toplam 1102 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | khora |
| tuttum | Msrf |
| tuttum | dilaradilemma |
| tuttum | doguekin |
| tuttum | myrestless |
| tuttum | Eric Blair |
| tuttum | Handandan |
| tuttum | koypapazi |
| tuttum | yesilvehassas |
| tuttum | kalpsesi |
| tuttum | bugaboo89 |
| tuttum | asyacan2003 |
| tuttum | LynxLynx |
| tuttum | joeypotter |
| tuttum | soulmate06 |
| tuttum | suats |
| tuttum | kheiron |
| tuttum | larasulfo |
| tuttum | chaplins |
| tuttum | MyPoisonRomance |
~103 ahkam var. 1 2 3 ... 6 önceki sayfa »
aydınlattın bizi okumamıza gerek kalmadı teşekkürler herbalife
edebiyat okuyan biri olarak son dönem dersnde biz edebıyatı tanımlayamadık wittgenstein ve adı m harfıyle baslayan bı amcanın görüşleriyle azıcık ikna olduk..
4 yıl oku,son sene tanımlanamaz bişi oldugunu derste öğren.olacak iş değil.kemal sunalın bi filmi vardı. bi kitap alıo hatun tavlama üzerine büütn filmde ona göre davranıp sonlara dogru kıtabı düşrünce sayın okur bunlar hikaye felan diye bı not göruyo. ona benzettim. işin kötü yanı o filmdi. bu gercek.4 yıl lan.
ilk hangi ruh hali yüzünden ortaya çıktı acaba diye düşünmek saçmamı acaba..kesin aşktır...
Gerçekten okunması gereken bir roman.
Nacizane tavsiyemdir...
KIRIK KALPLER OTELİ
Yazar: Jamie FORD • Çevirmen: Sibel ALAŞ
Henry Lee, bir zamanlar Seattle'ın Japon Mahallesi'nin giriş kapısı olan Panama Oteli nin dışında toplanmış bir kalabalıkla karşılaşır. Yıllardır kapalı olan otelin yeni sahibi otelde inanılmaz bir keşif yapmış ve II. Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarına gönderilen Japon ailelerin sakladıkları eşyaları bulmuştur. Henry etrafına bakınırken, otel sahibinin elinde tuttuğu şemsiyeyi açtığını görür. Bu basit hareket Henry nin, dünyasının karmaşa ve heyecanla dolu olduğu 1940'lı yılları ve kendini Çin'deki savaşa kaptırmış olan ve Henry'nin Amerikalı gibi yetişmesini isteyen babasını hatırlamasına sebep olur.
Sipariş:
en iyi silah dildir..yeri gelir zarfı yalar boş verirsin, yine de derman olur her daim..
Evet, krizden bahsediyorum. Damarlarımız çekilebilir, sigaramız gecenin bir yarısında şaşırtıcı biçimde bitebilir, çaydanlığın demlik kısmını kaldırdığımız zaman katılaşmış bir çay kütlesiyle karşılaşabiliriz her an.
Hayat, insana çok ufak şeylerden mutluluk hormonu salgılatabildiği kadar çok daha ufak şeylerden kriz masası kurdurtabilir.
Burnumuz tıkanabilir, geceleri nefes nefese uyanabiliriz yatağımızda ve lavaboya gidip sümkürmeye üşendiğimiz için tüm geceyi, gündüz saçlarımız ıslak olduğu halde sokakta gezdiğimiz için ayaklarımıza sövmekle şafağa erdirebiliriz.
Her şey mümkündür.
Kriz, insana ayrılan vaktin her saniyesinde ortaya çıkmaya müsaittir ve biz, her an krize girebiliriz.
Kriz, en umulmadık zamanda en umulmadık önemsiz detaylardan fırlayabilir ve biz o'nu, Fıstık'ın üstüne binip kırbaç vuracak Şişko Nuri sevimsizliğiyle görebiliriz, tiksiniriz.
Lakin ne diyor Niçe: Öldürmeyen krizler güçlendirir.
Kalp krizi haricinde geçirdiğimiz hiçbir krize boyun eğmeyelim ve güçlenelim o halde!
HEVESLENİP ÇİÇEKLER YETİŞTİRMESEM
Bir şehzadenin kesik başını taşıyorum omuzlarımda
Canım kardeşim sevgili düşmanım
Bir annenin ak sütünü paylaşabilirim seninle
Paylaşabilirim belki eksik kaldığın yenilgiyi
Gözlerine gizlenip beni takip etmese katilim
İkindi ezanları bitmeden bir sansarın dilinde gördüm
Kırılmadık ancak oma kemiğimin kaldığını
Şikâyet etmedim hiç kimseye ne devlete ne öfkeye
Öfkeye belenip kıvrılıp yatan uykuma nöbet tuttum
Anneme söyledim sevgilimin bir militan olduğunu
Beni bir denizde boğduğunu söyledim kardeşimin
Heveslenip çiçekler yetiştirmesem saklayabilirdim
Bir bedene sığmayan sırrımı
Ağaçlar baharı giyinirken bende çırılçıplak bir dua
Bir yerden gitmeyi becerebilsem giderim
Gitmek kendimi terk etmek olmasa giderim
Kırılır dal uçlarına dokunarak serinleyen ten
Belki de böyle bitirmeliyim kuşlarla aramdaki dostluğu
İbrahim gökburun
"Bir virgül uğruna ölünen bir dünya düşlüyorum."
bende fatmagillerden biri olarak ayşegillermisin her ne zamazingoysan senin edebiyat anlayışın "-0"
Edebiyat;kâh bir damla suda denizi görebilmek,kâh bir gölde güneşin batışındaki yansımalardan hayata bir ışık tutabilmek,kâh sevgilinin bir tel zülfüne hayranlıkla bakabilmek,ama her dem hayattır aslında edebiyat..
Yeni Hikayem: Bir Yudum Pİşmanlık.
Hikayeyle ilgili düşüncelerinizi siteye yorum olarak bırakabilirsiniz
Tıkla:
kendini anlata biçimiyse eğer
kendini tanımlama çevreni tanımlama biçiyse eğer edebiyat...
anlatabilme biçiminin önrmini yitirmesidir edebiyat...
tanımlama kalıplarının sınırlanın zorlayarak
kişinin bilgi kapasitesini yükselten ve akabinde hayal gücünü geliştiren, ufkunu genişletip, ruhunu derinleştiren bir sanat dalıdır edebiyat. dolayısıyla da kişiye zenginlik katar.
insanın doğuştan getirdiği ve sonradan edindiği yaraları sarma çabasıdır.
edebiyat acıdan doğar. kandan beslenir, kinden beslenir.
zevk için edebiyat yapılmaz, yapılamaz.
edebiyat kelime kökeninden anlasildigi gibi EDEPTİR.. neye karsi ve kime edep.. 2 satir yazarak edebiyat yapilmaz.. bir seyi edebine uygun sekilde baskalarina sunma, etkileme sanatidir.. hayata ve hayatin icindekilerine karsi yapilan bir sayginlik abidesidir.. zaten köklesmis edebiyatcilarimizda önce kendilerine sonra milletlerine karsi bunlari yapmamislar midir?.. Saygi ve bilgi + edep.. İnsani insan olabilmenin erdemini yasatan bir yapitlar bütünüdür.. OLMAZSA OLMAZDIR, MUTLAKA GEREKLIDIR ;)