1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

dragonlance beni tanımlar diyenler

toplam 229 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.

dragonlance hakkında dragonlance

~56 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »

    tasslehof heryere burnunu sokan haline hastaydım, yok hala hastayım :)

    Happly Ever After   11 Haziran 2010 13:13   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Sturm öldüğünde ağlamaklı olmuşumdur. bide oğlu mezarına geldiğinde. Ama en sevdiğim karakter kesinlikle Raist.ilk üç serisini severek okudum ama sonraki seriler yaz alevi 2. nesil çok sarmadı.

    aniMemo   12 Nisan 2009 23:40   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    un olumuyle aglatmis seridir.

    3nokta14   28 Nisan 2008 22:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    gençliğimi verdim be
    bkz:feminist oldum sonunda

    michelle binoche   28 Nisan 2008 22:17   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kozmolojik yapı itibariyle gelmiş geçmiş en kötü setting sayılabilir. Kötü sayılmasının nedeni ise tanrıların başarısız karakterize edilmesi vs. değildir. Siz bilmezsiniz eskiden Wizards of the Coast yoktu, TSR vardı, herneyse. D&D sisteminin kendi kozmolojik yapısı vardır, oynadığınız her setting, forgotten realms olsun, dragonlance olsun, ravenloft olsun, dark sun olsun. bunların hepsi aynı kozmolojinin parçalarıdır. Sizin "paladine" diye bildiğiniz tanrıya başkası "lölö" der, kozmik dengede yaygın ismi ise Behemoth'dur misal.

    her neyse, ne diyoduk? Hah, dragonlance, daha doğrusu margaret weis belli noktalarda çok üstün bir yazar olmasına rağmen belli noktalarda çok kıt bir yazardır. Ve kozmoloji, daha doğrusu "büyük planlar yapma" weis'in başarısız olduğu alanlardan biridir. Özellikle war of the souls serisinde olanları ele alırsak margaret weis raistlin'i hortlatıp şekil yapıcam diye kasarken tüm D&D kozmolojisinin bi tarafına su kaçırmıştır.

    Ama öte yandan dragonlance hiçbir settingde göremeyeceğiniz derecede umut ve romantizm ögelerinin hüküm sürdüğü bir ortamdır. karakter levelları çok düşüktür, lvl30 raistlin ortamın kralıdır ki o raistlini bir elminster bir symbul "kağıt üzerinde" ay çekirdeği gibi çitletir.

    Weis karakterizasyonlarda da büyük kusurlar göstermesine rağmen (kimse raistlin saplantısını savunmasın bana lütfen) zayıf olduğu noktalardan çok daha fazla iyi olduğu noktalar/karakterler/ilişkiler ile bu açığını profesyonelce kapatır.

    Uzun lafın kısası, artılarla eksileri toplayınca Dragonlance güzel bir dünyadır, türk oyuncuların büyük bir yüzdesi için ilk göz ağrısıdır. candır canandır.

    not: Margaret Weis'in değilde Tracy Hickman'ın baskın olduğu bir kitap serisi okumak isteyenleri yine bu ikilinin yazmış olduğu 7 kitaplık Ölüm Kapısı Serisi (Death Gate Cycle) kitaplarına davet edeyim. İşte orada kusursuza yakın planlanmışbir kozmoloji ve olay örgüsü görürsünüz ki bana göre bu ikilinin baş yapıt kitapları ejderha mızrağı serisi değil, ölüm kapısı serisidir.

    ebekulak   05 Nisan 2007 16:17   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    dragonlace deyince ici sizlayan var mi aranizda?
    ben 2 sene felan oldu frp oynamayli.insan ozluyo gercekten.
    ne gunlerdi,ne goblinler ne gnomlar kestik,kaya trolleriyle carpistik hey gidi genclik,
    elfligimin baharinda yasim daha 800 ken biraktim frp oynamayi.
    olsada oynasak ama dimi?

    hjusthanging   24 Mart 2007 09:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "ejderhanın mızrağı olsa önce kendine sokardı"

    byakuya   12 Şubat 2007 17:04   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    zamanında bulamazdık orj. kitaplarıda Robınson crusoe dan sipariş ustune siparş sonra..şimdi her yerde var maasallah yurdum ınsanı kolay erısıyo..

    Nightshade   25 Ocak 2007 01:30   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    efendim enteresan bir tartışma dönmüş burada müdahil olayım dedim...

    sayın deren, erklig ve ahali

    setting elbette önemlidir ancak o setting'in oluşturan da yazarlardır. Bunu gözden kaçırmamak lazım. Çünkü settingler yazarların katkı veya doğrudan yaratılarıyla oluşurlar.

    Dragonlance, çok büyük oranda Weis-Hickman yapımıdır (kozmoloji - coğrafya - ırklar), Forgotten Realms'da ise pek çok yazardan katkı gelmiştir ve tek bir otorite yoktur.

    Örneğin Underdark ve sakinleri Salvatore peydahıyken, Ay elfleri sanıyorum Elaine Cunningham'ın büyük katkılarını içeriyor, Mystra ve Elminster, Ed Greenwood'un peydahı iken, Kelemvor, Bane ve Cyric hakkındaki en derin bilgileri Avatar üçlemesinde buluyoruz.
    Dolayısıyla Dragonlance'teki merkeziyetçi yapıdan (Weis-Hickman yaratının kontrolünü doğrudan ellerinde tutmaktadırlar) ziyade çok daha renkli bir yapı söz konusudur. Bu elbette ciddi tutarsızlıklara ve saçmalıklara yol açmıştır. (+2 saban - büyü fışkırması ) Ancak yaratının çok yönlülüğü konusunda (çeşitlilik olarak dile getirilmiş tartışmada) çok ciddi bir katkısı bulunduğu yadsınamaz.

    Ben şahsen FR'da da DL'de de oyun oynatmam, oynamam da. Birisi karnaval gibidir, fazla renkli ve powerplayci işidir, diğeri de dile getirildiği üzere bana pastelin yapışkanlığını hatırlatan arabesk bir yapı içerir. ( Bütün kahramanlar mı savaşırken sevdikleri için ölürler? Sürekli mi umutsuz bir durum oluşur? Dragonlance, Kralın Dönüşü'nün durmadan tekrarı gibidir benim gözümde. FR'a gelince FR'da çizgi roman manyağı powerplaycilerin 10. level oldu fireball attım abi deme isteklerini genellikle tatmin ettikleri yerdir. - ya da tanrı dövdükleri - her an her yerde bir avatarla karşılaşabilirsiniz zira)

    her neyse çok dağıldık - buraya kadar dediklerimizi toparlarsak:

    Bu iki setting'in de üstünde gördüğüm bir Planescape vardır ki FR'ın tek saygı duyduğum yanı, Planescape'in oluşmasına zemin hazırlamış olmasıdır. (Bir de Cunningham var tabi - Greenwood, yaratıcılık yoksunudur kanımca - Salvatore ise kazayla güzel bir setting (underdark) yaratmış bir hokey koçudur- bkz. )

    Ayrıca, kendi setting'inizi oluşturmanız hem tutarlılık, hem hakimiyet, hem de hikayenizi temellendirmeniz bakımından çok daha kullanışlı olacaktır. Öneririm.

    Weis ve Hickman'ın yaratıcılıklarını na kadar kullandıkları bir serisi vardır ki bu seri onların larını dosta düşmana belli eder.

    bkz.

    bkz.

    bkz.

    bkz.

    FR için de bir bakınız listesi yapalım:

    bkz.

    bkz.

    bkz.

    bkz.

    bkz.

    bir genelleme daha yapmazsam ölürüm

    nedegilefendim   22 Ocak 2007 20:16   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    Forgetten'a göre daha az dinamik olması normaldir.Zira Forgetten tamamen okuyucular tarafından geliştirelen bir dünya ike Dragonlance 2 yazar ve onların 4 arkadaşı tarafından yaratılmıştır.

    Raist forever :D

    kg   18 Ocak 2007 19:58   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Forgotten Realms ile karşılaştırıldığında daha az dinamiklik (değişkenlik babında), daha az high fantasy (saban +2 örneğiyle yaklaşmış arkadaşlar mesela), daha az çeşitlilik gösteren, FR ile karşılaştırılmasının ayva ile karpuz karşılaştırılması şeklinde olduğu, Hickman & Weiss ikilisinin kaptan kabininde olduğu, lakin WotC D&D 3rd. Ed. ile d20 sistemine geçerken resmi olarak bıraktığı, haklarını yine Weiss & Hickman'ın satın aldığı, ne kadar iyi olduğu ortada olmasına rağmen, TSR zamanında bir dönem en çok satan 4. setting olması nedeniyle (97'de mesela satışlar: 1. FR, 2. DarkSun, 3. RL, 4. DL şeklinde vuklu bulmuştur), d20ye geçişte planlanmamış başarılı bir dünyadır. Zevk meselesi olarak çeşitlilik isteyenler FR'cı olurken, Tolkien örneği bazlı az çeşit çok lore isteyenler de DL severdir.

    Shardd   18 Ocak 2007 12:01   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sayın erk lig türkcell süper lig,

    bir defa forgotten realms çiftçilerin bile amatör olarak büyücülükle iştigal ettiği(iştigal etmek), hatta ve hatta +2 sabanların bulunduğu bir dünyadır.resmen taşı toprağı büyüdür.istanbulun göç sorununu bile göçü üzerine çekerek çözebilecek büyü potansiyeline sahiptir.keza böyle bir settingde yazarlar iyi olsa da sonuç kaportasını keçilerin yediği anadola ferrari motoru monte etmiş olmaktan öteye gitmez.

    raistline gelince; son derece derin bir karakterdir kesinlikle saf bir kötülük barındırmaz.tek kusuru anakin'in geçirdiği değişim sürecinin aynını geçirmesidir.ve kişilik olarak nerdeyse ikizidir.aynı şekilde fistandantilus da darth sidious'a çok benzer.star wars'tan açık bir etkilenme söz konusudur her iki karakterde de.bu kadar eleştirilen "raistlini görmek demek onu tanımak demek değildir, onu tanımak için duygularını, düşüncelerini, fikirlerini anlamak lazımdır", bide raistlin tarihçeleri serisini okusanız iyi olur.ayrıca bence dragon lance'in en iyi iki kitabıdır bunlar.

    sturm da aynı diğer paladinler gibi gözümde hödüğün önde gidenidir.geberdiği iyi oldu.yine de bir zamanlar sevgilisi olan şahsiyet tarafından öldürülmesini pek garipsememek lazım.zira bende bazı eski sevgililerimi öldürmekte hiç tereddüt etmem.sen kendini biliyon şıllık!!!kaçma eninde sonunda elime geçiricem seni, 120 beygir motordan hiç bir farkın yok.

    kişisel meseleleri karıştırdığım için özür diliyorum.yazımıza paladinlerden devam edersek fistandantilus'la raistlin arasında kulede yapılan pazarlıkta "sözünü tutmadın ama" diye çıkışan fistandantilus'a raistlin'in "neden sözümü tutmak zorunda olayım ki ben paladin şovalyesi miyim" diyerek verdiği ayar bu müessesenin aptallığını açık olarak ortaya koyar.hatta sanırım daha iyi bir tanımda mümkün değildir paladin şovalyeleri için.

    raistlin'in yamağı dalamar the dark ise etkileyici bir dark elf portresidir.özellikle orta 2 black metalci kızların leonardo di caprio'ya karşı en büyük kozudur.

    tanrı avatarlarından bahsetmişken, gerçi hiç bahsetmedim şu ana kadar ama bu girişi seviyorum, ayrı bi hava katıyo konuşmaya... neyse efendim sözümü kesmeyeyim, tanrı avatarlarından bahsetmişken fizban mistranın avatarı gibi tek kitapta birisi okla olmak üzere 7 kere ölen, 3 kere ağır yaralanan, 2 kere de yalancı doğum sancısı çeken çocukta yaparım karıyerde hırsında bir karakter(basbaya karı) değildir.

    bence dragonlance'in en büyük eksiği setting olarak guild müessesesinin kurulmamış olmasıdır.onu da inşalla bu seçimlerde başa gelirse cem uzan kurucak.bu geceki galatasaray feyenord maçında altta reklam olarak çıktı.

    kender denen varlık hobbitlerin kötü yönlerinin abartılmışı olmıyıp insanın içindeki çocuğu temsil eder.3 yaşındaki bir çocuğun merakına ve olaylar karşısındaki anlamsız korkusuzluğuna sahiptirler.kurcalarlar.her şeyi alırlar.sıkılırlarsa ne kadar kıymetli olursa olsun bırakırlar.başkasının elinde görürlerse tekrar alırlar.ama tekrar sıkılıp bırakırlar.saftırlar.ama kötü niyet sezerlerse kızmış bir çocuk kadar acımasız olabilirler.canları sıkılmışsa bir anda işleri hiper aktif bir çocuktan hatta ve hatta gününde olmayan bir bayan şöförün trafiği karıştırabileceğinden daha çok karıştırabilirler.

    ayrıca son olarak şunu eklemek istiyorum, köle izaura da acaip taş karıydı.

    deren   10 Ocak 2007 03:14   aferim     (5 puan)  |   Yk 

    Sayın Deren "ejderi mızrağyla" Delen,

    Köle İzaurara, ya da her neyse şahsiyetinin bir kuşağı helak etmiş olduğu doğru bir tespittir, lakin bu benim o kuşağın herkesin birbirinden çocuk yaptığı hikayeler yazalım bunu da ejerlerle süsleyip (!) insanlara kaktıralım tarzı bir davranış biçimini benimsemelerini güzel bir hale getirmez. İşin aslı ben oyun sisteminden öte okuduğum kitaplardan aldığım hazlara (!) dayanarak bir çamur atıvemiştim ejder mızrağına. Elminister'a ya da Alustriel hanıma (ne hanım ama, herkesten çocuu var onun da :P) ben de kılım. Ama sanırım ilk üçlemeden pek hazetmedim. Kahramanlar çok kesin hatlarla çizilmiş karakterlere sahipler. Yani Raistlin ve kardeşinin (adını bile unuttum) her açıdan zıt olmaları hiç te özgün bir yaratı değil. Sturm çok zorlama ve robocopvari bir paladin karakter. Paladinlerin bu kadar da robocopvari olmalarının gereksiz olduğunu düşünüyorum. Bir de kitapta herif zorla kendini feda etti. "Açılııın kendimi feda etmem lazım", "durun durun ben varım ya, feda edeyim kendimi" diye bütün kitap boyunca içten içe yanıp tutuşup, muradına en sonunda, sonradan bir zamanlar sevgilisi olduğunu öğrendiğim şahsiyetin (!!!! oha) yardımıyla erdi. Ayrıca sanki hikaye ejderhasız da olurmuş. Ejderhalar zorlama bir şekilde, sanki süs olarak konmuşlar. Neydi o büyücünün adı, o herifin de içimi kıyan unutkanlığı, "tanrıyım ama, çaktırmamak için yapmadığım salaklık yok" tadındaki davranışları, ve yine yineliyorum, kitabın inanılmaz kopuklukları beni çileden çıkardı. Hobbitlerden farklı olsun bari diye yaratılan kenderlerin farktan ziyade buçukluklarda rahatsız edici ne varsa bunu daha da fazla bir şekilde ortaya koymaları da cabası... Forgotten Realms'in kaotik tanrı mekanizmasını, Dragonlance'in o düzenli ve sistematik tanrı mekanizmasına yeğlerim. Çok ta düzen isteseydik, tek tanrı yeterdi ;)
    Ama sonuçta zevk meselesi tabii... Bana Dragonlance çok arabesk ve yaratıcılıktan uzak geliyor (romanlar açısından). 2 tane güçlü karakter koy, psiko ya da çok iyi olsunlar, bak insanlar seviyor... Bu bence yanlış bir yaklaşım. Mesela nerde Jarlaxle gibi bir karakter Dragonlance'te? Wulfgar bile Dragonlance kahramanlarından daha derin bir karakterdir. Tamam, Drizzt, Artemis, Matteo gibi karakterler daha bir düzdürler ama Arilyn, Danilo gibi renkli ve kendince arıza karakterleri unutmamak lazım. Ayrıca sosyo-kurgusal bağlamda (bu ne demek?:) kara elf toplumunun cidden çok şık ve özgün bir yaratı olduğunu düşünüyorum. Sevip sevmemek ayrı konu. Nerde öyle bir ırk, toplumsal yapı ya da sistem (yaratıcılık olarak) Drgaonlance dünyasında?

    Kenderleri sevmesem de onları köleleştirme çalışmalarınızdan tiskiniyorum Deren beeyğğ! Kendimden de tiskiniyorum, nasıl çamur atacağımı şaşırmış durumdayım :)

    Çılgın değilim, cesur değilim, dragonlance sevmem, kız değilim, ama özeline geliyorum!!! :P (gay değilim lan!)

    Erklig   09 Ocak 2007 19:59   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    sayın erklig kişisi, sen haksızsın ......, sana laflar hazırladım.

    herkezin herkezden çocuğu olması köle izaura'nın yazar dahil bir nesili ruh hastası yapmasıyla alakalıdır.

    ama setting açısından bakarsak bir kere dragonlance'in tanrı sistemi forgotten'dan çok daha iyidir.neydüü belirsiz bir sürü tanrı yerine neydüü belirli bi sürü tanrı vardır.

    ayrıca laf heroların saçmalığından açılmışken mistranın choosenı elminister'a kılım.burdan açık açık sölüyorum erkeksen cevap yazarsın mistra!! 25 ine kadar büyüden tiksinmiş adamı sırf yakışıklı diye pikaçuya tercih ettin ya, dragonlance hatunlarının tümü toplansa senin kadar aşifte olamaz!!! yerim öle büyü tanrısını

    bide kender diye bi ırk vardır ki bu gün olsa alıp evimde besler ve hatta kenderi olmayana kız vermem.o derece...

    dragonlance seven cesur ve çılgın kızları özelime beklerim.

    deren   09 Ocak 2007 02:34   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    Yalan bi dünya (!)

    Hazetmem... Ne o öyle meksika dizisi tarzı aşklar, herkezin birbirinden çocuğu var, yok tanis bizden biriymiş te bi onu severmiş bi ötekine azarmış, yok raistlin süpermiş... Herif eziğin önde gideni, bildiğin kötü, hem de kötü bi kötü (!), yaratıcılığını yiyeyim onu yaratanın. Tanrı olmuşmuş sonra. Adam olsun önce :) Yıkarım, yakarım, dragonlance'e sararım. Sarasım geldi, uykum da geldi... Dellenmeyin, sarmayın bana. Sevin, okuyun. Kendinizden bi şeyler bulmasanız sevmezsiniz zaten ;) Bu arada ilk üç kitaptaki hikayeler ne kadar kopuk. Ne zaman gittin dünyanın bir ucuna da ejderhayla haşır neşir oldun? Hangi arada hangi derede? Niye atlarsın o kısımları? Vinas Solamnus güzel kitaptır ama yine de, hakkını verelim. Ayrıca kenderleri gördüğümüz yerde evire çevire dövelim. Müstehak!

    Erklig   09 Ocak 2007 02:05   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bu etiket bana da fahri yapışıktır çünkü Türkçesi olan ejderha mızrağını yapıştırııverdim kendime :) bendeniz kender-gnom meleziyim :)

    Aphraell   09 Ocak 2007 01:00   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    acilen eklemelidir herkes:

    dragonlance saga

    Raistlin Majere   29 Aralık 2006 05:54   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yaklaşık ellibeşbindörtyüzseksensekizbuçuk kitaptan oluşan dallı budaklı, çoğu okunası serisiyle aklımızı başımızdan alan tırsınç seri. keşke jean rabe denen karaktere hiç kitap yazdırmasalardı.

    HanSoloN   24 Aralık 2006 21:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    raistlini bildiğim kadarı ile m.weis oynatmadı masaüstünde sanırım ruhdövenin iç kapağında yazıyordu ekiplerinden Ron (olabilir yada öle bişi aklımda kalan) oynattığını sonrada yarım bırakıp habersizce gittiğini devamını ktaba kendilerinin entegre ettiğini

    cress cr   22 Aralık 2006 14:45   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    trailerproject adı altında yıllar önce filmin trailer'ı çekilmişti, çok zor şartlar altında,çok az parayla,samimi ve ellerinden gelenin yapıldığı hissedilen bir iş yapılmıştı,merak eden arasın izlesin..

    origami   16 Aralık 2006 20:49   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :laroux

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage