garipsin lan doni.
doni de diyo ki:
kusura bakma.
kız da diyo ki bu sefer:
yok lan, öyle değil, ben iltifat olaraktan şeetmiştim.
bu mu lan süper? ve hatta süfeeerrr?
la hakkaten garipsiniz ha.
.........................................
Samantha Darko: Why do I have to sleep with Donnie? He stinks.
Donnie: When you fall asleep tonight, I'm gonna fart in your face.
yani doni'nin küçük bacısı diyor ki:
ben bu doni'ynen yatmam. çünkü paso osuruyo.
doni de diyo ki:
bu gece uyuduğunda suratına osurucam.
bunun nesine koptun? komik mi yani? aman ne kadar pisikopat bir çocuk mu ya da? hepimiz osuran insanlarız yani, nedir? suratına osurunca ne oluyo. uyuyan arkadaşın donuna yumurta akı koyup, sabahına da "lan cemil, gece hepimiz seni siktik lan" diye daşak yapan bi milletiz. "gece suratına osurucam" tehdidini nasıl etkilyeci bulabiliriz ki?
....................
paralel evren falan mevzularına gelince. geçenlerde veledin biri önceki hayatında barış manço olduğunu iddia ediyodu. televizyona falan çıkardılar. ahan da o kadar ciddiye alıyorum bunları.
ha unutmadan;
geçen gün kütahya civarına ufo görülmüş yine...
-neden o tavşan kıyafetini giyiyorsun
-sen neden o insna kıyafetini giyiyorsun...
diyaloglarıyla insanı insandan alan bir film. mükemmel.