1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

ece ayhan ile ilgiliyim diyenler

toplam 111 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


ece ayhan hakkında ece ayhan

~49 ahkam var. 1 2 3 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    Silgiler silerken silinirler de....diyebilmiştir veya demeyi bilmiştir.

    Klasik çağ Alman idealistlerine Marks'ı da ekleyerek "güzelim Ren düşüncesi" başlığı yaratma onuru da ona aittir.

    "Kara gerçeklikte cesaretli olan aslandır; zincirsiz olan padişah" dediği de vakidir.

    Pek değerli bir adamdır.

    Pir Fuzuli   20 Mayıs 2008 02:13   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "Çocuklar çiçeklerin koynunda uyumalıydı değil mi?"

    aglayanduvar   02 Şubat 2008 09:06   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    cehennet adam yani azbuçuk nihilist...
    iyi bir altyapısı var tarihte.
    eşcinselliğin yapışkan ve kusturucu kokuları.
    az öz güçlü dizeler.
    kelime ve anlam kırıcısı.
    muazzam devlet heykelleri kırıcısı.

    ..................................................................................

    YALINAYAK ŞİİRDİR

    1.Biz tüzüklerle çarpışarak büyüdük kardeşim

    Emrazı Zühreviye Hastanesi'ne kapatıldı anamız
    Adıyla çalışan ermiş Sirkeci kadınlarındandır

    Şeker atar hâlâ mazgallardan Cankurtaran'da
    Acı Bacı'nın acı bilmez uçurtma çocuklarına

    Yıl sonu müsamerelerine kimler çıkarılmaz?

    2.Velhasıl onlar vurdu biz büyüdük kardeşim

    Babamız dövüldü güllabici odunlarla tımarhanede
    Acaba halk nedir diye düşünür arada işittiği

    Dudullu'dan tâ Salacak'a koşarak alkışlayalım
    Fazla babalarıyla dondurma yiyen çocukları

    Hangi çocukların neye imrenmesi yalınayak şiirdir?

    Ece AYHAN

    huzunsari   03 Ocak 2008 14:24   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "şiirsizler düşmanlarım ayağa kalksınlar"

    "...tutakında seviyorum yazılı bir tabancaya koşardın."

    .................... ece ayhan

    huzunsari   02 Ocak 2008 11:44   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Koparılmış kürt çiçekleri...

    huzunsari   02 Ocak 2008 11:43   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    nazım hikmete kartpostal şair i deme gafletinde bulunan insan... cevap olarak can yücel tarafından 'kart sensin postal da sana girsin' cümlesiyle oturtturulmuştur..

    zerbela   03 Kasım 2007 20:08   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    AÇIK ATLAS

    Hayattan ders veriyor diye
    öğretmenleri kızdıran
    Tuzu bir bulmuş çocukları
    saklamadan güldüren dünyaya
    Su kaçırmaz bir eşeğin sesine
    açıktır penceresi
    Bir sınıfın, batı son dersinde,
    kuşluk vakti

    Meşeler yapraklanınca bir tuhaf
    olurlar işte
    Koparılmış kürt çiçekleri,
    hatırlayarak amcalarını
    Azınlıkta oldukları bir okulda bile,
    sorarlar soru
    Neden feriklerin ve eşeklerin
    memeleri vardır?

    En arka sırada çift dikişliler,
    sınavda en öne
    İntihara ve denizde nasıl boğulmaya çalışırlar
    Yalnız Orta Doğu'da el altında
    satılan bir atlas
    Kim demiş on sekiz yaşından
    küçükler okuyamaz

    Bakıldı ki kum saati, ters çevrilmiş,
    çıt, usul isa asi olmuş
    İkinci karnede babası yarısını
    silahıyla dışarda bırakıp
    Öyle öğretildiği için saygılı,
    sınıfa giren parmak çocuğun
    Boş yerine, girilmeyen bir dersin denizi,
    gelip oturmuş

    Açık kalmış atlası, deniz taşmıştır,
    darılmasın Fırat ama

    Hayatın orta öğretmeni sustu, dondu
    gülmeleri çocukların
    Bir cenaze töreninde daha ölümlü
    karşılamaya götürüleceğiz

    Efendiler! Eşekler susabilirler
    Ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler?"

    Ece Ayhan

    Ece'nin şiirinde Kürt gerçekliği
    'Açık Atlas' sivil bir şiir olduğu kadar, bugün Kürt gençliğinin geldiği noktayı 60'lı yıllarda tespit etmesiyle de önemli.

    Ece Ayhan şiiri genel olarak resmi devlet ideolojisi, verili tarih anlayışı ve kültürle hesaplaşmış, tüm ezberleri bozmuş sivil bir şiirdir. Bu yazıda Ece Ayhan'ın 1960'li yılların sonunda yazıldığı muhtemel 'Açık Atlas' şiirini ele alarak, içindeki Kürt gerçekliğine dikkat çekmek istiyorum. 'Açık Atlas' şiiri, devletin Kürt sorununa bakışının ciddi bir eleştirisidir. Şiir, Kürtlere bakıştaki ideolojik çarpıtmaları, yoksayıcı şiddet ve baskı politikalarını iliklerine kadar hisseden Kürt gençlerinin anlatıldığı ve aynı zamanda ink�rcı politikalarla Kürt dili ve kültürünün yok sayılmasının da mümkün olamayacağının belgesidir. Şiir, anadili yasaklanan, kültürünü yaşaması engellenen bir Kürt gencinin içinde nasıl bir direniş ruhu yarattığının anlatıldığı siyasi bir şiirdir. İlk bölümlerinde anadilin insanlar için vazgeçilmez olduğu ve anadilinde eğitim alamayan bir Kürt gencinin yaşadığı gerçeklik ortaya seriliyor. Eğitim aldığı dile yabancı ama buna karşın yine de sınıfta 'tuzu bulmuş' çocuklardaki edayla 'hayattan ders verme'si, iktidarı -öğretmeni- kızdırmaya yetiyor. Şiirin sonraki bölümlerinde anadiliyle kültürünü yaşaması yasaklı gencin iktidar aygıtına karşı kendi içinde nasıl bir eylemsellik geliştirdiği işleniyor. Şiir bu iki durumu birbirlerini takip eden ve iç içe geçmiş süreçler olarak ortaya koyuyor. Şiirde, eğitim aldığı dili sonradan öğrenmiş ve bu dilde kendini ifade etmede 'yetersiz' ama yine de 'hayattan ders verecek' kadar iktidarı kızdıran bilinçli bir eylemin var olduğunun altı çiziliyor. Bu durum şiirin sonraki bölümlerinde dizelerle kendini açığa çıkarıyor. 'Koparılmış Kürt çiçekleri' dizesi bir sürgün hayatının varlığını ortaya koyuyor. 'Bir sınıfın, batı son dersinde, kuşluk vakti' dizesindeki 'batı', şiire tema olarak seçilen durumdaki öğrencinin yaşadığı sürgüne işaret ediyor. Böyleyken bile inatçılığı, eylemciliği ve çatışma durumunu azınlıkta bulunduğu bir sınıfta bile 'sorular sorarak' ortaya koyacak kadar asiliği de var.

    'Neden feriklerin ve eşeklerin memeleri vardır?' Şiirin sızısı burada başlıyor. Onlar sınıfta en arka sırada otururlar, çift dikişlidirler ve sınavda ön sırada sigaya çekilirler. Yine de 'Yalnız Ortadoğu'da el altında satılan bir atlas / Kim demiş on sekiz yaşından küçükler okuyamaz...' Şiirin üçüncü bölümünde kimlik mücadelesi daha da netleştiriliyor. İnk�rcı politikaların yarattığı çatışmanın ciddiyeti ve boyutu bu bölümdedir. 'İntihara ve denize nasıl boğulmaya çalışırlar' dizesiyle 'Kürt yoktur' söylemini kabul etmenin bir 'intihar' anlamına geleceği vurgulanırken, 'Usul İsa'nın bir mazlumluk duygusuyla 'öfke' içinde hareket etmediği, siyasal bir oluşumla ilgilendiği net veriliyor. Şiirin dördüncü bölümünde ise 'Usul İsa', 'kum saatini' ters çeviriyor ve 'İkinci karnede babası yarısını silahıyla dışarda bırakıp' dizesi mücadelenin yöntemini anlatıyor. Şiir boyunca resmi söylemle çatışma üzerinde duran şair, kimlik mücadelesi içindeki öğrencinin 'saygılılık' haline de dikkat çekerek, bu 'saygılılık' halinin bilinçaltındaki sosyolojik 'ailevi-gelenek-görenek- kodlamalarına vurgu yapıyor. Şiirin finali ise, bir 'ölümün' açık bıraktığı atlasın boşluğunun, bir umut gibi 'girilmeyen bir dersin denizi, gelip oturmuştur' dizesiyle göz önüne seriyor. Şair tarafını hiç gizlemeden, 'darılmasın Fırat ama' diyerek, 'Usul İsa'nın ölümünü bir denizle betimliyor. Ölüm tüm 'çocukların' gülmelerini 'donduruyor.' Son dizelerde ise doğrudan iktidara sesleniş ve özeleştiriye çağrı var. Şair, açıkça yazmasa da resmi ideolojinin 'kuyruklu Kürtler' söylemini de 'Efendiler! Eşekler susabilirler' dizesiyle tersyüz ediyor. Ama 'eşeklerin' susmuş olması neyi değiştirir ki? Hayatın iktidarla çatışması özgürlüğün soylu savaşçılarıyla devam edecektir. Şair iktidarların ucubeliğini de vurgulayarak soruyor sorusunu: 'Ne yani çocuklar hiç gülmeyecek mi?'
    Bayram Balcı

    serasesus   26 Eylül 2007 02:02   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Dil bilgisi kurallarıyla oynayarak o ana dek yazılmamış bir şiirin izini sürer Ece Ayhan.Dilde ve anlatımda deformasyon esastır.Resmi tarihe başkaldırır.Sivil itaatsiz'dir.

    Ece ismi sanılanın aksine dişil değil hem dişil hem eril bir isimdir.

    MorKulhani   30 Ağustos 2007 16:50   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    "şiir kelimelerle kurulur bir tuhaf düzendir, fakat şiir herhalükarda kelimeleri aşar. şiir kelimeleri aşkın bir kavramın ifadesi olmak zorundadır. kelimeler başlıbaşına birtakım aptal sembollerden başka bir şey değillerdir çünkü.
    şiirimle, bilinmiyenle uzak ve yakın akrabalıkları olan olumsuz gözlü bir takım güzel insanları ve bir takım hüzün tramvaylarını siyah-beyaz bileşimlerle anlatırım, anlatmak isterim. bunları, bütün sistemlerden, hatta hümanizma perspektiflerinden de uzak ortamlarda, sokaklarda konuşurum. benim bildiğim bir iyi şey şudur: aşağı yukarı her ozanın kendini sistemlerden, perspektiflerden uzak tutacak bir sağduyusu, bir sağbeyenisi vardır. ya da azından olmalıdır.
    şiirim, bütün o olumsuz görünüşlerine rağmen herhalükarda insanın incinmemesini gözetir, bunu söylemek isterim. şiirim, insanı yalnız bırakmayı, yalnız kılmayı amaçlıyor işte. çılgın kalabalıklardan uzak. şiirimi, insanı bir takım sokaklardan geçirdikten sonra nihayet çıkmaz bir sokak'ta öyle bırakıvermesinin nedeni belki de budur işte. bizler ne de olsa yüzyıllar boyu enflasyon çağının çocuklarıyız hep. bizlerin fotoğrafları böyle hep negatif görünüşlü bunda bizim suçumuz ne?"

    der ece ayhan. ve başka söze de gerek yoktur.

    stentor   13 Haziran 2007 21:15   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Ece Ayhan sadece okunmak için değildir. Ece Ayhan'ı bilmek gerekir. Ve bilmek Lorca'nın dediği gibi "lanetlidir." Ece Ayhan'ı bilmenin laneti herkesin üstüne olsun!

    basasagi   07 Haziran 2007 18:31   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    kimseyi beğenmeyen.. dilbilgisi kurallarını değiştirmeye çalışan.. kadın ismine sahip olduğu için bilmeyenlerin "ha şu sarışın kadın mı" gibi sorularına mağzur kalabilen erkek adam şair

    GraphX   10 Mayıs 2007 09:24   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    SİVİL DENEMELER KARA

    Sarışın(Kemalist)tarihe karşı Karaşın(Esmer tenliler) olmak...Yada hayata karamsar bakmak: Çünkü Kötülük toplumu meclisliklerde toplanır(Ak-Partiye Karşı Kara-Sivil olmak)...

    Kısacası Yeniçeri ocağı kaldırılmamıştır. Başkent Değiştirmiştir. (İstanbul-Ankara hattı).Yeni-Yeniçeriler'e(Ordu)göre: Mülkün temeli esas duruştur(Anayasa-Mahkemesi ve Ordu arasındaki bağlantı)...Anlayacağınız Ece Ayhan, Sivil denemeler karada...Bunları anlatmıştır, anlatır.

    Libertizan   02 Mayıs 2007 01:58   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Şair ama daha çok etikçi. 'dır Ece kaymakam'da her zaman ve sonra bazı denemeler aynalıdır, olur. Aldırma 128...

    salamander   30 Nisan 2007 06:40   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Perşömen kağıtlar okunduğunda, kıvrıktırlar; şiirin ve kadavranın içi açılmamıştır, insan insanın hiç...

    gothic doll   10 Nisan 2007 19:34   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    “Biz tüzüklerle çarpışarak büyüdük kardeşim” diyen Ece Ayhan, Müfredata girmeyen şiirine inat şöyle devam eder: "Yenemedik artakalan olmayı”. Ama Ece Ayhan’a göre bunun suçlusu Halktır yada Ece'nin deyişiyle "Kötülük Toplumudur": “Mor biletli yolcular! El değiştiren halk kartları!/Ne kadar az yer kaplıyorsunuz” dediği bir siyasal iklim söz konusudur. Ama Ece Ayhan işini karaşın bir anlayışa bırakır: “Her bir şey tarihtir” “ve Tarih ayağa kalkılınca görülebilecek bir nesne değildir...” Çünkü Ece Geleceği düşler ve yazar: "Atlasları getirin' Tarih atlaslarını!
    En geniş zamanlı bir şiir yazacağız
    .......
    .......
    Nerede kalmıştık? Tarihe ağarken üç ağır yıldız
    Sürünerek geçiyor bir hükümet kuşu,
    kanatları yoluk.."

    Bilakis Ece Ayhan'ın şiiri Gül Kurutur, Günü Kurtarmaz...

    Libertizan   10 Nisan 2007 19:13   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    AŞK ÖRGÜTLENMEKTİR BİR DÜŞÜNÜN ABİLER...

    draugnifelheim   07 Mart 2007 22:28   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Buraya bakın,bu kara mermerin altında
    Bir teneffüs daha yaşasaydı
    Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
    Devlet dersinde öldürülmüştür

    annaLee   10 Şubat 2007 20:14   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    "kavramların, tarih ve şiirle olan anlaşmazlıkları mütarekeye varmıştır. tarihin şiirle yazılabileceği, şiirin gerçek tarih olduğu tezi geçerlidir. sesler, imgeler, yer yer atonal bir müziktir."

    avaadora   28 Ocak 2007 23:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ZAMBAKLI PADİŞAH

    Ne zaman elleri zambaklı padişah olursam
    Sana uzun heceli bir kent vereceğim
    Girilince kapıları yitecek ve boş!

    Azizim, güzel atlar da güzel şiirler gibidirler
    Öldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam!

    Libertizan   28 Ocak 2007 23:05   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :mahallenin namusu

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.