müzikleri ayrı güzeldir, içinde barındırdığı eşsiz masalı da...
ispanyol devrimii yenildikten sonra franco denilen orospu çocuğu 40 yıl iktidarda kalır. bu süre içinde ispanya devrimini anlatan çok az yapıt hayat bulabilir. sonrasında da bir tür suskunluk yasası devrede kalır. filmler devrimin etrafında döner ama birkaç küçük örnek dışında 1936 - 39'u anlatan yapıtlar ortaya çıkamaz. göndermeler vardır, şu vardır bu vardır ama ne edebiyatçılar ne sinemacılar yenik devrimden açıkça bahsedebilmektedir. bizim 12 eylül gibi. düşünsenize 12 eylül filmi namına ne var ülkemizde? beynelminel mi? vizontele tuuba mı? babam ve oğlum mu? bu son olsun mu? neden hep mizah ya da neden hep suyunun suyu hikayeler? cevap çok açık aslında çünkü 12 eylül'ü ciddi ciddi anlatacak film kendini geri çekemez. "sen ne yaptın" dedirtecektir? bütün bunlar olurken nasıl direndin? nasıl karşı koydun? ya da tam tersi nasıl sustun ulan orospu çocuğu dedirtecektir. dedirtmiyorsa zaten o 12 eylülü anlatabilen bir yapıt olmayacaktır. evet başta anarşistler olmak üzere ispanyol halkı 1936-39'da franco faşizmine karşı savaşmış olsa da devrim yenilgiye uğradıktan sonra 40 yıllık ağır bir suskunluk söz konusudur. 40 yıl kaç nesil yapar? franco'ya direnenler aten katledilirler. yok edilirler. franco'yuu suskunlukla kabullenip itaat edenler ise işte yukarıda andığım suskunluk yasasını korur ve sürdürürler...
pan'ın labirenti işte bu yasayı muazzam bir estetikle, hayal gücüyle muhteşem bir durulukla çiğneyen nadide eserlerdendir.
sinema çkışında ağlamıştım o sonda çalan müzik yüzünden,süper filmdi o ayrı.
dağılın nannn sadece tiraa kalsınn en güzel O yanaştı bu filmee!
kesinlike büyüsel bir film. son 15 dk sı bile, 15. izleyişimde, beni etkilemeyi başarabiliyor..
inanılmaz..
çok dengeli ne iyi ne kötü bir sonu olan film
izlenmesi gereken sanat eseri..
Tek bir sonu yoktur filmin, ruh haline bağlı değişir..
fevkaladenin fevkinde bir film seretmediyseniz mutlaka en azından bir kere seredin çok etkilemişti beni halada etkiler
iki konu biribirine paralel iç içe geçmiş şekilde bu kadar güzel mi işlenir dedirtiyor insana,
bir yanda hayat mücadelesi verilen ispanya iç savaşı, bir yanda bir çocuğun masalsı iç denizi. Sonu ise oldukça ilginç seçim size bağlı, masala da inanabilirsiniz, gerçeğe de, herkesin tercih ettiği tabi masala inanmaktır ;) ama muhteşem dakikalar geçirtiyor film. kolleksiyonlarda yeri olmalı...
Hastasıyım...
bir masal filmi izledigini sanıp aynı anda bir devrim filmini de izlettiren,hikayesiyle,görselliğiyle ve eşsiz yönetmenliğiyle süper bir tat bırakan son yılların en güzel filmlerinden biri.oscarı niye alamadı derseniz :
madde 1 : sokayım oscara kim takar oscarı
madde 2 : oscarı alan "das leben der anderen" hakikaten mukemmel film keşke ayrı senelerde çıksaydı dedirtiyor insana.ikisinden kim alırsa alsın haketmiş derdim zaten.
hiç beklemediim bi anda herifin burnunu çökerttiler... pis herif zaten gözüm tutmamıştı onu hiç yavrucağın elini hayvan gibi sıkınca
gerçeklerle bağlantısı kopmayan fantastik...
müziğininde etkisiyle dramı hissedebiliyorsunuz
ben etkilendim ve sevdim
Hakkında işittiğim o kadar olumlu düşünceye rağmen benim gözümde vasatı aşamayan film.
müthiş derinlikli bir film. en derininde şu var. labirentte saklanan yiyecek ve silahların olduğunu bilmeyen bir çocuğu oraya götüren bir esin, bu saklama görevini yerine getiren hizmetçinin sakladığını sanmasını sağlamakla görevlidir. ve bu esin daima olasılıksız olarak hiç bir zaman bilemeyeceğimiz yollardan gelecekteki nesillere( küçük kıza) yolunu gösterir diyor.
keçiyi görmeden paçaları sıvamamamız gerektiğini öğreten masal.
babam ve oğlumla paralellikler gösteren film.insanlar birini anlatırken nasıl ağladıklarından diğerini anlatırken görsellikten,sanat yönetiminden,müziklerinden bahsediyor.aradaki farkı anlamak açısından önemli bir nokta olsa gerek.
Bu seneki İstanbul Film festivali kapsamında ayın yalnızca 3,4 ve 5'inde gösterimi olacak film, biletler tükenmiş bile.. Konu enfes, trailer enfes, yorumlar enfes.. Bize -derken bana ve yakınımdakilere- vizyona girdiği zamanı bekleyip, izlemekten başka birşey düşmüyor.
çoğu filmi seyreder ehh film işte der geçerim, bu filmde böyle olmadı eşşek kadar adam oldum ve hala bu filmdeki ufak kız gibiyim kendi masal dünyamı kuruyorum onunla yaşıyorum. bunu farkettim.