elmasını bilemem ama şu nargile hakkında bir çift kelam da benden. anasır-ı erbaanın mücessem hali derler nargile için. haksız da sayılmazlar. tütünün konduğu tömbeki topraktan yapılır, içinize çektiğiniz hava/duman suda damıtılır, eh ateş zaten olmazsa olmazıdır.
hamiş: bir çift dedim, iki oldu.
Anafikir: Nargile hayattır!
Efendim, bu elmalı nargile işinin evveliyatı eskidir. Önceden bir tömbeki vardı, bir de bu elmalı. Peki kim içerdi bunu? Misal, Erenler'e gelen turistler, bir de mektepli hanım kızlarımız. Şimdi envai çeşidini getirmişler. Yok kapuçinolu, yok efendim vişneli, vesaire.
Getirsinler de yeğenim, şimdi bu nevzuhur nargile kahvelerine gittin mi, tömbeki bulamıyorsun. "Hayırdır yeğenim" dediğinde de "İçen olmuyor" diyorlar. Misal, geçen birine gittim. "Yeğenim, getir bir tömbeki" dedim. Çocuk dedi ki "Daha evvel içtin mi beyamca?" Lan oğlum, sana mı düştü tasası, getirsene. Baktım hâlâ laf yetiştiriyor: Yok efendim ağırmış, içmeyip geri yolluyorlarmış. Fakir gibi bir mülayemet timsalini düşürdüğü hale bak: Marpucu kapasına geçiriverdim deyyusun!