toplam 24 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | EyEofthetiger |
| tuttum | emrhkz |
| tuttum | monnam |
| tuttum | zodiac9805 |
| tuttum | celmcacil |
| tuttum | vldnyvz |
| tuttum | ayshn |
| tuttum | xenobia |
| tuttum | Electromanyak |
| tuttum | tiyatro perisi |
| tuttum | omerboy |
| tuttum | Kizilderili |
| tuttum | bal10 |
| tuttum | ketty |
| tuttum | travelthree |
| tuttum | izafiyet |
| tuttum | seni sectim allah |
| tuttum | cengelli igne |
| tuttum | kan cicekleri |
| tuttum | Meursaults |
~28 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
arkadaşlar bakmayın gözlerime
bu, milyonların gerçek öyküsüydü...
Çocuklar düşe kalka oynaya güle
Bir gün gelip büyüyecek yürüyecekler
Köylerin yollarında, kentlerin yollarında
Bir gün gelip büyüyecek yürüyecekler.
Son inançlı sosyalistlerden, iyiki varmış dediklerimizden, babamızdan bize miras kalnlarımızdan.
Çok yaşasın.
n de güzel sölemiş......
Alnımdaki bıçak yarası senin yüzünden
Tabakam senin yadigarın
İki elin kanda olsa gel diyor telgrafın
Ben seni nasıl unuturum vesikalı yarim
Istanbul'dan ayva gelir nar gelir
Döndüm baktım bir edalı yar gelir
Gelir dersen dar gelir
Gün aşırı alacaklılar gelir
Anam dayanamam bu iş bana zor gelir
Diner bu fırtına değişir devran
Mevsim yaza gelir sakın unutma
Gerçek sahibini beklerken meydan
Sıra bize gelir sakın unutma
Haber yok kervandan bekleme hancı
Herkeste bir sitem zakkumdan acı
Derinden derine bir garip sancı
Aza aza gelir sakın unutma
Sarmış ufkumuzu gafletin ağı
Kimse görmez olmuş artık uzağı
Bir yiğit çıkıp da ***** tuzağı
Boza boza gelir sakın unutma
Bir yanda tarihim gözyaşı döker
Bir yanda lisanım her gün ah çeker
Gün olur insanlar hep teker teker
Doğru söze gelir sakın unutma
ben bir grup moda erkek kuaföru olsaydım, kariyer planımı edip akbayram saçı üzerine uzmanlaşmaya dönük yapardım. bence çok yerinde bir seçim. o vahşi saçı dize getirebilen kuaförün elleri öpülür baş üstüne konur, olmadı sübvansiyon saglanır teşvik primi verilir hatta gaza gelinip meksika dalgası bile yapılır halay felan da çekilebilir yani.
bizim moda erkek kuaförüydü ora.salih abi hemen edip abinin yanında az uğraşmadı o saçlarla.günler geçti tabi bizim salih abinin saçlar döküldü haliyle.
edip halen aynı..
bkz. Her yerde karşına çıkan adam modeli
Yarim dünya
Bir de abi o nasil bi saçtir, kirlenmiş bulaşik teli, büs büyük adamsın aiptir burda muhabbetini yapiyoruz. Yaw.
29 Aralık 1950’de Gaziantep’te doğdu. Henüz dokuz aylıkken çocuk felcine yakalandı. Bu kötü hastalığın pençesinde çocukluğunu geçiren Edip Akbayram’ın müziğe tutkusuda çocukluk yıllarında başladı. «Haftalığımdan biriktirdiği paralarla ünlü pop şarkıcılarının konserlerine gider, eve döndüğümde aynanın karşısında onların taklitlerini yapardım.» diyor Akbayram o yıllar için. Çocukluk yıllarında bir orkestra kurarak amatör olarak evlerinin yakınındaki bir düğün salonunda çalıştı.
Lisede kurdukları orkestrada Pir Sultan’ın, Karacaoğlan’ın deyişleri üzerine yaptıkları besteleri çalıp söylediler. İlk plağını da lise yıllarında yaptı: ‘‘Kendim ettim kendim buldum. İlk plağını çıkardığı grubun adı Siyah Örümcekler’di. Plakta zaten «Siyah Örümcekler-Gaziantep Orkestrası» ve «Edip Albayram ve Siyah Örümcekler» başlıkları altında iki farklı baskıyla çıktı.
Gaziantep’ten sonra Adana ikinci adresi oldu Edip Akbayram’ın. Adana, Akbayram’ın kurduğu orkestrayla ilk sahneye çıktığı kenttir. Burada «Beyaz Saray» adlı bir gazinoda çalışmaya başdı.
Akbayram yoksulluk içinde geçen bir çocukluktan sonra, liseyi bitirip kapağı İstanbul’a attığında yıl 1968’dir. Liseyi bitirdiği zaman hep öğrenmeyi istediği mesleğin, doktorluğun eğitimini almak için üniversite sınavlarına girdi ve diş hekimliğini kazandı. Ne var ki müzik ağır bastı ve bu meslekten vazgeçerek kendini müziğe verdi. «Zaten diş hekimi olsaydım, babamın bana muayene açacak parası yoktu ki!» diyordu sanatçı geçirdiği o yoksulluk yılları için.
İstanbul’a geldikten sonra 1971’de Altın Mikrofon Yarışması’na katıldı.Aşık Veysel’in bir şiirinden esinlenerek gerçekleştirdiği ilk bestesi olan «Kükredi Çimenler» ile birinci oldu. 1974’te Dostlar Orkestrası’nı kurdu ve Anadolu pop müziğinin önde gelen isimlerinden biri oldu.Daha sonra Kara Kuzu, Deniz Üstü Köpürür ve Garip adlı 45’liklerimle ödüller aldı ve ünü yurt çapında duyulan bir sanatçı oldu. «Aldırma Gönül» ve «Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz» adlı parçalarıyla satış rekorları kıran ve altın plak kazanan sanatçının çeşitli kuruluşlar tarafından verilen 250 kadar ödülü mevcuttur.
Edip Akbayram, zirveye çıksa da müziği paraya tercih ettiği için çocukluk yıllarındaki yoksullukların benzerlerini bu dönemde de yaşadı. «Bu ülkede arabeskin altın çağını yaşadığı yıllarda asla müzikteki çizgimden ödün vermedim. Zaten 12 Eylül sonrası beni kimse çalıştırmadı. 1980’den 1984 yılına kadar, koskoca bir dört yıl. Zor yıllardı o yıllar. Kimse bana iş vermedi. Karımın bileziklerini ve alyanslarımızı sattık. 12 Eylül sonrası beni canavar gibi görmeye başladılar.» diyor Edip Akbayram o yıllar için.
80’ler Edip Akbayram ve benzeri müzik yapanlar için zor yıllardı. Arabesk okumasını istediler, büyük paralar teklif ettiler. Reddetti. Sesi soluğu duyulmaz oldu müzik piyasasında. 1981-88 arasında bestelerinin TRT’de çalınması yasaklandı. Ama 90’ların ortasından itibaren, özellikle ‘‘Türküler Yanmaz’’ albümüyle yeni bir çıkış yaptı ve kendi çizgisinde sapmadan yürümeye devam ettiğini gösterdi. Can Yücel’in, Oktay Rifat’ın, Ahmed Arif’in, Vedat Türkali’nin yapıtlarından bestelediği şarkılar vardı bu albümünde.
Edip Akbayram başlangıçtan itibaren ne yapmak istediği şöyle açıklıyordu: «Kalıcı bir şeyler yapmak istiyordum. Fikret Kızılok ve Cem Karaca’nın Anadolu ezgilerini pop çizgisinde söylemelerini örnek olarak aldım. Renk ve çizgide tamamen bir Edip Akbayram olarak geliştirdim. Toplumcu müzik yapmak istedim. Müziğimde geniş halk kitlelerinin yaşamı, sorunları olmalıydı. Ancak sivri, ucuz kahramanlıklardan da uzak durmaya çalıştım. İnançlarımdan, düşüncelerimden, politikamdan taviz vermeden, müzik tekniğinden yararlanarak, sorunlu, yoksul, geniş halk kitlelerine ulaşmak, daha çağdaş bir şeyler yapmak istiyordum.»
Bugün geçimimi kaset ve konserlerimden gelen paralarla sağlayan sanatçının bir de iki ortaklı küçük bir inşaat şirketi bulunuyor. Çevre düzenlemeciliği, TIR taşımacılığı, küçük çapta bina yapımıyla uğraşıyor.Ayrıca, 1979 yılında Ayten hanım ile evlenen sanatçının bu evliliğinden Ozan ve Türkü adlarında bir oğlu, bir kızı var.
konuştuğu zaman karşısındakini kabaymış gibi hissettircek kadar doğru konuşan dürüst bir halk sanatçısı.
edip akbayram diye yazılır, edi pakbayram diye okunur.
Sana vuruldum diye düşman oldular bana
Tanımıyorlar beni canım koydum yoluna
Çarelerim tükenmez böyle sevdam oldukça
Kanım çekiyor seni asilik var soyumda
Herşey senin uğruna katlanmak boyun borcum
Helalim olacaksın başka yolu yok bunun
Sen yarim olacaksın başka yolu yok bunun
Geceler hayırsızdır görünmüyor tuzaklar
Yolu duman bürümüş seçilmiyor uzaklar
Bin dereden su gelse temelinden yıksalar
Yine vazgeçmem gülüm incelen yerden kopar
AKP nin organize ettiği konserine katılmadığı için teşekkür ediyoruz.
"aaaaaaaaaaaaaaah ben ölürsem
akşamüstü ölürüm..."
ne güzel söyler o bunu..