zaman hiç durmamacasına ilerliyor. zaman, kendi zamanını devam ettiriyor. hepimiz burada, her şeyin en başındayız ve "o" bizi geçip gidiyor.
ben ise, hepimiz için hayal kurabilirim; umarım, "burası" ve "şu an" dağılıp düşerken ben daha iyi bir durumda olurum.
ve senin - dünyaları birbirine tokuşturan senin - , gecenin içinden çıkan bir hırsız gibi habersizce kapıma geleceğini de biliyordum.
nereye gidiyoruz?
zaman, sadece zaman.
şimdi korkularıma karşı korku da duymuyorum; artık gözyaşı da yok.
yarın, yarın hiçbir şey ifade etmiyor. "bugün", haykırışını yaparken bize, eğer bu satırları okuyamıyorsak, "sabah" bile asla aynı olmayacak. artık asla aynı hataları ardı ardına yapmayacağım.
madem öyle "memnun oldum" de bana. en sonunda seninle bir araya geldik. başıma neler geldi asla bilemezsin. seni beklemekle ve merak etmekle uğraştım durdum. sende sonlanacağını bildiğim, kısa bir yolculuktan ibaret rüya gördüm.
ve şimdi "cennet bahçesi" nedir biliyorum..
[çok sevdiğim bir şarkının sözlerinden düzenlenmiştir.]