toplam 1 kişi bulundu. 1 adedi gösteriliyor.
~3 ahkam var.
nihayet ödev bitti. bu sebeple kendimde egaliberte üzerine kelam etme kudreti hissediyorum:
egaliberte: konuşan, fikir beyan eden ve edimlerinden sorumlu bireylerin eşitlik ve özgürlük ilkeleri temelinde bir araya gelmeleridir.
güdük bir tanım olduğunun farkındayım. her tanım bir parça güdüktür. demek istediğimi daha analitik bir şekilde ifade edersem, her kim ki egaliberte'den bahsediyor
a) Kartezyen Özne
b) Özgürlük-Eşitlik temeli
bunları açacak olursam:
Kartezyen Özne: Daha tanımdan söyleyebiliriz ki: bu düşünüşün birey-özne anlayışı Kartezyen Özne'ye dayanır. Özneyi tanımlayış şeklindeki Habermas'çılık dikkatinizi çekmiştir. Buradaki "konuşan, fikir beyan eden ve edimlerinde sorumlu özne" Habermas'ın İletişimsel Eylem kuramındaki öznenin bir benzeridir. Bu özne anlayışı egaliberte kuramının tabiri caizse en tırtladığı kısımdır. Louis Althusser ve Michel Foucault'dan bu yana yapı-özne gerilimi ve kültür tarafından üretilen öznellik biçimleri öyle yetkince tartışıldı ve iletişim teknolojileri ışığında bu kuramlar Baudrillard tarafından öyle ileri uçlarına kadar sorgulandı ki... Günümüzde Kartezyen Özne zizek'in durduğu yeri unutan ve çoğunlukla dengesiz vuran savunmalarında yaşıyor. "ideoloji bireylere özne diye hitap ediyor" (l.althusser) ve onlara yapay bir öznellik alanı ve yapay öznellik teknolojileri lütfederek onları yaşatıyor(m.foucault) İnsanlar içinde bulundukları kurum ve rollerin yasalarıyla hareket ediyorlar ve hatta direnecekleri isyankarlıklarını gösterecekleri alanlar bile önceden çiziliyor, önceden tanımlanmış ama bize özgür seçimimiz gibi görünen "kaçış çizgileri yakalama ve hapsetme çizgilerine dönüşüyor"(g. deleuze) şu noktada insanın bilgisayar monitörüne görüntüsünü veren tüpün karşısında bir başka ters tüp olarak imal edildiğini görüyoruz (j.baudrillard)
bu düşünüşün sınırları içinden yapılacak bir eleştiri de bu özne tanımının hangi konuşanları duyup hangilerine kulak tıkayacağına dairdir. zira bu özne tasarımlarında neyin özne neyin özne-olmayan olduğu sorgulanmalıdır. pratikte "konuşan türkiye gibi bir tecrübeyi yaşamış bizler ardından nasıl ağzı olan konuşuyor"" noktasına geldiysek, demokrasi yani benim işime gelmeyenin de söz hakkına sahip olması acıdır, meyvesi tüm bu hoşgörüden yiyen kazanımların ardından tatlıdır.
Ögürlük-Eşitlik: Evet sayın seyirciler, teorinin en civcivli bölümüne geldik. "bir ağaç kadar tek ve hür bir orman gibi kardeşçe" bu özgürlük-Eşitlik özlemini en iyi gösterecek tanım olacaktır. "İnsanlık bir gün öyle bir noktaya gelecek ki özgürlük için kardeşlerimizi köle ettiğimiz veya eşitlik için özgürlüklerimizden vazgeçtiğimiz günler için üzüleceğiz" (Negri ve Hardt Çokluk kitabında sanırım s.286) bu noktada Negri Sultan ve Negrizade Maykıl Hartt Çelebi, özgürlük mü eşitlik mi? Cemaat mi Birey mi? Romantik Cemaatçilik mi Bireyci Liberalizm mi gibi zaten başından abuk bir şekilde düğümlenmiş ve kendi içine girerek çetrefilleşmiş 300 yıllık bir düşünsel kördüğümü kopartıp atmayı vaadediyorlar. Ne özgürlükten ne de eşitlikten taiz verebiliriz!
Bu kısmı sosyalist düzenleri ve serbest piyasa kapitalizmini sözümona uzlaştıran bir refah devletçiliği olarak okumamak gerekir.
Negri ve Hardt'ın kast ettiği temsil yanılsamasına son veren bir radikal demokrasi ile mümkündür. radikal demokrasi, ortak paydada birleşen toplumsal grupların demokratik kararların oluşum sürecine radikal ve doğrudan katılımını istemektedir.
sözün kısası iyi bir şeydir egaliberte, teorisi üzerine ve nasıl gerçekleştirileceğimiz üzerine düşünmek lazımdır (özne tasarımı, mevcut olan değil de kurulmak istenen bir öznellik olarak düşünülmeli ve bu öznelerarasılığı,toplumsal kültürel yapıların baskıcı kural ve normlarından azade işletmenin yolları aranmalıdır.ekolojik felakete adım adım yaklaşılırken yapılması gereken özellikle bu olacaktır.Balibar amcama saygılarımla, Hardt abi gelirken iki kilo muz al,ah be Maykılım Youtube'da videolarını izledim yeşil göz farı bozmuş derim ya abi, gene iyisini sen bilirsin.)
Zizek bunu da sahiplendi mi bilemiyorum ama
esasen balibara atfedilen bi şeysi.
(daha fazla sormayın. pazartesine egaliberte imparatorluk ilişkisini sorgulayan ödevim var)
sözlerimi bitirirken Negrizade Michael Hardt çelebinin İmparatorluk kitabındaki bir intermezzosundan iki dize aktarıyorum
nerde İmparatorluk orda çokluk
nerde çokluk, orda egaliberte.
saygılarımla
"ègalitè" ve "libertè" sözcüklerini biraraya getirerek Zizek'in oluşturduğu, "özgürlük ve eşitlik" anlamına gelen sözcük.