bu tür dinleyip intihar etmek için değildir, olmamalı. bu tür sizi daha da dibe çeker, acıyla bütünleşirsiniz, tüm herşeyi direk yüzünüze vurur, acınızı görür, dokunabilirsiniz, hatta konuşabilirsiniz bile. sonra anlarsınız herşeyi, kafayı takmamayı öğrenirsiniz. bu tür sizi daha da dibe vurma yoluyla aslında yukarılara taşımıştır. teşekkür edersiniz sonra, başka metal türlerine kayarsınız, taa ki tekrar hayatınız sikilene kadar. sonra yine açarsınız playlist'i, müziksetini, başlarsınız dinlemeye, "life, has betrayed me once again...". sonra yine kurtulursunuz, yine unutursunuz herşeyi.
her daim bünyeye alınacak bi müzik değildir, yeri ve zamanı geldiğinde gelir, hayat kurtarır, herşeyi düzeltir, sonra gider. ta ki tekrar bi görev düşene kadar.
her metal türü gibi, bunun da yeri farklıdır, zamanında alındığında mükemmeldir, aşmıştır, hayata bağlar.
theatre of tragedy, the gathering, haggard, nightwish, my dying bride, eternal tears of sorrow, within temptation, after forever, dargaard, on thorns i lay, lacrimosa, lacrimas profundere, lacuna coil, dreams of sanity, macbeth, the sins of thy beloved, mourning beloveth, xandria, moonspell, tiamat, anathema, opeth, paradise lost, tristania, love like blood, ambeon, dark tranquility, aesma daeva, arcana, left hand solution, nightsky bequest, orphaned land, hades, edge of sanity...
ile başlayabilirsiniz...
[quote=guclu]türk insanının pek bi sevdiği arabesk metal diye tabir edilen müziktir. pek aram olmasa da allahsal bir grup vardır bu kategoride bkz:empyrium[/quote]
Son derece yanlış bir genellemedir.
Doom'un hası Black Sabbath'tan Candlemass'den geçer. Amerikalı Sledge ve Doomcore gruplar asla hafife alınmamalı önemle takip edilmelidir ki, yeni ufuklar keşfedilebilsin. Bir Pelican, bir Isis, hele hele bir Crowbar mutlaka...