ebru isimli biri gördüm mü ortamdan uzaklaşırım,tüylerim diken diken olur,sevmem haz etmem.beni ebru isminden tiksindiren bodur şişkonun allah müstahakını versin,istediğini aldın,mutlusundur umarım
Boyayı kalbinden damlatıyor.
Göze bir sürme gibi çekiyor gönlünün karasını.
Rengi ve ahengi, aşk denizine salıyor
Aşkı suya düşürüyor..
Yakıyor suyu..
Tevhid sırrının yüzüsuyu hürmetine kesret ateşine salıyor,
Ve ahenkle ve renkle serinletiyor insan yüreğini.
Yandıkça su, alev alıyor aşk.
Ve yüreğimiz kanlı bir ebruya dönüşüyor.
insanı ruhani 1yaratıa dönüştüren 1üst sanat dalı
beni bile dönüştürebiliosa kesin vardır 1kerameti:D
çekildim bir köşeye/sessiz sedasız/baktım olan bitene/seni gördüm kaderimde/ebrunun halkalarını saydım/tastamam dört etti/halkalardaki kıvrımları hesapladım/tastamam senin ismin etti/isminin yanına beni de kazı dedim/boyalar isyan etti...
ruhun suya yansımasıdır ebru. yapması oldukça zordur, zira en üst seviyede sabır ve dikkat gerektirir. ilk deneyimlerde ortaya çıkan sonuç çoğu kez tatmin etmez; ancak her şekilde ruhu dinlendirdiği de göz ardı edilmemelidir. günümüzde sadece lale ve dallardan ibaret sayılıp, dini motiflerde kullanılsa da; farklı temalar üzerinden gitmiş ebruzenler de mevcuttur ki kanımca bu çalışmalar çok daha özeldir.
bunun yanında; genel olarak, herkesin ebru tarzı farklıdır ve benzer eserler segileyen ebruzenlerin, birbirlerinin ruh eşleri olduğuna inanılır.
nükteli bir şiir ve yumuşak bir ezgidir.
ebru,sultan ahmet camii imamı tarafından osmanlı literatürüne girmiş bir sanattır.
aslen türkistandan EBRE kelimesinden geldiğini söyleyenler,farsçanan EBRİ kelimesinden geldiğini söyleyenler kadar fazladır.
bu sanatın nerden ve nasıl geldiği kadar hatta ismi kadar laleleri konu almasıda önemlidir(bence yani:)
Battal ebru
Gelgit ebru
Şal ebru
Somaki ebru
Taraklı ebru
Bülbül Yuvası
Çiçekli ebru
Hafif ebru
Koltuk ebrusu
Hatip ebrusu
Yazılı ebru
Akkase ebru
Kumlu ebru
Neftli ebru vardır.
ya bi hatun vardı off off adıda ebruydu ne ler biliyordu neler kendisine burdan teşekkür ediyorum ufkumu açtı:)
benim ki şahsi bir mesele,sanatla alakası yoktur,aslında bende şiir yazma duygusu uyandırıyor ama o kadar:)
kitre süzme,toz boya ezme,öd kokusu,at kılı,gül dalı,tekne...üç sene kesintisiz yaptığım sonra aramıza yılların girdiği terapi..
aslında durum şu ki, bir camın arkasındasınız gözlerinizi kısıp uzun uzun bakıyorsunuz..
bir güzel insan oturmus teknesinin başına lale ye bakıyor.. bakıyor.. bakıyor..
hiç te göründüğü kadar kolay olmayan sanat.
bir dönemin moda isimlerinden
su üzerine resim yapabilme sanatıdır... dinginliktir, huzurdur... oldukça zahmetlidir; yaptığınız işin tamamıyla size ait olduğunu hissedersiniz. öyle ki; var olan toprak boyayı günlerce ezersiniz, istenilen kıvama gelinceye dek.. en sevdiğiniz gül dalı sizin elinize bir kalem zerafetiyle yerleşir.. bir hafta öncesinden kitrenizi hazırlarsınız, sonuca ulaşıp ulaşamayacağınızı bilmeden.. en ilginci alışamayacağınızı düşündüğünüz öd kokusunu, bütün kokuların içerisinde sevmeye başlarsınız; koku mekana sinmiştir, taş duvarlara... yaptığınız ebru size özeldir, sizin suya yansımanızdır; bir daha asla aynısı olmaz; çünkü sizin o anki hissettikleriniz vardır, ellerinizin titreyişi, vücudunuzun duruşu... ve dans başlar... sonunda kulakları sağır eden bir alkış ve haz..
Kuşağımdaki bütün erkek evlatlarının hayatını en az bir kez kaydırmış, itler gibi süründürmüş kadınlara (bende iki tane var hem de) verilen genel ad. Ebru gördüm mü tiksinirim, hemen kaçarım.
huzur veren..
evimin duvarlarını süslüyorlar.
"ebr=bulut"den gelir kendisi diyen de var, "âb-rû=su yüzü, yüz suyu?"dan diyen de. ebrî de derdikleri vakidir.
Bense "hoşdur bana senden gelen" diyorum boyaları su üzerine serperken.
"Su üstüne yazı yazsam kalır mı" sorusunun en açık cevabıdır. eğer colour ise kalır.
*
Ebrunun yoğunluğu öd suyu ile sağlanmaz, kitre ile sağlanır. sığır ödü, boyaların su üzerindeki gerilimini sağlar. yani öd boyaya katılır.