türkiyenin yetiştirdiği önemli gazetecilerimizdendir kendisini sever ve saygı duyarım
icraatın içinden kitabının arka kapağı:
"ülkemizde herkes kendi çapında bir icraatın içinden yapıyor. bazısı televizyona çıkıyor, bazısının çantasından 25 milyon çıkıyor. bazılarına da gökten zembille jaguar araba iniyor. birkaç yılda, hem de ailece zengin olup köşeyi dönen iş bitiriciler ortada geziyor. bu namuzsuzlara, bu utanmaz yaratıklara ben ne diyeyim?
bendeniz de kendi çapımda icraatın içinden yapıyorum. ama başbakan ya da ANAP yetkilisi değilim ki icraatımı size televizyondan sunayım..."
okunması herkese tavsiye olunur...
hürriyet'ten ayrıldığı zaman onun yüzünden Hürriyet'e günde 5 tane promosyon reklam filmi yaptığımızı hatırlar eve gidemediğimi uyuyamadığımı dinlenemediğimi düşünür ah bea emin abi yaktın bizi ve Hürriyet'i diyip diyip iç çekişlerimi hatılar bi duygu seline kapılırım...
bikaç Emin Çölaşan daha çıksa, söndürücez bu ampulü.. sahibinden satılık medyaya kurban verdik.
Yalçın nereye koşuyor? ve yalçını kim kurtaracak? bu iki kitabı çok iyidir. onun dışında kendisinden hazetmem. Dünyada bana kafayı takmasını isticem en son insandır ayrıca. i. melih gökçekin başbelası.
Ne yazmışsa doğrudur.en kısa zamanda olumak isterim..gerçekçi adam...bu ülkede doğru söyleyen dokuz kapıdan kovulur hep!
kovulduk ey halkım...kitabını okuyunca çok etkilendiğim
sonrasındada oturup
bu adam bu kitaba ne yazsa sorgusuz inanıcaktım diyip özeleştiride bulunduğum....
''kovulduk ey halkim unutma bizi'' kitabinin isminde neden Livaneli nin siirinden aldigi bir cumlenin altina Livameli imzasi atmadii yahuuu .....
iktidar yalakası olmadığı durust olduğu doneklik yapamadığı için aydın doğanın ve ertuğrul özkökün çıkarlarına ters duştuğu mustafa kemal ilkelerinden ayrılmadıı için baskılara maruz kalan sonunda meslek yaşamının 30.yılında KOVULAN babası profosor dedesi balkan gazisi ve milletvekili dedesinin babası ise ilk ittihatçılardan olup fizana surulduğu için çölaşan soyadını almış yuce insannnn.....
Bu sabah kalktığımda eve gelen gazeteye bakıp mesela son referandumu emin çölaşanının kaleminden okuyamadım üzücü bir şey.... yapanlar utansın...
bence emin çölaşan'ı tekrar okumalısın!
tamamiyle bi maşaydı kıçında patladı en son yaptığı haber. o bıdı bıdılarla tamah ettiği yücelttiği kariyeri girdi kendisine. çok sallamasyon bir herif. bir gün bir yazı yazar yarın ise bir önceki yazdığı haberin yanlış olduğundan dolayı gaete okurlarından özür diler. yılda 200yazı yazarsa bunun 100ü yalandır diğer 100üde okuyucudan özürdür.
baskasina sansure ugradigin halde kaliyorsa serefsizsin dedigi halde nasil yillardir sansure ugradigini kitaplastiracak kadar kronik ardamari iltihabi hastaligina yakalanmasini gectim.
kitabinda kovulmasinin sebebi olarak gosterdigi kelkit yazisi bile asparagas haberdir.
hani birak yazdigi yaziya guvenmeyi, colde bir bardak su verse, ulan salgam suyu olmasin bu diye kontrol edilesi biridir.
çok gereksiz şahsiyet olarak gördüğüm sırf para için yemeyeceği tarak kalmayan kendini herkesten çok üstün gören boktan uslübunu ziktiğimin üslübsuz köşegen yazarı villdan yazlıktan ahkm kesn harcanma üst sınırı olmayan terbiyesiz insan müsfettesi
vay efendim vay, ne kahraman adammis da haberimiz yokmus yahu.
emin colasan'in ne oldugunu anlatmak icin 2 cumle yeter.
baska yazarlara ithafen
"yazilari sansurlendigi halde gazetesinde kalan serefizdir, namussuzdur"
deyip (linki de mevcut), sonra aydindogan bunu kapinin onune koyunca, "cok sansurlendim ama sizin icin dayandim ey halkim" diye vicik vicik, aglak bir kitap yazan kisidir. seref ve namus terazisinde, emin colasan'in ki kac okka tartar burdan hesaplayin siz artik.
emincigim,
biz - yani sadece 1 tarafi degil herkesi, o senin dinci,seriatci, rejim dusmani diye postal yalamali jakoben bir sekilde nitelendirdiklerini de- okuyan, oncelikle "anlamaya calisan" insanlar olarak, zaten yazilarinin sansurlendigini biliyorduk. bizim icin yeni birsey degil yani bu, hic oyle ah halkim diye aglak kitaplara gerek yoktu, zahmet oldu. fehmi koru seni kac kere bu konuda madara etti, kac farkli yonden sansure ugradigini kanitladi ben sayisini unuttum.
peki sen ne yaptin bunlara karsi, gazetede yazarken? kufur ettin, iftira atiyorlar, bunlar seriatci dedin, hakaret ettin.literaturde kemalist " ulu manitu ataturk tepkisi" diye gecen semptom.
ancak kapiya konunca, kuzu gibi yola geldin ama. canim benim. temennim bu aglak kitabindan kazanacagin zibilyonlarla da kendine iyi bakasin, balla kaymakla besleyesin bunyeyi, nasil olsa oldukten 3-5 sene sonra medya uzerine arastirma yapan ogrenciler haric seni de hatirlamayan kalmayacak.
cumhurbaskani, konvoyunu durdurup, arabadan inip bu insani kutlamistir.. bundan daha yuce ne olabilirki..
Söylediklerinin arkasında belgelerle durabilen türünün son örneklerinden araştırmacı gazeteci, hiç kimseden korkusu ve çıkarı olmadığı belli olan usta kalem, şu yobaz ülkemde Atatürk ilkelerinin ve laikliğin savunucusu, Hürriyet gazetesi alma sebebi, çarpıklıkları gün ışığına çıkarıcı, gündem yaratıcı büyük şahsiyet, baba adam. İyiki varsın!
sonuç ne aştımı çölü?
emin çölaşan işten çıkarıldığında tüm hürriyet yazarlarına attığım mail:
15 Ağustos 2007 tarihi bence belleklere kazınması gereken bir tarih..Akıllıca oyunların ve hesapların içinde bir kukla misali oynatılan ülkemiz yine büyük bir kayıp yaşamıştır.Benim ve birçok okuyucunuzun severek takip ettiği,yazılarıyla her zaman doğruların arkasında olan ve gerçekleri tüm çıplaklığıyla ortaya çıkaran gazeteci Emin Çölaşan’ın işine son verilmesiyle belki iktidarın isteği gerçekleşmiştir fakat Hürriyet Gazetesi bu olaydan en çok yara alan kurum olmuştur.Yaşananları birçok okur gibi üzüntüyle karşıladım ve bu haksızlığa cevabımı bir daha Hürriyet Gazetesi almayarak vereceğim.22 yıldır bu gazeteye emek vermiş bir gazeteci eğer sadece muhalif yazılarından ve iktidara karşı tutumundan dolayı işten çıkarılıyorsa ülkemiz için hala “laik ve demokratik” sıfatları geçerli mi,işte burada durup düşünmek gerekiyor.Şunu söylemek isterim ki bu haksızlığa fırsat verenler en az bunun gerçekleşmesini isteyenler kadar suçludur.Bu sebeple Hürriyet Gazetesini kınıyorum.Günümüzde “laiklik” nasıl anlamını yitirdiyse şimdi de “tarafsızlık” kelimesi anlamını yitiriyor.Bundan sonra Hürriyet’in objektif yayıncılık ilkelerine inanmak imkansız.Dediğim gibi bu olay Emin Çölaşan’ın değil Hürriyet Gazetesinin kaybıdır.Herşeye sessiz kalan büyük çoğunluk buna da susar mı bilinmez ama ben artık susmak istemiyorum.
efenim, Omer Laciner'e Emin Colasanin kovulmasini sordular, tek kelimeyle tanimam kendisini ""fasisttir'" kendisi dedi, yani cok bilinen birsey olsa da, kendisi fasistin onde gidenidir.